Kategori: Uncategorized

  • Bakım Tedbiri Talep Edilen Sosyal Inceleme Raporu (Kurgusal)

    KURUMU: Londra Çocuk İlk Müdahale ve Değerlendirme Birimi

    RAPOR TARİHİ: 04 Nisan 2025

    RAPOR NO: LDN-2025-041

    MÜRACAATÇININ

    Adı Soyadı: Emily Watson

    TC Kimlik Nosu: (İngiltere’de TC Kimlik yerine NHS numarası kullanılır) NHS No: 123 456 7890

    Anne / Baba Adı: Sarah Watson / James Watson

    Doğ. Yeri-Tarihi: Londra, İngiltere – 15 Mart 1985

    Cinsiyeti: Kadın

    Medeni Durum: Evli

    Öğrenim Durumu: Lise Mezunu

    İşi: Ev Hanımı

    İş Adresi: Yok

    Sosyal Güvencesi: Ulusal Sağlık Servisi (NHS)

    Aylık Gelirleri: Eşi James Watson’ın geliriyle geçim sağlanıyor (£2,000/ay)

    İkamet Adresi: 12 Green Lane, Camden, Londra, NW1 8XY

    Müracaat Tarihi: 01 Nisan 2025

    Müracaat Nedeni: 10 yaşındaki oğlu Thomas Watson’ın babası tarafından fiziksel şiddete maruz kalması ve çocuğun korunması için yardım talebi

    HİZMETTEN YARARLANACAK BİREYİN

    Adı Soyadı: Thomas Watson

    TC Kimlik Nosu: NHS No: 987 654 3210

    Anne / Baba Adı: Emily Watson / James Watson

    Doğ. Yeri-Tarihi: Londra, İngiltere – 12 Haziran 2014

    Cinsiyeti: Erkek

    Medeni Durum: Bekar (Çocuk)

    Öğrenim Durumu: İlkokul 5. Sınıf

    İşi: Yok (Öğrenci)

    İş Adresi: Yok

    Sosyal Güvencesi: Ulusal Sağlık Servisi (NHS)

    Aylık Gelirleri: Yok

    İkamet Adresi: 12 Green Lane, Camden, Londra, NW1 8XY

    SOSYAL İNCELEMENİN

    Yapıldığı Yer: Watson Ailesi İkametgahı – 12 Green Lane, Camden, Londra, NW1 8XY

    Nedeni: Thomas Watson’ın babası James Watson tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığına dair ihbar ve annesi Emily Watson’ın fiziksel engeli nedeniyle çocuğun bakımında yetersiz kalması

    Bilgi Kaynakları:

    Emily Watson (Anne) – NHS No: 123 456 7890, Telefon: 07700 900123

    James Watson (Baba) – NHS No: 456 789 1234, Telefon: 07700 900456

    Mrs. Clara Thompson (Komşu) – Telefon: 07700 900789

    Mr. David Harris (Thomas’ın Sınıf Öğretmeni) – Camden İlkokulu, Telefon: 020 7946 0123

    GENEL TANITIMI

    Thomas Watson, 10 yaşında, Londra’da doğmuş ve büyümüş bir erkek çocuktur. Aile, Camden bölgesinde müstakil bir evde yaşamaktadır. Anne Emily Watson, geçirdiği bir trafik kazası sonucu sol bacağında kalıcı bir sakatlık yaşamakta ve bu durum günlük yaşamını kısıtlamaktadır. Baba James Watson ise bir inşaat firmasında işçi olarak çalışmaktadır. Thomas, Camden İlkokulu’nda 5. sınıf öğrencisidir. Aile, son dönemde James Watson’ın alkol kullanımı ve öfke kontrolü sorunları nedeniyle ciddi problemler yaşamaktadır.

    KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

    Thomas, yapılan gözlemlere ve öğretmeni Mr. David Harris’in ifadesine göre genellikle sessiz, içine kapanık ve çekingen bir çocuktur. Şiddet olaylarından sonra sınıfta daha fazla kaygı belirtileri gösterdiği, arkadaşlarıyla iletişim kurmakta zorlandığı gözlemlenmiştir. Komşu Clara Thompson, Thomas’ın sık sık evden ağlama sesleri geldiğini ve çocuğun korkmuş göründüğünü belirtmiştir.

    İŞ DURUMU

    Thomas, 10 yaşında bir çocuk olduğundan herhangi bir işte çalışmamaktadır. Camden İlkokulu’nda tam zamanlı öğrenci olarak öğrenimine devam etmektedir.

    EKONOMİK DURUM

    Ailenin tek gelir kaynağı baba James Watson’ın inşaat işçisi olarak kazandığı aylık £2,000’dir. Anne Emily Watson, fiziksel engeli nedeniyle çalışamamakta ve engellilik ödeneği almaktadır (£300/ay). Ailenin toplam aylık geliri £2,300 olup, bu gelir Londra’daki yaşam standartları için sınırlıdır. Kira (£1,200), faturalar ve temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra aile ekonomik olarak zorlanmaktadır.

    ÖĞRENİM DURUMU

    Thomas, Camden İlkokulu’nda 5. sınıf öğrencisidir. Akademik performansı ortalamanın üzerindedir, ancak son dönemde yaşadığı travmalar nedeniyle derslere katılımında düşüş gözlemlenmiştir. Öğretmeni, Thomas’ın dikkat dağınıklığı ve ödevlerini tamamlamada zorluk yaşadığını rapor etmiştir.

    SAĞLIK DURUMU

    Thomas’ın fiziksel sağlığı genel olarak iyidir. Ancak, babasının uyguladığı fiziksel şiddet sonucu vücudunda morluklar ve sıyrıklar tespit edilmiştir. NHS tarafından yapılan muayenede ciddi bir yaralanma olmadığı, ancak psikolojik destek gerekliliği belirtilmiştir. Thomas’ın duygusal durumunda kaygı ve korku belirtileri gözlemlenmiştir.

    SABIKA DURUMU

    Thomas, 10 yaşında bir çocuk olduğundan herhangi bir sabıka kaydı bulunmamaktadır. Baba James Watson’ın ise alkollü araç kullanmaktan 2023 yılında bir cezası olduğu tespit edilmiştir.

    AİLE ve SOSYAL YAŞANTISI

    Aile, çekirdek bir aile yapısına sahiptir. Anne Emily Watson, fiziksel engeli nedeniyle ev işlerinde ve Thomas’ın bakımında zorlanmaktadır. Baba James Watson, alkol bağımlılığı ve öfke kontrolü sorunları nedeniyle aile içinde huzursuzluk yaratmaktadır. Thomas, babasından korktuğunu ve annesinin kendisini koruyamadığını ifade etmiştir. Komşular, ailenin sık sık yüksek sesle tartıştığını ve Thomas’ın bu ortamdan olumsuz etkilendiğini belirtmiştir. Thomas’ın sosyal çevresi okul arkadaşlarıyla sınırlıdır ve son dönemde arkadaşlarından uzaklaştığı gözlemlenmiştir.

    YAŞANILAN KONUT DURUMU

    Aile, Camden’da 12 Green Lane adresinde 3 odalı müstakil bir evde kiracı olarak yaşamaktadır. Ev, temel ihtiyaçları karşılayacak durumdadır ancak bakım gerektiren bazı eksiklikler (nemli duvarlar, eski mobilyalar) bulunmaktadır. Thomas’ın kendine ait bir odası vardır, ancak evdeki gergin atmosfer çocuğun huzurunu olumsuz etkilemektedir.

    DEĞERLENDİRME ve SONUÇ

    Thomas Watson, babası James Watson tarafından fiziksel şiddete maruz kalmış ve annesi Emily Watson’ın fiziksel engeli nedeniyle yeterli koruma sağlanamamıştır. 5395 sayılı çocuk koruma kanunu kapsamında çocuğun korumaya ihtiyaci olan cocuk statusunde olduğu düşünülmektedir. Çocuk Thomas’ın yaşadığı travmalar, duygusal ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemekte olup, mevcut aile ortamında kalmasının çocuğu ihmal ve istismar riskiyle karşı karşıya bırakacağı, baba James Watson’ın çocuğa yönelik fiziksel şiddet uygulama durumu da göz önünde bulundurarak çocuk Thomas Watson hakkında 5395 sayılı çocuk koruma Kanununun 5/1-c maddesi gereğince Bakım Tedbiri talep edilerek yaş ve cinsiyetine uygun bir çocuk bakım kuruluşuna yerleştirilmesinin çocuğun yüksek yararına olacağı kanaati oluşmuştur.

    Raporu Hazırlayan:

    Sosyal Hizmet Uzmanı

    Bay Tospa

    Londra Çocuk İlk Müdahale ve Değerlendirme Birimi

  • ONKOLOJİK SOSYAL HİZMET

    Onkolojik Sosyal Hizmet Nedir?

    Onkolojik Sosyal Hizmet, kanser hastalarının ve ailelerinin yaşadığı biyolojik, psikolojik, sosyal ve ekonomik zorlukları ele alan özel bir sosyal hizmet dalıdır. Kanser, yalnızca fiziksel bir hastalık olmanın ötesinde, hastaların ve yakınlarının yaşam kalitesini derinden etkileyen çok boyutlu bir süreçtir. Bu nedenle, onkolojik sosyal hizmet, tıbbi tedavinin yanı sıra psikososyal destek ve ekonomik yardım sağlayarak hastaların tedavi sürecine uyum sağlamalarına ve yaşam standartlarını korumalarına yardımcı olmayı amaçlar. Sosyal hizmetin temel prensipleri olan insan hakları, sosyal adalet ve bireylerin güçlendirilmesi, bu alanda da rehber ilkeler olarak öne çıkar.

    Onkolojik sosyal hizmet, kanser hastalarının karşılaştığı duygusal çalkantılar (örneğin kaygı, depresyon), sosyal izolasyon, iş kaybı gibi ekonomik sorunlar ve aile dinamiklerindeki değişimlerle başa çıkmalarına destek olur. Bu süreçte, hastaların sadece tıbbi ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda çevreleriyle olan etkileşimlerine de odaklanılır. Kısacası, onkolojik sosyal hizmet, kanserin birey, aile ve toplum üzerindeki etkilerini hafifletmek için bütüncül bir yaklaşım sunar.

    Tarihçesi

    Onkolojik sosyal hizmetin kökeni, sosyal hizmet mesleğinin genel gelişim çizgisine paralel olarak 20. yüzyılın başlarına dayanır. Sosyal hizmet, 19. yüzyılda hayırseverlik ve gönüllü yardım faaliyetleriyle başlamış, zamanla profesyonel bir disiplin haline gelmiştir. Onkoloji alanındaki sosyal hizmet uygulamaları ise, kanser tedavisinin modern tıpta daha fazla yer bulmaya başladığı 20. yüzyılın ortalarında şekillenmiştir. Özellikle 1950’lerden itibaren, kanserin yalnızca tıbbi bir sorun olmadığı, aynı zamanda psikososyal destek gerektirdiği fark edilmeye başlanmıştır.

    Amerika Birleşik Devletleri’nde, kanser hastalarına yönelik sosyal hizmet uygulamaları, Amerikan Kanser Derneği gibi kuruluşların öncülüğünde kurumsallaşmıştır. Bu dönemde, hastanelerde sosyal hizmet uzmanlarının görev alması yaygınlaşmış ve kanser hastalarının ihtiyaçlarına özel programlar geliştirilmiştir. Türkiye’de ise sosyal hizmetin kurumsal başlangıcı, 1961 yılında Hacettepe Üniversitesi bünyesinde Sosyal Hizmetler Akademisi’nin kurulmasıyla gerçekleşmiştir. Onkolojik sosyal hizmet, Türkiye’de tıbbi sosyal hizmetin bir alt dalı olarak zamanla gelişmiş, özellikle 2000’li yıllardan itibaren kanser hastalarına yönelik özel projeler ve uygulamalar artmıştır. Günümüzde, onkolojik sosyal hizmet, multidisipliner sağlık ekiplerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

    Onkolojik Sosyal Hizmet Uzmanlarının Görev ve Sorumlulukları

    Onkolojik sosyal hizmet uzmanları, kanser hastaları ve aileleriyle çalışırken geniş bir yelpazede görev ve sorumluluk üstlenir. Bu uzmanlar, hastaların tedavi sürecinde karşılaştıkları zorlukları çözmek ve yaşam kalitelerini artırmak için hem bireysel hem de sistemsel düzeyde müdahalelerde bulunur. Başlıca görev ve sorumlulukları şunlardır:

    Psikososyal Değerlendirme ve Destek:

    Uzmanlar, hastaların ve ailelerinin duygusal, sosyal ve ekonomik durumlarını değerlendirir. Kanser tanısı alan bireylerin yaşadığı korku, kaygı veya depresyon gibi psikolojik sorunlara yönelik danışmanlık sunar. Aynı zamanda, hastanın sosyal destek ağını güçlendirmek için aile ve çevreyle işbirliği yapar.

    Kaynak ve Hizmetlere Erişim Sağlama:

    Hastaların maddi zorluklarla başa çıkabilmesi için sosyal yardım programlarına yönlendirilmesi, tedavi masrafları için kaynak bulunması veya rehabilitasyon hizmetlerine erişim sağlanması gibi konularda rehberlik eder.

    Eğitim ve Bilgilendirme:

    Hastalara ve ailelerine kanser süreci, tedavi seçenekleri ve başa çıkma stratejileri hakkında bilgi verir. Bu, hastaların bilinçli kararlar almasına ve tedavi sürecine aktif katılımına olanak tanır.

    Savunuculuk:

    Hastaların haklarını korumak ve sağlık sisteminde karşılaştıkları engelleri aşmak için savunuculuk yapar. Örneğin, sigorta sorunları veya işyerinde ayrımcılık gibi durumlarda hastanın sesi olur.

    Kriz Müdahalesi:

    Kanser tanısı veya tedavinin zorlu aşamaları gibi kriz anlarında hastaya ve ailesine acil psikososyal destek sağlar. Bu, ani duygusal çöküşlerin veya aile içi çatışmaların yönetilmesini içerir.

    Ekip Çalışması:

    Doktorlar, hemşireler, psikologlar ve diğer sağlık profesyonelleriyle işbirliği yaparak hastanın bakım planına katkıda bulunur. Multidisipliner ekiplerde sosyal hizmet uzmanı, hastanın sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını temsil eder.

    Toplumla Çalışma:

    Kanser farkındalığını artırmak için toplum temelli projeler geliştirir. Destek grupları veya eğitim seminerleri düzenleyerek hastaların yalnızlık hissini azaltır.

     

    Onkolojik sosyal hizmet, kanser hastalarının yalnızca bir hasta değil, bir birey olarak görülmesini sağlayan önemli bir disiplindir. Tarihsel olarak sosyal hizmetin evriminden beslenen bu alan, günümüzde kanserle mücadelede vazgeçilmez bir rol oynamaktadır. Onkolojik sosyal hizmet uzmanları, hastaların ve ailelerinin karşılaştığı karmaşık sorunlara çözüm üreterek, onların hem tedavi sürecinde hem de sonrasında daha güçlü bir şekilde ayakta kalmasına destek olur. Bu alanda çalışan uzmanlar, empati, profesyonel bilgi ve etik değerlerle donanmış olarak, kanserin yarattığı yükü hafifletmek için durmaksızın çalışır.

  • JANE ADDAMS KİMDİR?

    Jane Addams, sosyal hizmet mesleğinin öncülerinden biri olarak kabul edilen, Amerikalı bir reformist, feminist, barış aktivisti ve toplum organizatörüdür. 6 Eylül 1860’ta Illinois, Cedarville’de doğmuş ve 21 Mayıs 1935’te Chicago’da vefat etmiştir. Hayatı boyunca yoksullukla mücadele, kadın hakları, çocuk işçiliği reformu, barış hareketleri ve sosyal adalet gibi konularda çığır açan çalışmalar yapmıştır. Sosyal hizmet mesleğine katkıları, hem teorik hem de pratik düzeyde derin bir etki bırakmış ve bu alanın profesyonel bir disiplin olarak şekillenmesine öncülük etmiştir.

    Jane Addams’ın Hayatı ve Erken Dönemi

    Jane Addams, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası John Huey Addams, bir iş insanı ve Illinois eyalet senatörüydü; bu da Jane’e eğitim ve toplumsal meselelere ilgi duyma fırsatı sağladı. 1881’de Rockford Kadın Semineri’nden (bugünkü Rockford Üniversitesi) mezun oldu. Ancak, babasının ani ölümü ve kendi sağlık sorunları nedeniyle bir süre hayat amacını bulmakta zorlandı. Avrupa’ya yaptığı bir seyahat sırasında, Londra’daki Toynbee Hall’u ziyaret etti. Bu yerleşim evi (settlement house), yoksul mahallelerde yaşayanlara eğitim ve sosyal hizmetler sunuyordu. Bu deneyim, Addams’ın hayatını değiştirdi ve ona ilham verdi.

    Hull House’un Kuruluşu

    1889’da Jane Addams, arkadaşı Ellen Gates Starr ile birlikte Chicago’da Hull House’u kurdu. Hull House, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk yerleşim evlerinden biriydi ve yoksul göçmen topluluklarına yönelik bir destek merkezi olarak hizmet verdi. Chicago’nun endüstriyel bölgelerinde yaşayan işçiler, kadınlar ve çocuklar için eğitim programları, sağlık hizmetleri, kreşler, sanat atölyeleri ve sosyal etkinlikler sundu. Hull House, sadece bir yardım merkezi değil, aynı zamanda toplumsal sorunların araştırıldığı ve çözümler üretildiği bir laboratuvar gibi işlev gördü.

    Addams, Hull House’u bir “toplumsal deney” olarak görüyordu. Burası, farklı sınıflardan ve kültürlerden insanların bir araya gelip birbirlerinden öğrenebileceği bir yerdi. Göçmenlerin Amerikan toplumuna entegrasyonunu kolaylaştırmak için İngilizce dersleri, vatandaşlık eğitimleri ve kültürel etkinlikler düzenledi. Ayrıca, çocuk işçiliği, sağlıksız çalışma koşulları ve konut sorunları gibi konularda yerel yönetimlerle iş birliği yaparak reformlar için baskı yaptı.

     

    Sosyal Hizmet Mesleğine Katkıları

    Jane Addams’ın sosyal hizmet mesleğine katkıları, hem uygulamalı hem de teorik düzeyde değerlendirilebilir:

    Yerleşim Hareketinin Öncüsü: Hull House, sosyal hizmetin bireylerden topluluklara yönelik bir yaklaşımla ele alınabileceğini gösterdi. Addams, yardımın sadece maddi destekle sınırlı kalmaması gerektiğini, insanların kendi potansiyellerini geliştirmelerine olanak tanınması gerektiğini savundu. Bu, modern sosyal hizmetin “güçlendirme” (empowerment) ilkesinin temelini oluşturdu.

    Sosyal Reform ve Savunuculuk: Addams, sosyal hizmetin sadece bireysel sorunları çözmekle yetinmeyip, yapısal eşitsizlikleri ele alması gerektiğini vurguladı. Çocuk işçiliğine karşı yasalar çıkarılmasında, kadınların oy hakkının tanınmasında ve işçi haklarının korunmasında aktif rol oynadı. Bu savunuculuk anlayışı, sosyal hizmet uzmanlarının toplumsal değişim ajanı olarak görev yapması gerektiğini ortaya koydu.

    Eğitim ve Araştırma: Hull House, sosyal sorunların bilimsel yöntemlerle incelenmesi için bir platform sağladı. Addams ve ekibi, yoksulluk, sağlık ve konut koşullarını belgeleyen çalışmalar yaptı. Bu veriler, politikacıları ve kamuoyunu harekete geçirmek için kullanıldı. Addams’ın bu yaklaşımı, sosyal hizmette kanıta dayalı uygulamaların önemini ortaya koydu.

    Mesleğin Profesyonelleşmesi: Addams, sosyal hizmetin bir meslek olarak tanınması için çaba gösterdi. Onun çalışmaları, sosyal hizmet eğitiminin üniversitelerde bir disiplin haline gelmesine zemin hazırladı. Hull House’da çalışanlar, daha sonra sosyal hizmet uzmanı olarak kariyer yapan ilk nesillerden oldu.

     

    Barış Aktivizmi ve Nobel Ödülü

    Jane Addams, Birinci Dünya Savaşı sırasında barış hareketlerinde de öncü bir rol oynadı. 1915’te Uluslararası Kadın Barış ve Özgürlük Birliği’nin (Women’s International League for Peace and Freedom) kurulmasına öncülük etti ve bu örgütün ilk başkanı oldu. Savaş karşıtı duruşu nedeniyle eleştirilse de, barışın sosyal adaletin bir parçası olduğunu savundu. Bu çabaları, 1931’de Nobel Barış Ödülü’nü kazanmasını sağladı ve bu ödülü alan ilk Amerikalı kadın oldu.

    Eserleri ve Felsefesi

    Addams, fikirlerini yazıya döken üretken bir yazardı. En bilinen eserleri arasında Democracy and Social Ethics (1902), Twenty Years at Hull-House (1910) ve The Spirit of Youth and the City Streets (1909) yer alır. Bu kitaplarda, demokrasinin sadece siyasi bir sistem değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve eşitlik gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu savundu. Ayrıca, gençlerin ve yoksul toplulukların potansiyelini ortaya çıkarmanın önemini vurguladı.

    Sosyal Hizmet Uzmanları ve Öğrenciler İçin İlham

    Jane Addams’ın mirası, sosyal hizmet uzmanları ve öğrencileri için hâlâ büyük bir ilham kaynağıdır. Onun çalışmaları, mesleğin temel değerlerini –adalet, dayanışma, insan onuru ve toplumu güçlendirme– somutlaştırır. Addams, sosyal hizmetin bireylerle sınırlı kalmayıp, toplumu dönüştürme gücüne sahip olduğunu göstermiştir. Öğrenciler için, Addams’ın hayatı, empati, cesaret ve kararlılığın mesleki başarıyı nasıl şekillendirebileceğinin bir örneğidir.

    Sonuç olarak, Jane Addams, sosyal hizmet mesleğinin kurucularından biri olarak, yoksullukla mücadele, toplumsal reform ve barış aktivizmi alanlarında unutulmaz bir iz bırakmıştır. Hull House ile başlayan hareket, bugün dünya genelinde sosyal hizmet uygulamalarının temelini oluşturan bir model haline gelmiştir. Onun vizyonu, sosyal hizmet uzmanlarına ve öğrencilerine, mesleğin sadece bir iş değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı ve toplumsal değişim aracı olduğunu hatırlatır.

     

     

     

     

     

     

  • Adli Sosyal Hizmetin Kökenleri, Türkiye ve Dünyada Gelişmeler

    Adli Sosyal Hizmetin Kökenleri

    Adli sosyal hizmetin kökenleri, 19. yüzyılın sonlarına, Sanayi Devrimi’nin toplumsal yapıda yarattığı köklü değişimlere dayanır. Sanayi Devrimi ile birlikte kentleşme, yoksulluk, işsizlik ve suç oranlarında artış gibi sosyal sorunlar ortaya çıkmış, bu durum hayırseverlik temelli yardım anlayışlarının ötesine geçerek profesyonel bir yaklaşımı gerektirmiştir. Avrupa’da, özellikle İngiltere’de, 1890’larda gönüllülerin teorik ve uygulamalı eğitim aldığı kurslarla sosyal hizmetin temelleri atılmıştır. Almanya’da ise Alice Salomon’un öncülüğünde benzer girişimler başlamış, sosyal hizmet mesleği sistematik bir disiplin haline gelmeye başlamıştır.

    Adli sosyal hizmetin ortaya çıkışı, cezalandırma odaklı klasik adalet anlayışının yetersizliklerinin fark edilmesiyle hız kazanmıştır. 1800’lü yıllarda, bireyi yalnızca cezalandırmanın suçun önlenmesinde etkili olmadığı, aksine suça yönelten sosyal, ekonomik ve psikolojik faktörlerin ele alınması gerektiği anlaşılmıştır. Bu dönemde, ABD ve İngiltere gibi ülkelerde, mahkemelerde sosyal hizmet uzmanlarının danışmanlık ve rehabilite edici rolleri ön plana çıkmaya başlamıştır. Özellikle 20. yüzyılın başlarında, ABD’de uyuşturucu ve aile mahkemeleri gibi özelleşmiş mahkemelerin kurulması, sosyal hizmet uzmanlarına duyulan ihtiyacı artırmış ve bu alanda profesyonel bir uzmanlaşma sürecini tetiklemiştir.

    Adli sosyal hizmetin temelinde, bireyin suç davranışını anlamaya ve bu davranışı değiştirmeye yönelik bilişsel-davranışçı yaklaşımlar yatmaktadır. Suç işleyen bireylerin rehabilitasyonu, topluma yeniden kazandırılması ve mağdurların desteklenmesi gibi hedefler, sosyal hizmetin adalet sistemi içindeki rolünü güçlendirmiştir. Bu süreçte, sosyal hizmet uzmanları, savunuculuk, danışmanlık, eğitim ve yasal düzenlemelere katkı sağlama gibi çok yönlü işlevler üstlenmiştir.

     

    Dünyada Adli Sosyal Hizmetin Gelişimi

    Dünya genelinde adli sosyal hizmet, 20. yüzyıl boyunca önemli bir evrim geçirmiştir. ABD’de 1900’lü yılların başında, çocuk mahkemelerinin kurulmasıyla sosyal hizmet uzmanları, suça itilen çocukların rehabilitasyonunda aktif rol almaya başlamıştır. Bu dönemde, sosyal hizmet okulları ile hukuk okulları arasında iş birliği anlaşmaları yapılmış, adli sosyal hizmetin kurumsal temelleri güçlendirilmiştir. İngiltere’de ise, 1948’de kabul edilen Çocuk Yasası ile sosyal hizmet uzmanlarının adli süreçlerdeki rolleri resmiyet kazanmıştır. Bu yasa, çocukların korunması ve rehabilitasyonunu merkeze alarak sosyal hizmetin adalet sistemi içindeki yerini sağlamlaştırmıştır.

    yüzyılın ikinci yarısında, adli sosyal hizmetin kapsamı genişlemiş; ceza infaz kurumları, denetimli serbestlik hizmetleri ve adli psikiyatri gibi alanlarda uzmanlaşma artmıştır. Özellikle İngiltere ve ABD’de, düşük, orta ve yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastaneleri ile toplum temelli bakım sistemleri geliştirilmiş, sosyal hizmet uzmanları bu süreçlerin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Adli sosyal hizmet, bireylerin yalnızca cezalandırılması değil, aynı zamanda topluma yeniden entegrasyonu ve suçun önlenmesi için yapısal çözümler üretilmesi gerektiğini savunan bir yaklaşımla büyümüştür.

    Günümüzde, adli sosyal hizmet, çocuk refahı, aile içi şiddet, boşanma ve velayet davaları, zorunlu tedavi programları ve yasal yeterlilik gibi geniş bir yelpazede uygulanmaktadır. Sosyal hizmet uzmanları, adli süreçlerde hem bireylerle hem de sistemle çalışarak, sosyal adaletin sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, teknolojinin gelişmesiyle birlikte, adli sosyal hizmet uygulamaları dijital platformlara da taşınmış; örneğin, çevrimiçi danışmanlık ve takip sistemleri yaygınlaşmıştır.

     

    Türkiye’de Adli Sosyal Hizmetin Gelişimi

    Türkiye’de adli sosyal hizmetin kökenleri, sosyal hizmet mesleğinin ülkede kurumsallaşmaya başladığı 20. yüzyılın ortalarına uzanır. Sosyal hizmet eğitimi, 1961 yılında, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan Sosyal Hizmetler Akademisi ile resmi olarak başlamıştır. Bu dönemde, Birleşmiş Milletler Teknik Yardım Programı ve uluslararası uzmanların katkılarıyla, sosyal hizmetin evrensel standartlara uygun bir şekilde gelişmesi hedeflenmiştir. Ancak, adli sosyal hizmet kavramı, Türkiye’de uzun yıllar açıkça tanımlanmamış, daha çok genel sosyal hizmet uygulamaları içinde dolaylı olarak yer almıştır.

    Adli sosyal hizmetin Türkiye’deki ilk izleri, çocuk mahkemeleri ve ceza infaz kurumlarında sosyal hizmet uzmanlarının görev almaya başlamasıyla görülür. 2005 yılında yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanunu, adli sosyal hizmetin Türkiye’de resmi bir çerçeveye oturmasında dönüm noktası olmuştur. Bu kanun, suça itilen çocukların korunması ve rehabilitasyonunu merkeze alarak sosyal hizmet uzmanlarının adli süreçlerdeki rollerini güçlendirmiştir. Aynı şekilde, 2003 tarihli Aile Mahkemeleri Kanunu ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri’nin gelişimi, adli sosyal hizmetin uygulama alanlarını genişletmiştir.

    Türkiye’de adli sosyal hizmet, özellikle son 20 yılda önemli bir ivme kazanmıştır. 2018 yılında Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastaneleri’nin açılmasıyla, sosyal hizmet uzmanları adli psikiyatri ekiplerinin bir parçası haline gelmiştir. Bu hastanelerde, bireylerin tedavi süreçlerinde ve topluma yeniden entegrasyonunda sosyal hizmet uzmanlarının rolleri artmıştır. Ayrıca, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Hizmet Merkezleri, adli süreçlerde bireylere ve ailelere yönelik danışmanlık ve destek hizmetleri sunmaktadır.

    Ancak, Türkiye’de adli sosyal hizmetin gelişimi, bazı zorluklarla da karşı karşıyadır. Cezalandırma odaklı adalet sistemi ile sosyal hizmetin rehabilitasyon odaklı yaklaşımı arasında zaman zaman çatışmalar yaşanmaktadır. Bu durum, sosyal hizmet uzmanlarının sıklıkla savunuculuk rolünü üstlenmesine neden olmaktadır. Ayrıca, adli sosyal hizmetin Türkiye’ye özgü bir modelinin henüz tam anlamıyla geliştirilememiş olması, uygulamada standartlaşma sorunlarını beraberinde getirmektedir.

     

    Günümüzdeki Durum ve Gelecek Perspektifi

    Bugün, adli sosyal hizmet, hem dünyada hem de Türkiye’de sosyal hizmet mesleğinin saygın ve yaygın bir uygulama alanıdır. Dünyada, adli sosyal hizmet uzmanları, çok disiplinli ekiplerle çalışarak bireylerin haklarını koruma, toplumsal barışı sağlama ve suçun önlenmesine yönelik politikalar geliştirme gibi konularda etkili olmaktadır. Türkiye’de ise, bu alanın gelişimi devam etmekte; sosyal hizmet uzmanları, adli süreçlerde bireylerin biopsikososyal ihtiyaçlarını ele alarak önemli bir köprü görevi görmektedir.

    Gelecekte, adli sosyal hizmetin daha da uzmanlaşması ve dijital teknolojilerin entegrasyonuyla yeni boyutlar kazanması beklenmektedir. Türkiye’de, bu alanda eğitim programlarının güçlendirilmesi, meslek elemanlarının yetkinliklerinin artırılması ve adli sosyal hizmete özgü bir ulusal modelin oluşturulması, mesleğin etkisini artıracaktır. Sosyal hizmet uzmanları ve öğrencileri için, adli sosyal hizmetin sunduğu bu dinamik alan, hem teorik hem de pratik açıdan zengin bir çalışma sahası sunmaktadır.

    Sonuç olarak, adli sosyal hizmet, insan hakları ve sosyal adalet ilkeleri üzerine inşa edilmiş bir disiplin olarak, bireylerin ve toplumların refahını artırmayı hedeflemektedir. Türkiye’de ve dünyada bu alanın gelişimi, sosyal hizmet mesleğinin evrensel değerlerini yansıtan bir başarı hikâyesidir. Sosyal hizmet uzmanları ve öğrencileri, bu alanda kendilerini geliştirerek, adalet sisteminin daha insani ve kapsayıcı bir yapıya kavuşmasına katkıda bulunabilirler.

     

     

     

  • BİLİM VE BİLİMSEL BİLGİ NEDİR?

    BİLİMİN TANIMI

    Bilim, insanoğlunun tabiattan kaynaklanan korkusu, merakı ve evreni anlama çabası sonunda ortaya çıkmış ve zamanla gelişmiştir. İnsanların merakı çevresini ve kendisini araştırmaya itmiştir. Modern anlamda “bilim” kavramı ilk kez 19. yüzyıl ortalarında İngiltere’de kullanılmıştır. Bilim insanı kavramı da yine İngiltere’de ilk kez 1840 yılında Wheweel tarafından ortaya konmuştur.

    Bu tarihten sonra bilimin tanımı ve odak noktası konusunda birçok tanım ve ifade bulunmaktadır. Bazı araştırmacılara göre bilimin odak noktası insan, diğer bazı insanlara göre ise doğadır. Bu nedenle bilimin birçok tanımı bulunmaktadır. Bu tanımlardan birkaçı kısaca şöyledir;

    • Bilim, doğal ve toplumsal dünyayı açıklayan geçerli ve güvenilir bilgiler bütünüdür.
    • Bilim, doğal ve toplumsal olgu ve olaylar hakkında deney, gözlem ve test yoluyla elde edilen tutarlı ve düzenli bilgilerdir. Bilim, insanoğlu için doğal ve toplumsal gerçeği arayış faaliyetidir.
    • Bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri kullanılarak doğal ve toplumsal dünya hakkında elde edilen genel geçerli bilgilerdir.
    • Olgu ve olaylar arasındaki ilişkileri belli bir teorik yaklaşım çerçevesinde açıklayan mantıklı ve tutarlı bilgilerdir.

     

    Bu tanımlara bakıldığı zaman bilim; insanoğlu için doğal ve toplumsal gerçeği arayış faaliyetidir. Bilim insanları bir sorunu çözmek amacıyla belli teorik yaklaşımı, bu teorik yaklaşıma uygun bir araştırma yöntem ve tekniklerini, elde edilen verilerin yorumlanması ile ilgili akılsal ve mantıksal çözümlemeleri yaparak bilinmeyeni bilinir kılmaya çalışmaktadır.

     

    BİLİMSEL BİLGİNİN ÖZELLİKLERİ

     

    Bilimsel bilgi, tabiat ve toplumsal dünyanın sistematik bir şekilde incelenmesi sonucunda elde edilmiştir. Bilimsel araştırmaların aşamalarına bağlı kalınarak elde edilen bilimsel bilginin özellikleri şu şekilde özetlenebilri;

     

    • Bilimsel bilgi gerçektir. · Bilimsel bilgi mantıksaldır. · Bilimsel bilgi nesneldir. · Bilimsel bilgi kolay anlaşılır, açık ve nettir. · Bilimsel bilgi genellenebilir bir bilgidir. · Bilimsel bilgi geçerli ve güvenilirdir. · Bilimsel bilgi araştırma yöntem ve teknikleriyle elde edilir. · Bilimsel bilgi eleştireldir.

     

    Konu ve Kullandıkları Yöntemlerine Göre Bilimlerin Sınıflandırma

     Formel Bilimler

    Konusunu doğadan almayan yani duyularımızla kavrayamadığımız, fakat duyular üstü bir ideal varlık alanını ele alan bilim dallarıdır. Bu bilimler ilke ve sembolleri konu edinen genelleme ve tümdengelim yöntemlerini kullanan matematik, mantık geometri gibi bilimlerdir. Formel bilimlerin konuları düşüncede bulunduğu için deney yöntemini (tümevarım) değil de akıl yürütme yöntemini (tümdengelim) kullanırlar.

    Doğa Bilimleri

    Tabiatı çeşitli açılardan inceleyen ve açıklamaya çalışan ve tümevarım yöntemini kullanarak ve tabiat kanunlarını bulmaya çalışan fizik, kimya, biyoloji, astronomi, jeoloji gibi bilimlerdir. Niteliksel araştırmalar, katılımcılardan alınan görüşlerin derinlemesine anlaşılmasına yardım ederken, niceliksel araştırmalar bu görüşlerin ölçülmesine yaramaktadır.

     Sosyal Bilimler

    Doğal ve sosyal bilimlerin temel deneysel yöntemlerinden ayrılan, büyük oranda çözümleyici, eleştirel veya düşüntülü yöntemler kullanarak insan durumunu inceleyen disiplinlerdir. Hem tümevarımı, hem de tümdengelimi kullanan tarih, antropoloji, psikoloji, sosyoloji, siyaset bilim, dilbilim bilimlere verilen addır. Bu konuların araştırmalarını içeren nitel araştırma, insanın kendi sırlarını çözmek ve kendi çabasıyla biçimlendirdiği toplumsal sistemlerin derinliklerini keşfetmek üzere geliştirdiği bilgi üretme yollarından birisidir.

  • SED Konusunda Sosyal İnceleme Raporu Örneği-1

    SOSYAL VE EKONOMİK DESTEK HİZMETİ (SED)

    SOSYAL İNCELEME RAPORU

                                               

    KURUM/KURULUŞ                      : Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü

    SOSYAL İNCELEME TARİHİ    : 21.09.2022

    RAPOR TARİHİ                              : 23.09.2022

    MESLEKİ KAYIT NO                   : 1

     

    MÜRACAATÇININ

    Adı Soyadı                 :Hayriye Hanım

    TC Kimlik No             : —-

    Anne / Baba Adı        : A/A

    Doğ. Yeri-Tarihi         : Kayseri/01.01.1976

    Cinsiyeti                     : K

    Medeni Durum           : Boşanmış

    Öğrenim Durumu       : Lise

    İşi                                : —-

    İş Adresi                     : —-

    Sosyal Güvencesi       : SGK

    Aylık Gelirleri            : —-

    İkamet Adresi             : —-

    Telefonu                     : —-

    Müracaat Tarihi          : 20.09.2022

    Müracaat Nedeni        :  Ekonomik yoksunluk

     

    HİZMETTEN YARARLANACAK BİREYİN

    Adı Soyadı                 : Çocuk Şevket

    TC Kimlik Nosu         : —-

    Anne / Baba Adı        : H./A.R.

    Doğ. Yeri-Tarihi         : Kayseri/07.07.2015

    Cinsiyeti                     : E

    Medeni Durum           : Bekar

    Öğrenim Durumu       : İlkokul

    Sosyal Güvencesi       : SGK

    İkamet Adresi             : —-

     

    SOSYAL İNCELEMENİN:

    Yapıldığı Yer             : İkamet adresi

    Nedeni                        : Ekonomik yoksunluk

    Bilgi Kaynakları         : Müracaatçı ile yapılan görüşmeler, Dosya bilgileri

    Sorgulama Yapılan Modüller : MERNİS, SOYBİS

     

    AİLENİN TALEBİ VE SORUNUN TANIMI:

                Müracaatçı Hayriye Hanım’ın almış olduğu süreli SED hizmetinin sonlanacak olması üzerine 21.12.2021 tarihinde müracaatçının ikamet adresine gidilerek müracaatçı ve çocuğu ile mesleki görüşme ve sosyal inceleme gerçekleştirilmiştir.

     

     

    AİLENİN GENEL TANITIMI, SOSYAL YAŞANTISI VE KİŞİLİK ÖZELİKLERİ:

    Müracaatçı Hayriye Hanım, 1976 Kayseri doğumludur. Anne ve babası vefat etmiştir. Kardeşleri ise yurt dışında yaşamaktadır.

    Müracaatçı, Ali Rıza Bey ile 2013 yılında resmi olarak evlilik gerçekleştirmiş, bu evlilikten 2015 doğumlu Şevket isimli bir erkek çocuklarının dünyaya gelmiştir.

    Müracaatçı Hayriye Hanım, eşinin evlilik dışı birlikteliğinin olması nedeniyle 2017 yılında resmi olarak boşandıklarını, evlilik süresinde Ali Rıza Bey’in esnaflık yaparak evin geçimini sağladığını, ayrılıktan sonra Ali Rıza Bey’in başka bir şehre yerleştiğini, oğlu ile telefonda iletişim kurduklarını, nadiren kendi bulundukları şehre geldiğini, en son 2 ay önce oğlu ile görüştüğünü ifade etmiştir.

    Müracaatçı boşanmanın ardından anne ve babasından ölüm aylığı alarak geçimini sağladığını, ancak geçen ay maaşın kesildiğini, SGK’ye dilekçe ile başvuru yaptığını, dilekçesine yazılı yanıt verilmediğini, bu konuda gerekli işlemlerin yapılması için mahkemeye başvurduğunu, gelecek kasım ayında davanın duruşmasının bulunduğunu belirtmiştir.

    Müracaatçı daha önce gündelik temizlik işlerinde çalışarak geçimini sağlamakta zorlandığını ifade etmiştir. Sağlık kontrollerinin halen devam ettiğini, temmuz ayında sesinin kesilmesi üzerine hastaneye gittiğinde doktorları ameliyat olması gerektiğini söylemiş fakat verilen ilaçlarla bu durum aşılmıştır.

    Müracaatçı oğlu Şevket’in okulda sınıf arkadaşlarına karşı agresif davranışlarının bulunduğunu, dikkat dağınıklığının olduğunu, okulun rehberlik öğretmeni görüşmeye gittiğini, rehberlik öğretmeninin psikiyatriye yönlendirdiğini, psikiyatr ile görüşme sonucunda ilaca başladığını, 2 ayda bir kontrollerinin olduğunu, ocak ayı içinde kontrole gideceklerini ifade etmiştir.

    AİLENİN EKONOMİK DURUMU:

    Müracaatçı eski eşi Ali Rıza Bey’in kendisine düzenli olarak 700 TL verdiğini, ev kira bedeli olan 1700 TL’yi karşıladığını ve oğlunun okul servis masrafı olan 600 TL’yi ödediğini ifade etmiştir. Müracaatçı belediyeden 400 TL doğalgaz yardımı aldığını belirtmiştir.

     

    ÇALIŞABİLİRLİK VE İŞ EDİNME DURUMU:

    Müracaatçı Hayriye Hanım, daha önce gündelik temizlik işlerinde çalıştığını, sağlık problemleri, boşanma süreci ve çocuğu ile ilgilenmek istemesi nedenleriyle artık iş bulmadığı belirtmiştir.

     

    ÇOCUĞUN GÖRÜŞÜ VE TALEBİ:

    Çocuk Şevket, evde annesi ile birlikte yaşadığını, annesi ile çok iyi anlaştıklarını ve annesini çok sevdiğini, babası ile her gün telefonda görüntülü görüştüklerini belirtmiştir. Çocuğun hareketli ve konuşkan olduğu gözlemlenmiştir.

     

    ÖĞRENİM DURUMU:

    Müracaatçı Hayriye Hanım lise mezunudur. Çocuk Şevket ilkokul 1.sınıf öğrencisidir.

    SAĞLIK DURUMU:

                Müracaatçı 2021 yılı ekim ayında rahim kanseri olduğunu, düzenli olarak takip ve kontrollerinin yapıldığı, 2022 yılı temmuz ayında sesinin kısılması üzerine hastaneye gittiğinde doktorların önce ameliyat olması gerektiğini söylediğini fakat verilen ilaçlarla bu durumun aşıldığını ifade etmiştir.

    Oğlu Şevket’in okulda sınıf arkadaşlarına şiddet uyguladığını, agresif davranışlarının bulunduğunu, dikkat dağınıklığının olduğunu, okulun rehberlik öğretmeni ile görüşmeye gittiğini, rehberlik öğretmeninin psikiyatriye yönlendirdiğini, psikiyatr ile görüşme sonucunda ilaca başladığını, 2 ayda bir kontrollerinin olduğunu, ekim ayı içinde kontrole gideceklerini ifade etmiştir.

     

    VELAYET VE VESAYET VE SABIKA DURUMU:

    Müracaatçı kendisinin ve aile bireylerinin herhangi bir sabıka kaydının olmadığını beyan etmiştir.

    Çocuk Şevket’in velayeti anne Hayriye Hanım’a verilmiştir.

     

    ÇOCUĞUN AİLE YANINDA RİSK DURUMU:

    Çocuğun anne yanında bakımının uygun olduğu anlaşılmıştır. Çocuk hakkında herhangi bir tedbirin alınmasını gerektiren bir risk durumu mevcut değildir.

     

    YAŞANILAN KONUT DURUMU:

    İkamet edilen ev 2 oda 1 salondan oluşan bir apartman dairesidir. Kira bedeli 1750 TL’dir.

    DEĞERLENDİRME ve SONUÇ:

                Müracaatçı Hayriye Hanım’ın almış olduğu süreli SED hizmetinin sonlanacak olması üzerine 23.09.2022 tarihinde müracaatçı ve çocuğu ile mesleki görüşme ve sosyal inceleme gerçekleştirilmiştir.

    Yapılan İnceleme ve Değerlendirme Sonucunda; Müracaatçının eşi ile boşandığı, bir çocuğunun olduğu, çocuğun eğitime devam ettiği, müracaatçının kanser hastası olduğu, kontrollerinin devam ettiği, daha önce bağlanmış olan ölüm aylığının kesilmesi ile ilgili açmış olduğu davanın hala sonuçlanmadığı göz önünde bulundurulduğunda müracaatçının aldığı ekoomik destek hizmetinin devam etmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

    Sonuç olarak; 03.03.2015 Tarihinde Resmî Gazete’ de yayımlanan 29284 Sayılı Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 6. Maddesi 1. Bendi (b) fıkrası gereğince, Kayseri-07.07.2015 doğumlu Çocuk Şevket adına uzun süreli (2 yıl) ekonomik destek verilmesi ve ödemenin anne Hayriye Hanım’a yapılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.

     

     

    Adı-Soyadı : Sıla MEMİŞ

    Unvanı       :Sosyal Çalışmacı

    İmza           :

  • SAĞLIK BAKANLIĞI ALIMINDA SOSYAL ÇALIŞMACI KADROLARI LİSTESİ

    ADANA CEYHAN DEVLET HASTANESİ – 1

    ADIYAMAN KAHTA SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    ADIYAMAN ÇELİKHAN DEVLET HASTANESİ -1

    AFYON ŞUHUT DEVLET HASTANESİ -1

    AĞRI DOĞUBAYAZIT İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    AĞRI İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    AĞRI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ -1

    AKSARAY İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    AKSARAY MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ -1

    AKSARAY ORTAKÖY İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    AMASYA SABUNCUOĞLU ŞEREFEDDİN EAH -1

    ANKARA AYAŞ ŞEHİT MEHMET ÇİFCİ DH -1

    ANKARA KIZILCAHAMAM DEVLET HASTANESİ -1

    ANKARA MAMAK DEVLET HASTANESİ -1

    ANKARA NALLIHAN DEVLET HASTANESİ -1

    ANKARA ŞEREFLİKOÇHİSAR DH -1

    ANTALYA ALANYA EAH -1

    ARDAHAN DEVLET HASTANESİ -1

    ARTVİN İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    ARTVİN DEVLET HASTANESİ -1

    AYDIN ÇİNE DEVLET HASTANESİ -1

    AYDIN KUŞADASI DEVLET HASTANESİ -1

    BALIKESİR BANDIRMA EAH -1

    BATMAN MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ -1

    BATMAN İLUH DEVLET HASTANESİ -1

    BAYBURT DEVLET HASTANESİ -1

    BİNGÖL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    BİNGÖL MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ -1

    BİTLİS İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    B İTLİS ADİLCEVAZ ONKOLOJİ HASTANESİ -1

    BİTLİS DEVLET HASTANESİ -1

    B İTLİS GÜROYMAK DEVLET HASTANESİ -1

    BİTLİS TATVAN DEVLET HASTANESİ -1

    BOLU İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    BURDUR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    BURSA ORHANGAZİ DEVLET HASTANESİ -1

    ÇANAKKALE BİGA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    ÇANAKKALE EZİNE DEVLET HASTANESİ -1

    ÇANKIRI DEVLET HASTANESİ -1

    DENİZLİ TAVAS DEVLET HASTANESİ -1

    DÜZCE MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ -1

    EDİRNE İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ -1

    ELAZIĞ MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ -1

    ELAZIĞ RUH SAĞLIĞI HASTANESİ -1

    ERZİNCAN MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ -1

    ERZURUM HINIS ŞEHİT YAVUZ YÜREKSEVEN DH. 1

    ESKİŞEHİR ODUNPAZARI İLÇE SAĞLIK M. 1

    GİRESUN BULANCAK İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    GİRESUN MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ 1

    GÜMÜŞHANE MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ 1

    GÜMÜŞHANE DEVLET HASTANESİ 1

    HAKKARİ DERECİK DEVLET HASTANESİ 1

    HAKKARİ DEVLET HASTANESİ 1

    HAKKARİ ŞEMDİNLİ DEVLET HASTANESİ 1

    HAKKARİ I YÜKSEKOVA DEVLET HASTANESİ 1

    HATAY SAMANDAĞ DEVLET HASTANESİ

    IĞDIR DEVLET HASTANES 1

    ISPARTA ŞARKİKARAAĞAÇ DR. SADETTİN BİLGİÇ DEVLET HASTANESİ 1

    İSTANBUL I AVCILAR MURAT KÖLÜK DEVLET HASTANESİ 1

    İSTANBUL I ÇATALCA İLYAS ÇOKAY DEVLET HASTANESİ 1

    İSTANBUL I ESENLER KADIN DOĞUM VE ÇOCUK HASTALIKLARI HASTANESİ 1

    İSTANBUL I İSTİNYE DEVLET HASTANESİ 1

    ISTANBUL KAĞITHANE DEVLET HASTANESİ 1

    ISTANBUL SİLİVRİ CEZA İNFAZ KURUMU DEVLET HASTANESİ 1

    İSTANBUL TUZLA DEVLET HASTANESİ 1

    İZMİR I BAYINDIR DEVLET HASTANESİ 1

    K.MARAŞ ANDIRIN DEVLET HASTANESİ 1

    K.MARAŞ I ÇAĞLAYANCERİT İLÇE DH 1

    K.MARAŞ I GÖKSUN DEVLET HASTANESİ 1

    KARABÜK MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ 1

    KARABÜK I SAFRANBOLU DEVLET HASTANESİ 1

    KARAMAN MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ 1

    KARAMAN EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1

    KARS KAĞIZMAN İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    KARS MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ 1

    KARS I SARIKAMIŞ DEVLET HASTANESİ 1

    KASTAMONU İNEBOLU DEVLET HASTANESİ 1

    KASTAMONU EAH 1

    KIRKLARELİ EAH 1

    KIRŞEHİR MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ 1

    KIRŞEHİR EAH 1

    KİLİS İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    KOCAELİ ÇAYIROVA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    KOCAELİ DİLOVASI İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    KOCAELİ KANDIRA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    KONYA CİHANBEYLİ İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    KONYA ILGIN İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    KONYA KARAPINAR İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    KONYA SEYDİŞEHİR DEVLET HASTANESİ 1

    MALATYA EAH 1

    MANİSA SOMA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    MARDİN EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 1

    MERSİN İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    MUĞLA MARMARİS İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    MUŞ BULANIK DEVLET HASTANESİ 1

    MUŞ VARTO DEVLET HASTANESİ 1

    NEVŞEHİR KOZAKLI FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON HASTANESİ 1

    NEVŞEHİR DEVLET HASTANESİ 1

    NEVŞEHİR I ÜRGÜP DEVLET HASTANESİ 1

    NİĞDE I ÇİFTLİK İLÇE DEVLET HASTANESİ 1

    NİĞDE EAH 1

    ORDU GÖLKÖY DEVLET HASTANESİ 1

    OSMANİYE DÜZİÇİ İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    OSMANİYE KADİRLİ İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    RİZE KAÇKAR DEVLET HASTANESİ 1

    SAKARYA ERENLER İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    SAKARYA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    SAKARYA KARASU İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    SAKARYA TOYOTASA ACİL YARDIM HASTANESİ 1

    SAMSUN TERME İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    SAMSUN VEZİRKÖPRÜ İSM 1

    SAMSUN ÇARŞAMBA DEVLET HASTANESİ 1

    SAMSUN TERME DEVLET HASTANESİ 1

    SİİRT MERKEZ TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ 1

    SİİRT KURTALAN DEVLET HASTANESİ 1

    SİNOP BOYABAT 75.YIL DEVLET HASTANESİ 1

    SİNOP ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 1

    SİVAS DEVLET HASTANESİ 1

    SİVAS SUŞEHRİ DEVLET HASTANESİ 1

    ŞANLIURFA AKÇAKALE İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    ŞANLIURFA BOZOVA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    ŞANLIURFA HARRAN İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    ŞANLIURFA KARAKÖPRÜ İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    ŞANLIURFA AKÇAKALE DEVLET HASTANESİ 1

    ŞANLIURFA BALIKLIGÖL DEVLET HASTANESİ 1

    ŞIRNAK CİZRE İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    ŞIRNAK İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    ŞIRNAK DR. SELAHATTİN CİZRELİOĞLU DEVLET HASTANESİ 1

    TEKİRDAĞ ÇERKEZKÖY DEVLET HASTANESİ 1

    TEKİRDAĞ SÜLEYMANPAŞA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    TOKAT NİKSAR DEVLET HASTANESİ 1

    TOKAT DR. CEVDET AYKAN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI HASTANESİ 1

    TRABZON ARAKLI BAYRAM HALİL DEVLET HASTANESİ 1

    TRABZON AKÇAABAT İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    TRABZON İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    TRABZON ORTAHİSAR İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    TUNCELİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    VAN TUŞBA İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    YALOVA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    YOZGAT BOĞAZLIYAN DEVLET HASTANESİ 1

    YOZGAT YERKÖY DEVLET HASTANESİ 1

    YOZGAT İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    ZONGULDAK DEVREK İLÇE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

    ZONGULDAK İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 1

  • Sosyal Hizmetin Öncüleri; Jane Addams

    Jane Addams, 1860 yılında 9 çocuklu bir ailenin 8. çocuğu olarak Illinois’te doğdu.

    Babası, uzun süre senatörlük yapan bir politikacı ve iş adamıydı.

    Addams, 20. yüzyılın başlarındaki çalışmalarıyla sosyal hizmetin öncüleri arasında yer almıştır. Toplumsal sorunlar konusunda yaptığı çalışmalarla Nobel Barış Ödülünü de kazanmıştır.

    1881’de Rockford Kız Okulu’nu bitirir bitirmez başladığı tıp öğrenimine sağlık sorunları nedeniyle devam edemedi. Daha sonra yaklaşık 2 seneliğine Avrupa’yı gezmeye karar verdi. İki yıl boyunca gelecekte ne yapması gerektiğiyle ilgili okumalar ve yazmalar yaptı.

    27 yaşındayken, arkadaşı Ellen G.Starr ile İngiltere/Londra’nın doğusundaki Toynbee Hall Yardım Evi’ni ziyaret etti. Bu ziyaret onun için bir dönüm noktası oldu.

     

    1889’da arkadaşı Starr ile birlikte Chicago’nun az gelişmiş bir bölgesinde benzer bir yardım evi inşa ettiler. Amaçlarını, “daha yüksek bir sosyal yaşam için bir merkez sağlamak; eğitsel ve yardımsever bir işletme kurmak ve sürdürmek ve Chicago’nun sanayileşen bölgelerinin koşullarını iyileştirmek” olarak ifade ettiler.

     

    Jane Addams’ın ismi hızla yayılmaya başladı. 1905’te Chicago Eğitim Kuruluna atandı ve Okul Yönetimi Komitesi başkanlığı yaptı.

    1908’de Chicago Toplum ve Yardımlaşma Okulunun kuruluşunda yer aldı ve bir sonraki yıl Hayır ve Islah Ulusal Konferansı’nın yani Ulusal Sosyal Hizmet Konferansı’nın ilk kadın başkanı oldu.

    1910 yılında Yale Üniversitesi tarafından kazanılan ilk onur derecesini aldı.

     

    Hayattaki en önemli arzusu savaşların olmamasıydı. 1906’da Wisconsin Üniversitesi’nde dersler verdi. Bu dersleri daha sonra “Barışın Yeni İdealleri” kitabı ile yayınladı. Çeşitli zamanlarda barış adına için konuşmalar yaptı.

    ABD’nin savaşa girmesiyle birlikte, toplumsal karşıtlık oluşturduğu için basın tarafından saldırıya uğrayan Addams, Amerikan Devrimin Kızları’ndan atıldı. Ancak ilerleyen yıllarda ABD’ Başkanı olan Herbert Hoover’a düşman milletlerin kadın ve çocukları için yiyecek temin ederken asistanlık yaptı.

    Bu dönemde yaşadıklarını “Savaş Zamanında Barış ve Ekmek” adlı kitabında anlattı.

    1926’da kalp krizi geçiren Addams, sonraki süreçte sağlığına tam anlamıyla kavuşamadı. 1931 yılında Nobel Barış Ödülü kendisine verildiğinde de hastanedeydi.

    Bu ödülü aldıktan birkaç yıl sonra Chicago’da hayatını kaybeden Addams’ın cenaze töreni, kurmuş olduğu Hull House Yardım Evi’nin bahçesinde gerçekleşti.

     

    Kullanılan Kaynaklar

    Sosyal Hizmet Tarihi -Atatürk AÖF Sosyal Hizmet Kitabı

    https://www.hullhousemuseum.org/

  • PLANLI MÜDAHALE SÜRECİ NEDİR?

    Planlı müdahale süreci; müracaatçı ile temas kurulan ilk andan planlanan, müracaatçının içinde bulunduğu sistemin değerlendirildiği, sorunlarının ve ihtiyaçlarının tespit edildiği, müracaatçının da katılımı sağlanarak sorunlarının
    üstesinden gelebilmesi için toplumdaki kaynakların ve hizmetlerin harekete geçirildiği bir değişim sürecidir.

    Planlı müdahale süreci, tanışma, ön değerlendirme, planlama, uygulama, son değerlendirme, sonlandırma ve izleme olmak üzere 7 aşamadan oluşmaktadır.

    Tanışma
    Tanışma aşaması, sosyal hizmet uzmanının ve müracaatçının ilk iletişime geçtiği aşamadır. Tanışma aşamasının ilk amacı, bireylerin kaygılarını anlayarak, rahat ve güvende hissetmelerini sağlamaktır. Tanışma aşaması, sosyal hizmet uzmanı ve müracaatçının ilk karşılaşması olduğu için sosyal hizmet uzmanı olabildiğince, bilgili, anlayışlı, hazırlayıcı ve kolaylaştırıcı olmalıdır Aynı zamanda da bireyleri sorgulayıcı bir tarzda iletişim kurulmaması gerekmektedir.

    Ön değerlendirme

    Ön değerlendirme, bir kişinin veya durumun anlaşılması ya da sorunun çözülmesi ya da en aza indirilmesi için işin doğasını, nedenini, gelişimini ve yönünü belirleme sürecidir.

    Bu aşamaya başlamak için müracaatçı sisteminin açık bir şekilde tanımlanması gerekmektedir. Vakaya bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşılmalıdır. Bu aşamada bireylerin yaşam öyküleri alınmaktadır.

    Planlama
    Planlama aşaması, ön değerlendirme ve müdahale aşamalarının arasında arasındadır. Planlama aşamasında bireyin yaşadığı sorunları atlatabilmesi için hedefler belirlenerek yapılması gerekenler tespit edilmektedir. Bu tespitleri yaparken ve hedefler öncelik sırasına göre belirlenirken müracaatçının da bu sürece katılımı ve isteği önemlidir. Bu aşamada müracaatçının güçlü yönlerinin ortaya çıkarılması, sorunların çözümü konusunda avantaj sağlamaktadır.

    Müracaatçı ile sözleşmenin hazırlanması, müdahale sürecinde yapılacakların yazılı hale getirilmesi anlamına gelmektedir.  Müracaatçı ile sözleşmenin hazırlanması, planlama aşamasının tamamlanmasıdır.

    Uygulama

    Müracaatçılar ve sosyal hizmet uzmanları amaçlarını gerçekleştirmek için birlikte hazırladıkları planı yaşama geçirmektedir. Ancak sosyal hizmet uzmanının, etkili bir mesleki müdahalede bulunabilmesi için öncelikle müracaatçının bulunduğu yerden başlaması gerekmektedir. Uygulama sürecinde meydana gelen gelişme sürekli olarak izlenmeli ve mikro, mezzo ve makro düzeyde değerlendirilmelidir.

    Belirlenen sorunlar ve hedeflenen çözümlerin sağlanabilmesi için ilgili kaynaklar ve sosyal destek sistemleri, müracaatçı yararı gözetilerek harekete geçirilmektedir.

    Son Değerlendirme

    Son değerlendirme aşaması, bireylerin amaç ve hedeflerine ne derece ulaşabildiğinin ölçülmesi veya değerlendirilmesidir. Son değerlendirme aşamasında, müracaatçıda değişimin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de değerlendirilmektedir. Hangi amaç ve hedeflere ulaşılamadığı, ulaşılamama nedeni ve çözüm yolları
    değerlendirilmektedir.

    Sonlandırma

    Sonlandırma aşaması, sosyal hizmet uzmanları ile müracaatçılar arasındaki çalışma ilişkisinin sonudur. Sonlandırma, plana uygun olarak, ya da beklenmedik bir biçimde, başarılı ya da başarısız olabilir.

    Bir müdahale sürecinin başarılı bir şekilde sonlandırılabilmesi için çalışmanın ne zaman bitirileceğine müracaatçı sistemi ile birlikte karar vermek ve yaşanacak duygusal aktarımları ele almak gerekmektedir. Hedeflenen ve belirlenen aşamalar ile ilgili amaçların gözden geçirilmesi gerekmektedir.

    İzleme

    İzleme; müdahalenin tamamlanmasından sonra müracaatçının içinde bulunduğu durumun bazı açılardan yeniden incelenmesidir.

    İzlemenin temel amacı, müracaatçıların müdahale sürecindeki kazanımlarını koruyup korumadığını belirlemektir.

     

    Planlı Müdahale Aşamalarını Gösteren Tablo

    Kullanılan Kaynaklar;

    https://cdn-acikogretim.istanbul.edu.tr/auzefcontent/20_21_Guz/cocuk_genclik_ve_sosyal_hizmet/14/index.html

    https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/626190#:~:text=Planl%C4%B1%20m%C3%BCdahale%20s%C3%BCreci%2C%20tan%C4%B1%C5%9Fma%2C%20%C3%B6n,olmak%20%C3%BCzere%20yedi%20a%C5%9Famadan%20olu%C5%9Fmaktad%C4%B1r.&text=%C3%96n%20de%C4%9Ferlendirme%2C%20bir%20ki%C5%9Finin%20veya,s%C3%BCrecidir%20(Barker%2C%201999).

  • AFETLER VE SOSYAL HİZMET

    AFET NEDİR?

    Doğal, insan kökenli veya teknolojik kaynaklı bir olayın, insanların normal faaliyetlerini ve hayatın doğal akışını kesintiye uğratmak veya durdurmak suretiyle etkilemesidir.

    ACİL DURUM NEDİR?

    Anında müdahale ya da reaksiyon gerektiren, beklenmeyen ve ciddi olay ya da durumdur. Yaralanma, kalp krizi, mahsur kalma, yangın, ev ve iş kazaları ya da trafik kazaları gibi birçok durum, olayın ciddiyetine göre acil durum olarak değerlendirilebilir ve polis, itfaiye, sağlık ekibi gibi acil durum servislerinin müdahalesini gerektirebilir.

    SOSYAL HİZMET NEDİR?

    Bireylerin refahını, problem çözme ve baş etme kapasitelerini artırmaya çalışan, insanların sorunlarına çözüm üretmek ve ihtiyaçlarına yanıt verebilmek adına onları kaynaklarla buluşturan, sosyal politikaların geliştirilmesi sürecinde katkıda bulunan, etkili ve insancıl yapıdaki sistemli ve programlı hizmetler bütününü ifade etmektedir.

    AFETLERİN SONUÇLARI

    Afet sonrası bireyler; evlerini kaybetme, sağlık sorunları yaşama, aile üyelerinin vefatı veya yakınlarının ölümü ile yas süreci içerisine girme, afet sırasında yaralanarak engelli olma, işsiz kalma, maddi kazanç sağlanamamasına bağlı olarak yoksullukla mücadele etme gibi durumlarla karşı karşıya kalabilmektedir.

    Temel misyonu bireyin iyilik halinin sağlanması olan sosyal hizmet meslek ve disiplinine afet sahasında çalışma noktasında pek çok işlev yüklenmektedir.

    AFET ÖNCESİNDE SOSYAL HİZMET UZMANLARI

    Bireylere olası afet durumlarına yönelik eğitimler vermek,

    Afet alanına yönelik hizmet sunabilecek STK kapasitelerinin güçlendirilmesi için çalışmalar yürütmek,

    Kamuoyunun afetlere ilişkin bilinç geliştirmesine yönelik çalışmalar yürütmek, Afetten korunmaya yönelik olan risk yönetimi çalışmalarını organize etmek,

    Sosyal hizmet kuruluşlarının afet öncesi; değerlendirme, zarar azaltma, planlama ve hazırlık süreçlerine katılma sorumluluğunu artırmak gibi rol ve işlevlere sahiptir.

    AFET SIRASINDA SOSYAL HİZMET UZMANLARI

    Sosyal yardım sağlama ve vakalara ulaşma konusunda mesleki çalışmaları gerçekleştirmek, insanlar için yardım kaynaklarına erişimi kolaylaştırmak,

    Afet mağduru bireylerin barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması noktasında etkin rol üstlenmek; savunmasız ve dezavantajlı grupların öncelikli olarak koruma ve bakım altına alınmasını sağlamak,

    Travmatik bir durum esnasında, bireyi travma öncesi işlevselliğine döndürebilmek için psikolojik ilk yardım olarak görülen kriz müdahalesini uygulamak gibi rol ve işlevlere sahiptir.

    AFET SONRASINDA SOSYAL HİZMET UZMANLARI

    Afet sonrası çalışmalarını bireylerin ve toplumun ruh sağlığını iyileştirmek ve geliştirmek üzerine kurgulamak,

    Bireylerin afet sonrasında karşılaşabilecekleri problemlere yönelik olarak bireyleri güçlendirmek,

    Savunmasız ve dezavantajlı gruplara yönelik; psikososyal destek, yas danışmanlığı sağlamak, afetzedeler için çeşitli tedavi türleri ve terapötik müdahaleler uygulamak ya da hastaları terapistlere-terapötik merkezlere yönlendirmek,

    Bireylerin, ailelerin, grupların ve toplulukların dağılmasını önlemek gibi rol ve işlevlere sahiptir.

     

    Yararlanılan Kaynaklar; TDK, AFETLER VE SOSYAL HİZMET MAKALESİ-Doç. Dr. Taner ARTAN* Arş. Gör. Aydın Olcay ÖZKAN**

    https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1082684