Yazar: admin

  • SOSYAL MESAFE Mİ, FİZİKİ MESAFE Mİ?

    İnsanı incelediğimiz zaman,bir topluluk ile etkileşim halinde yaşayan canlıdır. Her insan bir başkasına ihtiyaç duyar ve bu şekilde yaşamını sürdürür. Bundan dolayı insana,sosyal bir canlı deriz.
    Sosyallik, Türk Dil Kurumu’nun sözlüğüne baktığımız zaman “toplumsallık” anlamına gelmektedir. Yani toplum ile iç içe olmak demektir.
    Günümüzün en büyük sorunu covid-19 (korona virüs) olarak bildiğimiz hastalık,solunum yoluna büyük zararlar vererek nefes almamızı engelleyen ve sonucunda ölüme sebep olan bir hastalıktır. Bu hastalık insandan insana bulaşmaktadır. Aynı grip (flu) gibi;öksürük, hapşırma, tükürük, aynı havayı soluma gibi yollar ile bulaşan bir hastalıktır. Fakat bunun yanında temas ile de bulaşabilmektedir. O yüzden bu günlerde herkesin “sosyal mesafe” kavramını kullandığını görmekteyiz. “Sosyal mesafeyi koruyalım” gibi söylemler sıklıkla duyulmaktadır.
    Sosyal mesafe veya sosyal alan, kişisel alan ile kamusal alan arasında kalan, bir kişinin kendisinden 120 ile 200 santimetre arasında değişen uzaklıktır. [1] Az tanınan ya da yeni tanışılan kişiler veya görece resmi görüşmelerde insanlar arasında bu mesafe bulunur.[1] Herhangi bir olay veya gereklilik üzerine bu mesafenin korunması durumuna ise sosyal uzaklaşma adı verilir. (vikipedi)
    Fakat günümüzde teknoloji sayesinde birçok şekilde sosyalleşebilmekteyiz. Bu yüzden internet üzerinden kullanılan birçok uygulamayı “sosyal medya” olarak isimlendirmekteyiz. İnternet sayesinde günümüzde arkadaşlarımız, akrabalarımız, ailemiz, hatta tanımadığımız insanlar ile de iletişime geçmekteyiz. Onlar ile hayatımızdan bazı kesitlerimizi, duygularımızı, düşüncelerimizi paylaşabilmekteyiz. Yani sosyalleşmekteyiz.
    Sosyalleşme kavramına baktığımız zaman; insan sadece başka bir insan ile değil ,başka canlılar ile de sosyalleşebilmektedir. Bu bir köpek, kedi, balık, kuş,… gibi hayvanlarla olabildiği gibi; bir ağaç, bir çiçek, evde yetiştirdiğimiz bir bitki ile de olabilir. Duygularımızı, düşüncelerimizi paylaşarak, onlar ile konuşarak da sosyalleşmekteyiz.
    Buradan yola çıktığımız zaman aslında bir kavram karmaşası içinde olduğumuzu görmekteyiz. “Sosyal mesafe” kavramı yerine “Fiziksel mesafe” kavramını kullanmamız gerekmektedir. Çünkü insan sosyal bir canlı olduğu ve günümüz teknolojisi sayesinde ve etrafındaki diğer canlılar ile bu sosyalleşme ihtiyacını giderebildiği için fiziksel mesafe kavramı şu anki durum için daha doğru bir tanımdır.
    Gerçekten kelimeler bu kadar önemli mi diye düşünen kişiler olabilir. Fakat kelimelerin insan hayatında etkisi çoktur. Bunu atasözlerimizin içinde de görebilmekteyiz. Örneğin “Bir şeyi kırk kere dersen olurmuş” gibi deyişerimizde de kelimelerin etkisini görmekteyiz. Çünkü şu anda yaşadığımız olay sadece fiziksel etkileşimi kısıtlamakta ve uzaklaştırmaktadır. Yani tüm dünya insanlarının yaşadığı olay, bireylerin birbirleri ile temastan uzaklaşması ve mesafe koymasıdır. Eğer insan başka bir kişi/ bir canlı ile etkileşim haline girmez, giremez ise duygularını, düşüncelerini, fikirlerini paylaşabileceği kimse olmadığı için, içe dönük bir yapısı olacaktır ve birçok birey ilerleyen zamanlarda psikolojik problemler yaşayacaktır. Teknolojinin bize sağladığı imkanlar çerçevesinde şu anda biz, yaptıklarımızı, hissettiklerimizi anlık olarak binlerce hatta milyonlarca insan ile paylaşabiliyoruz ve bu da göstermektedir ki hiçbir şekilde sosyalleşmemizi engellemedik ve hatta kısıtlamadık. Yani hiçbir zaman sosyalleşmeyi engellemedik ve sosyal mesafe uygulamadık. Sadece insanlar ile temas etmeyi (tokalaşmak, sarılmak, öpüşmek, 1,5 metreden daha yakın ilişkiler kurmak,… gibi) engelleyerek fiziksel mesafe oluşturduk.
    Bugünlerde sadece kendi hayatımız için değil, başkalarının da can güvenli için evde kalalım ve fiziksel mesafeyi koruyalım.

    SOSYAL HİZMET UZMANI
    ASLI SUDE KARPUZ

  • SOSYAL İNCELEME RAPORU ÖRNEĞİ – SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK

    SOSYAL İNCELEME RAPORU

     

    FORMEL BİLGİLER

     

    Görevlendiren Makam ve Dosya No: ……………. Çocuk Mahkemesi …./….Esas

    Görüşme Tarihi:….2020

    Rapor Teslim Tarihi:

    Raporu Hazırlayanın Adı Soyadı ve Unvanı: …………………./ …………….

     

    KİŞİSEL BİLGİLER

     

    Suça Sürüklenen Çocuk:

     

    T.C. Kimlik Numarası:

    Adı Soyadı:

    Anne/ Baba Adı:

    Doğum Tarihi/ Yeri:

    Eğitim Durumu:

    Mesleği:

    İkamet adresi:

    Telefon No:

     

    …………………. Çocuk Mahkemesi’nin ………………Esas dosyasında …………. suçu ile suça sürüklenen çocuk ………….. ile ilgili sosyal inceleme raporu düzenlenmesi talep edilmiştir. İlgili talep doğrultusunda suça sürüklenen çocuk …………. ile ……….. Adliyesi’nde bireysel görüşme yapılmıştır. Dosya evrakı incelenmiş, görüşme ve gözlemler yoluyla inceleme ve değerlendirme yapılarak sosyal inceleme raporu hazırlanmıştır.

     

    BİREYSEL ÖZELLİKLERİNE İLİŞKİN BİLGİLER

     

    Suça sürüklenen çocuk ……………..  2003 doğumlu 17 yaşında olduğu anlaşılmıştır. Suça Sürüklenen Çocuk …………’nın fiziksel gelişiminin yaşından beklenen düzeyde olduğu, dışa dönük yapıda olduğu, iletişim kurma ve kendi hakkında bilgi verme konusunda iş birliği içinde olduğu, kendini ifade edebildiği gözlemlenmiştir.

     

    AİLE DURUMU VE AİLE İLİŞKİLERİ

     

    Suça sürüklenen çocuk ………..  3 kardeş olduklarını ifade etmiştir. ………….’dan kardeşleri hakkında bilgi verilmesi istendiğinde; 2 abisi olduğunu ifade etmiştir. Abilerinin okulu bıraktıklarını ve şimdi çalışmadıklarını belirtti.

     

    Suça sürüklenen çocuk ……… babası ……… Bey’in emekli olduğunu ve annesi ………..Hanım’ın ise ev hanımı olduğunu söylemiştir. Suça sürüklenen çocuk ………. ailesi ile birlikte yaşadıklarını ve aile arası ilişkilerinin iyi olduğunu ifade etmiştir.

     

    EĞİTİM DURUMU- GELECEK PLANLARI ve BOŞ ZAMAN FAALİYETLERİ

     

    Suça sürüklenen çocuk ………….  ile yapılan görüşmede ………….’nın …….lise 3. sınıf öğrencisi olduğu ve  örgün eğitime devam ettiği öğrenilmiştir. Okul derslerinin iyi olduğunu ve ileride psikolog olmak istediğini ifade etmiştir.

     

    Suça sürüklenen çocuk …… boş zamanlarında kitap okumak, futbol oynamak gibi aktiviteleri gerçekleştirdiğini söyledi ve arkadaşları ile arasının iyi olduğunu belirtti.

     

    SAĞLIK DURUMU ve MADDE KULLANIMI

     

    Suça sürüklenen çocuk ………..  kendisinin ve ailesindeki kişilerin herhangi bir kronik sağlık probleminin olmadığını ve kendisinin sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımının olmadığını söyledi.

     

    SOSYO- EKONOMİK DURUM

     

    Suça sürüklenen çocuk …………  ile yapılan görüşmede elde edilen bilgilerde, …………..’nın ailesiyle birlikte ……..’de kendilerine ait 3+1 ve kalorifer ile ısınan evde yaşadıkları öğrenilmiştir. Hanenin geçimini babasının sağladığını söyleyen …………, maddi durumlarını iyi olarak tanımlamıştır.

     

    PSİKOLOJİK ve BİLİŞSEL BİLGİLER

     

    Suça sürüklenen çocuk ……..  ile yapılan görüşmede ……….’nın  duygu ve düşüncelerini iyi ifade ettiği, dışa dönük yapıda olduğu, psikolojik olarak herhangi bir rahatsızlığı olmadığı gözlenmiştir. Bilişsel gelişiminin yaşı ile orantılı olduğu, kendisine sorulan sorulara cevap verebildiği ,olayları kronolojik sıraya göre anlatabildiği görülmüştür.

     

    SUÇA İLİŞKİN BİLGİLER

     

    Suça sürüklenen çocuk ……….’ın olayı nasıl algıladığı süreci nasıl anlamlandırdığı konusunda bilgi edinmek için çeşitli sorular sorulmuştur. Suça sürüklenen çocuk ……..  davaya konu olayda ………………SSÇ ile yapılan görüşmede Suça sürüklenen çocuk ……’nın suç ve sabıka kavramlarını bilmediği öğrenilmiştir..

     

    DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

     

    Suça sürüklenen çocuk …….  ile ….. Adliyesi’nde bireysel görüşme yapılmıştır. SSÇ ………’nın kendini sözel olarak ifade ederken rahat bir tutum sergilediği, kendini açma konusunda direnç göstermediği, olumlu iletişim sürecine katıldığı gözlemlenmiştir.

     

    Yapılan görüşmede, suça sürüklenen çocuk ………’ın aile yaşantısı, bireysel durumu hakkında bilgi edinmek amacıyla çeşitli sorular sorulmuş, alınan cevaplardan  ……..’nın kronik bir sağlık probleminin ve sürekli kullandığı bir ilacının olmadığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımının olmadığı, eğitimine devam etmek istediği, şu anda herhangi bir işte çalışmadığı, annesi, babası ve kardeşleri ile birlikte yaşadığı öğrenilmiştir.

     

    Suça sürüklenen çocuk ………..’ın küçük yaşta suç teşkil eden eyleme karışması nedeniyle olumlu kişilik geliştirebilmesi için sosyal ve psikolojik yönden desteklenmesi ve doğru davranış geliştirebilmesi amacı ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) bendi uyarınca Danışmanlık Tedbiri uygulanmasının çocuğun topluma kazandırılması ve uyumlu bir birey olarak yaşamını devam ettirmesi konusunda yararlı olacağı kanaatine varılmıştır.

     

    5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi gereğince düzenlenen sosyal inceleme raporu, takdir …………. Çocuk Mahkemesi Hakimliği’ne ait olmak üzere arz olunur.

     

     

                                                                                                   SOSYAL HİZMET UZMANI

                                                                                                        TOSPA TOSPA

     

  • TOSPA AKADEMİ 1 YAŞINDA!

    Öğrencilik hayatını etkinlikler ve gönüllülük faaliyetleri ile dolu dolu yaşadığını düşünen 3 sosyal hizmet öğrencisi olarak, mezuniyet sonrasını kara kara düşünmeye başlamıştık. Zira elimizdeki KPSS puanımız yeterli değildi. Okuduğumuz şehirdeki iş imkanları ise maalesef kısıtlıydı.

    Öğrenciliğimiz döneminde bir sosyal hizmet öğrencisinin yaşadığı tüm sıkıntıları aşağı yukarı biz de yaşadık. Bölümün yeni olmasından dolayı eğitimin istenilen düzeyde olmaması, staj yerleri konusunda şanslı olmamıza rağmen stajlardan verim alınamaması, bize yol gösterecek kişi sayısının azlığı, mesleğin tanınmaması… Belki çok daha fazlasını sizler ekleyebilirsiniz. Biz, bizim tespit ettiğimiz sorunları çözmek en azından bu sorunlara farkındalık oluşturmak adına bir sosyal medya sayfası açmakla işe başladık. Ancak büyümek istiyorsak, bu sayfanın her şeyden önce felsefi bir alt yapısı, ilginç de bir adı olmalıydı. O yüzden de azim, sabır ve koruyuculuğun simgesi olan kaplumbağanın halk arasındaki söyleyişi olan TOSPA’yı isim ve simge, açılımını ise TOPLUMSAL SORUMLULUK PROJELERİ seçtik.

    Sayfayı açtıktan sonra fark ettik ki, sosyal medyadaki sosyal hizmet temalı paylaşımların çoğunluğu “atanamama” konusunda yapılan esprilerdi. Bölümün bırakın toplumu, kendi öğrencilerimiz arasında bile yeterince tanınmadığını da düşününce, öncelikli hedef olarak espri ağırlıklı içerikler yerine bölümü tanıtıcı içerikler yapmaya gayret gösterdik. İçerik ürettikçe sosyal hizmet öğrencilerinden sorular aldık, sorular aldıkça kendimizi geliştirmek adına daha çok araştırma yaptık. Yaptığımız içeriklerin birçok arkadaşımıza ilham olduğunu, ödevlerinde ve projelerinde kullanmak için güzel fikirler edindiği yorumlarını ise mutlulukla karşıladık. Zira biz bu yola öğrenci arkadaşlarımıza destek olmak için çıkmıştık.

    1 sene önce SAMSUN’da bir yurt kantininde başlayan yolculuğumuzda ülkemizin dört bir yanında okuyan sosyal hizmet öğrencileri ve sosyal hizmet uzmanlarıyla adeta bir aile olduk. Bu büyük ailenin sosyal hizmeti, öğrenci arkadaşlarımızı ve toplumu daha güzel günlere taşıyabilmesi adına…

    Tospa Akademi sayfasının 1. Yaşı Kutlu Olsun!

  • Üniversite hastanelerine 14 bin 500 kadro

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, üniversite hastanelerine 5 bin 814 hemşire, 1130 sağlık teknikeri, 295 röntgen teknisyeni, 247 laborant, 219 ebe, 129 fizyoterapist, 118 eczacı, 101 diyetisyen, 89 psikolog, 87 biyolog ve çeşitli unvanlarda 406 olmak üzere toplam 8 bin 635 sözleşmeli personel kadrosu ihdas edildiğini bildirdi.

    Saraç, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, küresel salgın sürecinde başarıları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yakından takip edilen üniversite hastanelerine kadro tahsis edildiğini belirtti.

    Kadrolara ilişkin detayları açıklayan Saraç, şunları kaydetti: “Üniversite hastanelerimize 5 bin 814 hemşire, 1130 sağlık teknikeri, 295 röntgen teknisyeni, 247 laborant, 219 ebe, 129 fizyoterapist, 118 eczacı, 101 diyetisyen, 89 psikolog, 87 biyolog ve çeşitli unvanlarda 406 olmak üzere toplam 8635 sözleşmeli personel kadrosu ihdas edildi. Ayrıca 5 bin 865 çeşitli unvanlarda sürekli işçi kadrosunun ihdası ile toplam 14 bin 500 personel salgın sürecinde üniversite hastanelerimizin gücüne güç katacaktır. Her zaman olduğu gibi, Kovid-19 salgınıyla mücadelede de desteğini esirgemeyen Cumhurbaşkanımıza bu kadro ihdasından dolayı müteşekkiriz.”

    Saraç, üniversite hastanelerinin hem bilimin hem hizmet sunumunun buluştuğu yükseköğretim sisteminin en önemli bileşenlerinden olduğunu ifade etti.

  • SOSYAL İNCELEME RAPORU ÖRNEĞİ

     

    SOSYAL İNCELEME RAPORU

    (KIRSAL ALANDA SOSYAL ÇALIŞMA)

     

    RAPOR TARİHİ        :   01.01.2020

    DÜZENLEYEN S.Ç. :   TOSPA TOSPA

    İNCELEME NEDENİ:  A.A ‘ nın durumunun 5395 sayılı  ÇKK’ ye göre değerlendirilmesi

     

    İNCELEMEYE KONU HASTANIN;

    TC Kimlik No             : 12345678910

    Adı Soyadı                  : A.A.

    Anne-Baba Adı           : B.A / C.A     

    Doğum Yeri-Yılı         : MERKEZ – 02.02.2003

    Cinsiyeti-Öğrenimi     : Kadın / İlkokul

    Medeni Durumu         : Bekar

    Mesleği-Çalıştığı İş     : Öğrenci

    Adres Ve Telefonu     : MERKEZ 0678 000 00 00   

     

    BİLGİ KAYNAKLARI:

    Görüşme Yapılan Yer  : Ailenin İkameti / Sosyal Servis

    Görüşme Yapılanlar    : AA / B.A

     

    SORUNUN TANIMI: GG.AA.YYYY tarihinde kayıp şahıs olarak KIRSALDA BİR İLÇEDE bulunan ve annesinin çocuğu kabul etmemesi nedeni ile birimimize teslim edilen A.A ‘nın dosya taramasından GG.AA.YYYY – GG.AA.YYYY tarihleri arasında cinsel istismar mağduru olarak birimimizde kaldığı ve X ŞEHRİ Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen YYYY/SS sayılı cinsel istismar soruşturmasına müdahil olunarak anne B.A’ya teslim edildiği öğrenilmiştir.

     

    Çocuk ile GG.AA.YYYY tarihinde yapılan görüşmede birimden annesine teslim edildikten sonra bir süre annesi ile sorun yaşamadıklarını, ancak bir süre sonra annesinin kendisini sıkmaya ve kısıtlamaya başladığını, bu durum nedeniyle bunaldığını bu nedenle annesinin de bilgisi dahilinde K. isimli kız arkadaşında kalmaya gittiğini, onun da annesinden  bunaldığını, K. İle birlikte evden kaçmaya karar verdiklerini, kendisinin evin dış kapısının kilidini söktüğünü ve kapıyı kırarak birlikte kaçtıklarını, erkek arkadaşı Z. ile otogarda karşılaştıklarını ve onun babası ile birlikte yaşadığı evde bir gece kaldıklarını, bu arada K’nın kendileri ile gelmekten vazgeçtiğini, K’nın evden ayrılmasından 2 saat sonra polisin kendilerini yakaladığını ,annesinin eve almaması nedeni ile birime geldiğini ifade etmiştir. A.A kendisinin yurtta kalmak istediğini de belirtmiştir. Annesine ait telefon aranmış ancak ulaşılamamıştır. Bir süre sonra annesi ile iletişime geçilmiş ancak il dışında olduğunu ve bir süre çocuğunu görmek istemediğini ifade etmesi nedeni ile GG.AA.YYYY tarih ve X sayılı Komisyon kararı ile GG.AA.YYYY tarihi ile Çocuk Destek Merkezine yerleştirilmiştir.

     

    Çocuk kuruluşa yerleştikten sonra anne ile telefon aracılığı ile iki birimde de iki defa görüşülmüş ve bir defa da ikametinde görüşme yapılmıştır. Anne ile yapılan görüşmelerde annenin çocuğa karşı öfkeli olduğu, evden kaçtığı sırada yanında kaldığı kişilerden şikayetçi olmadığı için kızgın olmadığı görülmüştür. Anne, çocuğunu yanına alma konusunda sık sık gelgitler yaşamış ve bu nedenle kaldığı kuruluş ile iletişim kurmak istememiştir.

     

    Anne B.A ve diğer çocukları ile yapılan görüşmelerde annenin çocuklara karşı herhangi bir fiziksel şiddetinin olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca anne B.A; A.A ’ nın ergenlik sorunları ile birlikte fevri hareketlerini kontrol etmekte zorlandığı, duygu ve dürtülerini dizginlemekte güçlük çektiğini ifade etmiştir.

     

     

     

    MÜRACAATÇININ SAĞLIK VE FİZİKSEL DURUMU:  Anne B.A’nın karnından kitle ameliyatları olduğu, rutin kontrollerinin devam ettiği , çocuklarının ise sağlık sorunlarının olmadığı bilgisi alınmıştır.

    Anne B.A’nın kendini rahat ifade edebilen, iletişime açık ve konuşma dillerinin açık olduğu görülmüştür.

     

     

    MÜRACAATÇININ PSİKO-SOSYAL VE AİLEVİ DURUMU:  B.A C.A çifti YYYY yılında evlenmiş ve bu evlilikten YYYY doğumlu A.A dünyaya gelmiştir. Çift 2018 yılında şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmışlar. Anne B.A, bir süre İstanbul’da kalmış , bu süre içerisinde Z.Z ile birliktelik yaşamış ve bu birliktelik sonucu GG.AA.YYYY doğumlu D. dünyaya gelmiştir. D’nin velayetinin de B.A.’da olduğu anlaşılmıştır. Bir süre sonra anne B.A, yeniden X şehrine dönmüş ve kızı A.A’yı da yanına almıştır. Anne B.A; evlilik düşündüğü G.G isimli bir kişi  ile birlikte yaşamaya başladıklarını, daha sonrasında da bu kişinin yeğeni tarafından A.A’nın tacize uğraması sonucu ilişkilerini sonlandırdığını, şu an hayatında birilerinin olmadığını ifade etmiştir.

    D’nin ile görüşmeye devam ettiklerini ancak A.A’nın babasıyla görüşmediklerini ifade etmiştir.

     

     

    MÜRACAATÇININ BARINMA VE EKONOMİK DURUMU:   Anne mülkiyeti kendine ait iki oda, salon, mutfak, tuvalet ve banyodan  oluşan doğalgaz kat kaloriferi ile ısıtılan apartman dairesinde ikamet etmektedirler. Ev eşyaları modern tarzda döşenmiş ,temiz ve düzenli olduğu görülmüştür.

    Anne, babasından aylık 400 TL yetim aylığı aldığını, aylık 1600 TL nafaka aldığını ifade ederek ekonomik olarak bir sıkıntısı olmadığını ifade etmiştir.

     

     

     

    DEĞERLENDİRME: GG.AA.YYYY tarihinde birimimize teslim edilen 02.02.2003 doğumlu A.A  hakkında birimimizde yapılan incelemelerin ardından hakkında X İLİ 2.Çocuk Mahkemesinin GG.AA.YYYY tarih  ve GGGG/SS Tedbir talep no’lu Acil Koruma Kararı alınarak  X İLİ Çocuk Destek Merkezi’ne teslim edilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucu;

    • Çocuğun Ailesi tarafından ihmal ve istismara maruz kaldığına dair belirtilerin olmadığı;
    • AA.YYYY doğumlu D’nin, ablası A.A ile iletişiminin anneden daha iyi olduğu ve korunma altına alınmasına gerek olmadığı değerlendirilmiş olup;
    • Aile bireyleri ile yapılan görüşmelerde annenin çocuğunu sevdiği ve korumak istediği; ancak iletişim sorunları yaşadıkları ve olumlu disiplin kurmakta zorlandığı gözlemlenmiş olup; aile içi iletişim konusunda bilgilendirmeler ve yönlendirmeler yapılmıştır.

     

     

    SONUÇ VE ÖNERİLER:   Dönem dönem anne çocuk arasında çatışmaların yaşandığı, annenin çocuğu yanına almak istemesi, anne ve çocuk arasında dönem dönem ayrı yaşamaları nedeni ile anne ve çocuğa destek olmak amacıyla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5-1/a bendi gereği DANIŞMANLIK TEDBİRİ ile desteklenmeleri;

    Çocuğun daha önce cinsel istismara maruz kalması , anne ile iletişim sorunu yaşaması, kendisi istek ve arzularının yerine getirilmesi için sık sık yalana başvurması ,duygu ve düşünceleri ile dürtülerini kontrol etmekte zorlandığını ifade etmesi nedeni ile aynı kanunun  5-1/d bendince SAĞLIK TEDBİRİ alınmasının;

    Yapılan değerlendirme sonucu A.A hakkında X İLİ 2.Çocuk Mahkemesinin aldığı GG.AA.YYYY tarih ve GGGG/SS Tedbir Talep No’lu  Acil Koruma Kararının kaldırılarak anne B.A’ya  teslim edilmesinin çocuğun yararına olacağı kanaatine varılmıştır.

     

     

     

     

     

    TOSPA TOSPA

    Sosyal Hizmet Uzmanı

  • AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA EK ATAMA ÇAĞRISI

    Aralarında Sosyal Çalışmacı, Psikolog, Psikolojik Danışman, Diyetisyen, Çocuk gelişimi, Fizyoterapistlerin bulunduğu çok sayıda genç, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında çeşitli nedenlerden ötürü boş kalan kadrolar konusunda taleplerini dile getirdi.

    Yaşanan mağduriyetlerden ötürü sıkıntılı bir süreç geçirdiğini aktaran gençler taleplerini şu şekilde aktardı.

    “2019/ 6 ile Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının “Sözleşmeli Personel Alımı” kapsamında ‘Sosyal Çalışmacı, Psikolog, Diyetisyen, Çocuk gelişimi, Fizyoterapist’ bölümlerine 2313 kadro ayrılıp tercih sonuçları 6 Aralık’ta sonuçlanmıştır.

    • Sağlık Bakanlığı’nın 2019/7, 2020/4 ve 2020/5 atamalarında kılavuzda “2019/& atamaları gerçekleştirilen ancak göreve başlamayan adaylar tercih veremez” maddesi bulunmaması, ilgili Bakanlıklar arasında personel alımlarında koordinasyonun sağlanamaması sebebiyle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na atanan adaylar Sağlık Bakanlığı’na tercih vererek 350’si sosyal çalışmacı olmak üzere çeşitli alanlarda yaklaşık 1000 kişilik kadronun yanmasına sebep olmuştur.

    • Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan işsizlik konusunda yeterli düzeyde kadro açılmasına rağmen, Bakanlıklar arasında koordinasyon kurulamaması ve bürokratik sürecin yavaşlığı nedeniyle yanan kadrolar sonucunda birçok genç istihdam fırsatını kaçırmıştır. Bu kaçan fırsat, bakanlıklardan hizmet bekleyen başta kadın, yaşlı ve çocuklar olmak üzere tüm toplumu mağdur etmiştir.

    • Sonuç olarak bizler KPSS 2018 P3 puanlarımızı kullanarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının boş kalan kadroları için ek atama talep etmekteyiz.”

     

    Umuyoruz ki, AÇSH Bakanı Sayın Zehra Zümrüt SELÇUK bu çağrıya kayıtsız kalmayarak, hem istihdam hem de halkımızın hizmete ulaşmasının öneminin vurgulandığı bu günlerde gençlerin taleplerini kabul eder.

  • FEMİNİST SOSYAL HİZMET UYGULAMASI

    FEMİNİST SOSYAL HİZMET UYGULAMASI

     

    Feminist kuramcılar geleneksel sosyal hizmet teori ve uygulamasını cinsiyetçi olarak eleştirmektedir. Feminist sosyal hizmet uygulaması feminist kuramın temel kavramları olan toplumsal cinsiyet, ataerkillik , kamusal/özel alan ayrımı gibi kavramları kullanır. Feminist sosyal hizmet bu çerçeve de  kadınların deneyimlerini başlangıç noktası olarak kabul eder. Geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri ve ataerkilliğe meydan okuma bu uygulamanın diğer bir bileşenidir. Kadınların sorunlarıyla ilişkili farkındalıklarının yükseltilmesi ve güçlendirilmesi odağı nedeniyle bu uygulama geleneksel sosyal hizmet uygulamasına yönelik alternatif bir uygulama olarak tanımlanabilir.

    Kadınların toplum içerisindeki konumları, tarihsel süreç içerisinde farklı aşamalardan geçmiştir. Kadınların sahip oldukları haklar, uluslararası ve ulusal anlamda güvene altına alınmış olsa da kadınlar hala toplumda özel alana hapsedilmeye devam etmektedir. Birçok kişi tarafından kadın üstünlüğü olarak algılanmasına rağmen , esas itibariyle feminizm; cinslerin eşitliğini vurgulayarak ataerki yapının kırılmasını hedeflemektedir. Toplumdaki karar alma mekanizmalarındaki baş aktörlerin çoğunluğunun erkekler olduğu düşünüldüğünde, toplumsal cinsiyet duyarlı politikalar ve hizmetlerin geliştirilmesi erkek yöneticiler kadar toplumdaki diğer erkeklerin  de özgürleşmesine katkıda bulunacaktır. Karar alma mekanizmalarında cinsler arasında işbirliğinin vurgulanmasını amaçlayan çalışmalar feminist sosyal hizmet uygulamaları açısından da önemli görülmektedir.

    Feminist sosyal hizmet uygulamaları dar anlamıyla bireysel olarak sadece kadın hareketlerinin, geniş anlamıyla yaşanan her türlü baskıyla mücadeleye karşıt olarak geliştirilen mikro, mezzo ve makro çabaların bir bütünü olarak değerlendirmektedir.

     

    Feminist kuramının kavramlarından bahsedecek olursak; toplumsal cinsiyet, ataerkillik, ayrı alanlar nasyonu (kamusal/özel ayrımı)’dur.

    Güç ilişkileri analizi  ve  sosyo politik  bağlam feminist sosyal hizmet uygulamasında önemli konulardır. Gücü üreten, elinde tutan baskıcı yapıların cinsiyetçi bir şekilde yapılandığının  farkında olmak  ve sorunlara yaklaşırken bu arka planı göz önünde tutmak önemli bir noktadır.

    Feminist sosyal hizmet uygulaması ´kişisel olan politiktir ilkesini uygulamanın mikro, mezzo ve makro düzeyleriyle bütünleştirerek hareket eder. Çünkü özel alandaki deneyimler olarak sunulan sorunlar aslında ataerkillikle bağlantılı, cinsiyetçi yapısal faktörler bütününden doğmaktadır. Müracaatçı gruplarıyla çalışırken feminist sosyal hizmet uzmanları feminist çalışma ilkelerini göz önünde tutarak, müracaatçının sorununun sosyo politik bağlamını kavramasına, güç analizine odaklanırlar ve feminist sosyal hizmet bu çerçevede ´uyumlandırma yerine ´güçlendirici ve daha fazla seçenek yaratıcı bir çerçeve sunmaktadır.

     

    ZİLAN HAS

     

  • SAĞLIK BAKANLIĞI KPSS 2020/5 SOSYAL ÇALIŞMACI KADROLARI

    ŞEHİR KURUM ADI POZİSYON SAYISI
    ADANA DR.EKREM TOK RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI HASTANESİ 1
    ADANA ÇUKUROVA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    ADANA ADANA ŞEHİR HASTANESİ 1
    ADIYAMAN ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    AFYON AFYONKARAHİSAR DEVLET HASTANESİ 1
    AFYON BOLVADİN DR.HALİL İBRAHİM ÖZSOY DEVLET HASTANESİ 1
    AĞRI PATNOS DEVLET HASTANESİ 1
    ANKARA ANKARA ŞEHİR HASTANESİ 2
    ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI EAH 1
    ANTALYA KEPEZ DEVLET HASTANESİ 1
    ARTVİN İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    AYDIN DİDİM İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    BALIKESİR BANDIRMA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    BALIKESİR BALIKESİR ATATÜRK ŞEHİR HASTANESİ 1
    BİTLİS İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    BOLU İZZET BAYSAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    BURDUR BURDUR DEVLET HASTANESİ 1
    BURSA DÖRTÇELİK ÇOCUK HASTALIKLARI HASTANES 1
    BURSA BURSA ŞEHİR HASTANESİ 1
    BURSA MUSTAFAKEMALPAŞA DEVLET HASTANESİ 1
    BURSA ORHANGAZİ DEVLET HASTANESİ 1
    ÇANAKKALE BİGA DEVLET HASTANESİ 1
    ÇANKIRI ÇANKIRI DEVLET HASTANESİ 1
    DENİZLİ MERKEZEFENDİ İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    DENİZLİ PAMUKKALE İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    DİYARBAKIR KAYAPINAR İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    DÜZCE DÜZCE ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 1
    EDİRNE UZUNKÖPRÜ İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    ELAZIĞ MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ 2
    ERZURUM I NENEHATUN KADIN DOĞUM HASTANESİ 1
    ERZURUM ERZURUM BÖLGE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 2
    ESKİŞEHİR ESKİŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ 1
    GAZİANTEP GAZİANTEP 25 ARALIK DEVLET HASTANESİ 1
    GAZİANTEP ABDULKADİR YÜKSEL DEVLET HASTANESİ 1
    GAZİANTEP CENGİZ GÖKÇEK KADIN DOĞUM VE ÇOCUK HASTALIKLARI HASTANESİ 1
    GAZİANTEP DR. ERSİN ARSLAN EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    GİRESUN PROF. DR. A. İLHAN ÖZDEMİR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 3
    HAKKARİ HAKKARİ YÜKSEKOVA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    ISPARTA ISPARTA ŞEHİR HASTANESİ 1
    İSTANBUL BAŞAKŞEHİR DEVLET HASTANESİ(BAŞAKŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ)* 3
    İSTANBUL SBÜ İSTANBUL BAĞCILAR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ(BAŞAKŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ)* 3
    İSTANBUL DR. SADİ KONUK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ(BAŞAKŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ)* 3
    İSTANBUL İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ(BAŞAKŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ)* 3
    İSTANBUL PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI EAH(BAŞAKŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ)* 3
    İZMİR İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ EAH 1
    İZMİR SBÜ İZMİR TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 3
    K.MARAŞ PAZARCIK DEVLET HASTANESİ 1
    KARABÜK KARABÜK ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    KAYSERİ DEVELİ HATİCE-MUAMMER KOCATÜRK DEVLET HASTANESİ 1
    KIRKLARELİ KIRKLARELİ DEVLET HASTANESİ 1
    KOCAELİ DARICA FARABİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    KOCAELİ KOCAELİ İZMİT SEKA DEVLET HASTANESİ 1
    KOCAELİ KÖRFEZ DEVLET HASTANESİ 1
    KOCAELİ DERİNCE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    KONYA KONYA KARATAY İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    KONYA MERAM İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    KONYA CİHANBEYLİ DEVLET HASTANESİ 1
    KONYA KULU DEVLET HASTANESİ 1
    KÜTAHYA SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HAS. 1
    MANİSA MANİSA RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI HASTANESİ 2
    MERSİN TARSUS DEVLET HASTANESİ 1
    MUĞLA BODRUM DEVLET HASTANESİ 1
    NEVŞEHİR NEVŞEHİR DEVLET HASTANESİ 1
    NİĞDE MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ 1
    ORDU ALTINORDU İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    OSMANİYE OSMANİYE DEVLET HASTANESİ 1
    RİZE  RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    SAKARYA TOYOTASA ACİL YARDIM HASTANESİ 1
    SAMSUN SAMSUN GAZİ DEVLET HASTANESİ 1
    SİVAS SİVAS NUMUNE HASTANESİ 2
    ŞANLIURFA SBÜ ŞANLIURFA MEHMET AKİF İNAN EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    ŞANLIURFA ŞANLIURFA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    TEKİRDAĞ TEKİRDAĞ DEVLET HASTANESİ 1
    TEKİRDAĞ MALKARA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    TOKAT ERBAA DEVLET HASTANESİ 1
    TRABZON TRABZON KANUNİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    TRABZON AKÇAABAT İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    UŞAK UŞAK ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1
    VAN VAN ERCİŞ İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    YOZGAT YOZGAT ŞEHİR HASTANESİ 1
    ZONGULDAK ÇAYCUMA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1
    TOPLAM SOSYAL ÇALIŞMACI KADROSU 100
  • CORONA; BİR VİRÜSTEN DAHA FAZLASI

    Merhabalar herkese,
    Bu yazıyı yazarken alimim, çok biliyorum, her şeyi ben biliyorum edasıyla değil de farklı bir göz olabilmek farklı bir yönden bakabilmek adına yazıyorum. Evet başlıktan da anlaşılacağı üzere gündemi kasıp kavuran bir olay hakkında yazmak için açtım bugün sayfamı. Virüsün tehlikeli olduğundan, dikkat edilmesi gerektiğinden, tedbirli olunması gerektiğinden bakanımız,sağlıkçılarımız ya da bu konunun ehli insanlar olabildiğince bilgilendirme yaptılar. Ben daha farklı bir kısmına yöneleceğim aslında konunun.

    Corona dediğimiz şey; temizlik yapalım. Deterjanlı, çamaşır sulu sularla kapıyı bacayı silelim. Sürekli elimizi yıkayalım, sürekli kolonya-dezenfektan kullanalım mı?

    Peki ya eve kapandığımız bu günlerde yaşadığımız diğer sıkıntıların farkında mıyız? İfade etmek istediğim konu beden sağlığı değil. Üzerinde duracağım konu  psikolojik sağlık. Bu zorlu günlerde sürekli kötü haberlere maruz kalmak, sürekli doğru ya da yanlış videolar izlemek, sürekli tetik halinde beklemek.. sonunda hepinizin bildiği gibi -fark etmeden- anksiyeteye doğru ilerliyoruz. Ya şöyle olursa, ya böyle olursa düşüncesiyle kendimize -istemeden-olumsuz mesajlar vermeye başlıyoruz. Sürekli elimizi yıkayarak, dezenfektanlar kullanarak kendimizi temizlik hastalığına, takıntı hastalığına sürüklüyoruz.. Bu süreçte sürekli maruz kalarak depresyona sürükleniyoruz. Belki de biz anlamasak bile travmaya doğru bir kapı açılıyor beynimizde..  Ee bunlardan bahsediyorsun da ne yapabiliriz ki diye söylediğinizi düşünerek açıklamaya başlıyorum 🙂

    Tabi ki olabildiğince izole olacağız.. Tabi ki temizliğe dikkat edeceğiz.. tabi ki dezenfekte edeceğiz…

    Netflix uygulamasında en çok izlenen belgesellerin salgın belgeselleri olduğu ortada, ya da corona videolarının milyonlar tıklandığı.. Ama bunlar insanların beynini kötüye sürükleyen cinsten virüs. Sadece corona virüsüyle değil beynimizin içindeki virüsle de savaşmalıyız.

    • Bu sürece olabildiğince az maruz kalarak, olabildiğince bu virüsü düşünmeyerek beynimize doğru telkinleri verebiliriz.
    • Sürekli elimizi yıkamak yerine günde belirli sayıda el yıkama hedefi koyabiliriz. Hedefi aşmamak için çırpınabiliriz.
    • Günlük temizliğin yanında sürekli çamaşır suyuyla gezmemek için kendimizi kısıtlayabiliriz.

    Bunları yapamıyorum kendime engel olamıyorum derseniz bir kağıda çetele tutup buzdolabına (veya sürekli görünen bir yere) asabilirsiniz 🙂

    •  Beynimizi coronayla meşgul etmek yerine yeni uğraşlar bulabiliriz.
    • Yeni ilgi alanları keşfedebiliriz.

     

    • Coronayı sürekli uykuya tutturmak yerine evde üretken olabiliriz.
    • Doğru hamlelerle günü verimli hale getirebiliriz. Günü güzelleştirebiliriz..

    Unutmayın güç bizde, beynimizi yönetmek bizim elimizde.. 

    Günlük neler yapabileceğinizi, kendinize verdiğiniz sözleri, yeni üretken fikirlerinizi yorumlara bekliyor olacağım ki ben de fikirlerime yeni fikirler ekleyebileyim:)

    Bu günler de geçecek, özgürlüğümüze kavuşacağız. Biraz sabır. Kendinize iyi davranın ve yapılacaklar listesi yapmayı unutmayın.

     

    EBRAR BOZ

    PSİKOLOG

    @psk.ebrarboz

  • SOSYAL HİZMET

    Sosyal hizmet disiplini ve doğası çoğunlukla benzerliklerinin olduğu farklı meslek disiplinleriyle karıştırılmaktadır. Geçmiş yıllarda sosyal hizmet mesleğinin istihdamı için başlatılan kampanyanın sloganı şudur: “Sosyal hizmet bir bütün olarak insanla ilgilidir. “Bu kadar basit ve bu kadar karmaşık.”

    İnsancıl yaklaşım, bilgi temeli, beceri örüntüsü, değer temelli uygulamalar ve mesleki yetki ve hesap verebilirlik sosyal hizmetin diğer insani hizmet odaklı mesleklerle paylaştığı özelliklerindendir. Yasal görevlerin merkezi rolü, bakım ve kontrol arasındaki gerilimin yönetilmesi, sosyal adalete bağlılığın önceliği, birçok çatışan güç arasında olmasıyla açıklanan iki ateş arasında olması gibi özellikleri ise sosyal hizmeti diğer mesleklerden ayırmaktadır. Sosyal hizmetin küresel tanımı şöyledir. ““Sosyal hizmet; sosyal değişimi ve gelişimi, sosyal bütünleşmeyi, insanların güçlendirilmesini ve özgürleşmelerini destekleyen uygulama temelli bir meslek ve akademik disiplindir. Sosyal hizmet, sosyal adalet, insan hakları, ortak sorumluluk ve farklılıklara saygı ilkelerini merkeze alır. Sosyal hizmet teorileri, beşeri bilimler, sosyal bilimler ve yerel bilgi ile desteklenen sosyal hizmet, yaşam zorluklarıyla mücadele etmek ve iyilik halini geliştirmek için insanlarla ve yapılarla çalışır. Sosyal hizmetin bu tanımı ulusal ve/veya bölgesel düzeylerde geliştirilebilir.” Psikoloji, sosyoloji, felsefe gibi bilim dallarından yararlanan sosyal hizmet disiplinin dinamikleri insan hakları ve sosyal adalettir. Sosyal hizmet bireylerin, ailelerin, grupların ve toplumun iyilik halini artırmak için sosyal değişime, insan ilişkilerinde sorun çözmeye, güçlenmeye ve özgürleşmeye katkı sağlamaktadır. İnsan davranışı, sosyal sistem ve diğer kuramlardan yararlanarak bireylerin çevresiyle etkileşim halinde olduğu noktaya müdahale etmektedir. Mikro, mezzo, makro düzeyindeki tüm uygulamalar birey, aile, grup ve toplum olmak üzere genel refah düzeyinin artmasını amaçlamaktadır.

    Fatma Nur TÜRALİ