Etiket: 5395 sayılı kanun

  • Bakım Tedbiri Talep Edilen Sosyal Inceleme Raporu (Kurgusal)

    KURUMU: Londra Çocuk İlk Müdahale ve Değerlendirme Birimi

    RAPOR TARİHİ: 04 Nisan 2025

    RAPOR NO: LDN-2025-041

    MÜRACAATÇININ

    Adı Soyadı: Emily Watson

    TC Kimlik Nosu: (İngiltere’de TC Kimlik yerine NHS numarası kullanılır) NHS No: 123 456 7890

    Anne / Baba Adı: Sarah Watson / James Watson

    Doğ. Yeri-Tarihi: Londra, İngiltere – 15 Mart 1985

    Cinsiyeti: Kadın

    Medeni Durum: Evli

    Öğrenim Durumu: Lise Mezunu

    İşi: Ev Hanımı

    İş Adresi: Yok

    Sosyal Güvencesi: Ulusal Sağlık Servisi (NHS)

    Aylık Gelirleri: Eşi James Watson’ın geliriyle geçim sağlanıyor (£2,000/ay)

    İkamet Adresi: 12 Green Lane, Camden, Londra, NW1 8XY

    Müracaat Tarihi: 01 Nisan 2025

    Müracaat Nedeni: 10 yaşındaki oğlu Thomas Watson’ın babası tarafından fiziksel şiddete maruz kalması ve çocuğun korunması için yardım talebi

    HİZMETTEN YARARLANACAK BİREYİN

    Adı Soyadı: Thomas Watson

    TC Kimlik Nosu: NHS No: 987 654 3210

    Anne / Baba Adı: Emily Watson / James Watson

    Doğ. Yeri-Tarihi: Londra, İngiltere – 12 Haziran 2014

    Cinsiyeti: Erkek

    Medeni Durum: Bekar (Çocuk)

    Öğrenim Durumu: İlkokul 5. Sınıf

    İşi: Yok (Öğrenci)

    İş Adresi: Yok

    Sosyal Güvencesi: Ulusal Sağlık Servisi (NHS)

    Aylık Gelirleri: Yok

    İkamet Adresi: 12 Green Lane, Camden, Londra, NW1 8XY

    SOSYAL İNCELEMENİN

    Yapıldığı Yer: Watson Ailesi İkametgahı – 12 Green Lane, Camden, Londra, NW1 8XY

    Nedeni: Thomas Watson’ın babası James Watson tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığına dair ihbar ve annesi Emily Watson’ın fiziksel engeli nedeniyle çocuğun bakımında yetersiz kalması

    Bilgi Kaynakları:

    Emily Watson (Anne) – NHS No: 123 456 7890, Telefon: 07700 900123

    James Watson (Baba) – NHS No: 456 789 1234, Telefon: 07700 900456

    Mrs. Clara Thompson (Komşu) – Telefon: 07700 900789

    Mr. David Harris (Thomas’ın Sınıf Öğretmeni) – Camden İlkokulu, Telefon: 020 7946 0123

    GENEL TANITIMI

    Thomas Watson, 10 yaşında, Londra’da doğmuş ve büyümüş bir erkek çocuktur. Aile, Camden bölgesinde müstakil bir evde yaşamaktadır. Anne Emily Watson, geçirdiği bir trafik kazası sonucu sol bacağında kalıcı bir sakatlık yaşamakta ve bu durum günlük yaşamını kısıtlamaktadır. Baba James Watson ise bir inşaat firmasında işçi olarak çalışmaktadır. Thomas, Camden İlkokulu’nda 5. sınıf öğrencisidir. Aile, son dönemde James Watson’ın alkol kullanımı ve öfke kontrolü sorunları nedeniyle ciddi problemler yaşamaktadır.

    KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

    Thomas, yapılan gözlemlere ve öğretmeni Mr. David Harris’in ifadesine göre genellikle sessiz, içine kapanık ve çekingen bir çocuktur. Şiddet olaylarından sonra sınıfta daha fazla kaygı belirtileri gösterdiği, arkadaşlarıyla iletişim kurmakta zorlandığı gözlemlenmiştir. Komşu Clara Thompson, Thomas’ın sık sık evden ağlama sesleri geldiğini ve çocuğun korkmuş göründüğünü belirtmiştir.

    İŞ DURUMU

    Thomas, 10 yaşında bir çocuk olduğundan herhangi bir işte çalışmamaktadır. Camden İlkokulu’nda tam zamanlı öğrenci olarak öğrenimine devam etmektedir.

    EKONOMİK DURUM

    Ailenin tek gelir kaynağı baba James Watson’ın inşaat işçisi olarak kazandığı aylık £2,000’dir. Anne Emily Watson, fiziksel engeli nedeniyle çalışamamakta ve engellilik ödeneği almaktadır (£300/ay). Ailenin toplam aylık geliri £2,300 olup, bu gelir Londra’daki yaşam standartları için sınırlıdır. Kira (£1,200), faturalar ve temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra aile ekonomik olarak zorlanmaktadır.

    ÖĞRENİM DURUMU

    Thomas, Camden İlkokulu’nda 5. sınıf öğrencisidir. Akademik performansı ortalamanın üzerindedir, ancak son dönemde yaşadığı travmalar nedeniyle derslere katılımında düşüş gözlemlenmiştir. Öğretmeni, Thomas’ın dikkat dağınıklığı ve ödevlerini tamamlamada zorluk yaşadığını rapor etmiştir.

    SAĞLIK DURUMU

    Thomas’ın fiziksel sağlığı genel olarak iyidir. Ancak, babasının uyguladığı fiziksel şiddet sonucu vücudunda morluklar ve sıyrıklar tespit edilmiştir. NHS tarafından yapılan muayenede ciddi bir yaralanma olmadığı, ancak psikolojik destek gerekliliği belirtilmiştir. Thomas’ın duygusal durumunda kaygı ve korku belirtileri gözlemlenmiştir.

    SABIKA DURUMU

    Thomas, 10 yaşında bir çocuk olduğundan herhangi bir sabıka kaydı bulunmamaktadır. Baba James Watson’ın ise alkollü araç kullanmaktan 2023 yılında bir cezası olduğu tespit edilmiştir.

    AİLE ve SOSYAL YAŞANTISI

    Aile, çekirdek bir aile yapısına sahiptir. Anne Emily Watson, fiziksel engeli nedeniyle ev işlerinde ve Thomas’ın bakımında zorlanmaktadır. Baba James Watson, alkol bağımlılığı ve öfke kontrolü sorunları nedeniyle aile içinde huzursuzluk yaratmaktadır. Thomas, babasından korktuğunu ve annesinin kendisini koruyamadığını ifade etmiştir. Komşular, ailenin sık sık yüksek sesle tartıştığını ve Thomas’ın bu ortamdan olumsuz etkilendiğini belirtmiştir. Thomas’ın sosyal çevresi okul arkadaşlarıyla sınırlıdır ve son dönemde arkadaşlarından uzaklaştığı gözlemlenmiştir.

    YAŞANILAN KONUT DURUMU

    Aile, Camden’da 12 Green Lane adresinde 3 odalı müstakil bir evde kiracı olarak yaşamaktadır. Ev, temel ihtiyaçları karşılayacak durumdadır ancak bakım gerektiren bazı eksiklikler (nemli duvarlar, eski mobilyalar) bulunmaktadır. Thomas’ın kendine ait bir odası vardır, ancak evdeki gergin atmosfer çocuğun huzurunu olumsuz etkilemektedir.

    DEĞERLENDİRME ve SONUÇ

    Thomas Watson, babası James Watson tarafından fiziksel şiddete maruz kalmış ve annesi Emily Watson’ın fiziksel engeli nedeniyle yeterli koruma sağlanamamıştır. 5395 sayılı çocuk koruma kanunu kapsamında çocuğun korumaya ihtiyaci olan cocuk statusunde olduğu düşünülmektedir. Çocuk Thomas’ın yaşadığı travmalar, duygusal ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemekte olup, mevcut aile ortamında kalmasının çocuğu ihmal ve istismar riskiyle karşı karşıya bırakacağı, baba James Watson’ın çocuğa yönelik fiziksel şiddet uygulama durumu da göz önünde bulundurarak çocuk Thomas Watson hakkında 5395 sayılı çocuk koruma Kanununun 5/1-c maddesi gereğince Bakım Tedbiri talep edilerek yaş ve cinsiyetine uygun bir çocuk bakım kuruluşuna yerleştirilmesinin çocuğun yüksek yararına olacağı kanaati oluşmuştur.

    Raporu Hazırlayan:

    Sosyal Hizmet Uzmanı

    Bay Tospa

    Londra Çocuk İlk Müdahale ve Değerlendirme Birimi

  • COCUK KORUMA ALANI TARIHSEL GELISIMI

    Dünya ve Türkiye’de Çocuk Koruma Alanının Tarihçesi

    Çocukların korunması, insanlık tarihinin her döneminde toplumların temel kaygılarından biri olmuştur. Ancak bu kaygı, sistematik bir koruma anlayışına dönüşerek kurumsal bir çerçeveye oturması için uzun bir süreç gerekmiştir. Dünya genelinde ve Türkiye’de çocuk koruma alanının tarihçesi, kültürel, dini, sosyal ve hukuki gelişmelerin bir yansıması olarak şekillenmiştir. Bu yazıda, çocuk koruma kavramının kökenlerinden günümüze uzanan yolculuğunu detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

    Dünya’da Çocuk Koruma Alanının Tarihçesi

    Erken Dönemler ve Geleneksel Yaklaşımlar

    Çocuk koruma fikri, insanlık tarihinin erken dönemlerinde daha çok aile ve topluluk temelli bir sorumluluk olarak ele alınmıştır. Antik Yunan ve Roma toplumlarında çocuklar, genellikle ebeveynlerin veya geniş ailenin koruması altındaydı, ancak yetim kalan veya terk edilen çocuklar için sistematik bir koruma mekanizması bulunmuyordu. Orta Çağ’da ise Hristiyanlık, İslam ve diğer büyük dinler, yetimlere ve muhtaç çocuklara yardım etmeyi bir erdem olarak teşvik etmiş; kiliseler, camiler ve manastırlar bu çocuklar için sığınaklar haline gelmiştir.

    Osmanlı Devleti gibi İslam toplumlarında, vakıflar aracılığıyla yetim ve kimsesiz çocuklara destek sağlanmış, bu da çocuk korumanın erken örneklerinden biri olarak kabul edilmiştir. Ancak bu çabalar, bireysel veya dini temelli girişimler olarak kalmış ve modern anlamda bir devlet politikası haline gelememiştir.

    Sanayi Devrimi ve Çocuk İşçiliği Sorunu

    18. ve 19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi, çocuk koruma alanında bir dönüm noktası oluşturmuştur. Fabrikalarda ve madenlerde çalıştırılan çocukların maruz kaldığı ağır koşullar, çocuk hakları ve korunması üzerine ilk ciddi tartışmaları başlatmıştır. Bu dönemde, İngiltere’de 1833 Fabrika Yasası gibi düzenlemeler, çocuk işçiliğini sınırlamaya yönelik ilk adımları atmış ve çocukların eğitim hakkını tanımaya başlamıştır.

    20. Yüzyıl: Çocuk Haklarının Kurumsallaşması

    Çocuk koruma alanındaki en önemli gelişmeler, 20. yüzyılda uluslararası kuruluşların ve hukuki belgelerin ortaya çıkmasıyla gerçekleşmiştir. 1924’te Milletler Cemiyeti tarafından kabul edilen Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi, çocukların özel bir koruma gereksinimine sahip olduğunun ilk resmi kabulü olarak tarihe geçmiştir. Bu belge, çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanması ve sömürüden korunması gerektiğini vurgulamıştır.

    İkinci Dünya Savaşı sonrası, 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), çocuk koruma konusunu küresel bir öncelik haline getirmiştir. 1959’da kabul edilen BM Çocuk Hakları Bildirisi, çocukların yaşama, eğitim ve sağlık gibi haklara sahip olduğunu ilan etmiş; bu, daha kapsamlı bir belgenin temelini oluşturmuştur. Nihayet, 20 Kasım 1989’da BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme kabul edilerek, 1990’da yürürlüğe girmiştir. 193 ülke tarafından onaylanan bu sözleşme, tarihin en fazla ülke tarafından kabul edilen insan hakları belgesi olmuş ve çocukları evrensel bir koruma şemsiyesi altına almıştır. Sözleşme, çocukların yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarını detaylı bir şekilde tanımlamış; taraf devletleri bu hakları güvence altına almaya zorlamıştır.

     

    Günümüz: Küresel Zorluklar ve Çabalar

    Bugün, UNICEF gibi kuruluşlar, çocuk koruma sistemlerini güçlendirmek, çocuk işçiliği, istismar, yoksulluk ve savaş gibi sorunlarla mücadele etmek için dünya genelinde faaliyet göstermektedir. Ancak, çocuk askerler, erken yaşta evlilikler ve dijital ortamdaki istismar gibi yeni tehditler, çocuk koruma alanını daha karmaşık hale getirmiştir. 21. yüzyılda, uluslararası işbirliği ve teknoloji odaklı çözümler, bu sorunlara yanıt aramada kritik bir rol oynamaktadır.

    Türkiye’de Çocuk Koruma Alanının Tarihçesi

    Osmanlı Dönemi: Vakıflar ve Geleneksel Koruma

    Türkiye’de çocuk koruma alanının kökleri, Osmanlı Devleti’ne kadar uzanır. Osmanlı’da yetim ve kimsesiz çocuklar, genellikle vakıflar aracılığıyla korunmuş; Darüşşafaka gibi kurumlar, eğitim ve barınma imkânı sunarak bu çocuklara destek olmuştur. Ancak bu çabalar, çoğunlukla yerel ve bireysel düzeyde kalmış, merkezi bir devlet politikası haline gelememiştir. Osmanlı’da çocuk bayramı gibi etkinliklerin düzenlendiğine dair bazı tarihsel kaynaklar da bulunmaktadır; örneğin, Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin temellerinin bu dönemde atıldığına işaret edilmektedir.

    Cumhuriyetin İlk Yılları: Kurumsal Adımlar

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla birlikte, çocuk koruma alanında önemli adımlar atılmıştır. 1921’de, Kurtuluş Savaşı’nın zor koşullarında yetim kalan çocuklar için Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu) kurulmuş ve bu, modern Türkiye’nin ilk çocuk koruma girişimi olarak kabul edilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı” sözü, bu dönemde devletin çocuklara verdiği önceliği yansıtmaktadır. 1923’te Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Himaye-i Etfal’in faaliyetleri genişletilmiş; çocuklara sağlık, eğitim ve barınma hizmetleri sunulmuştur.

    Türkiye’de çocuk haklarının sembolü haline gelen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 1929’da ilk kez kutlanmış ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk bayramlardan biri olmuştur. Bu bayram, çocukların toplumdaki yerini vurgulamış ve koruma bilincini güçlendirmiştir.

    Yasal Düzenlemeler ve Gelişmeler

    1949’da kabul edilen 5387 Sayılı Korunmaya Muhtaç Çocuklar Hakkındaki Kanun, Türkiye’de çocuk koruma sisteminin ilk yasal çerçevesini oluşturmuştur. Bu kanun, korunmaya ihtiyacı olan çocukların bakımını Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na devretmiş; 1957’de 6972 Sayılı Kanun ile düzenlemeler daha da genişletilmiştir. 1983’te ise 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu, modern sosyal hizmetlerin temelini atmış ve çocuk koruma hizmetlerini kurumsal bir çerçeveye oturtmuştur.

    Türkiye, 1990’da BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi imzalamış ve 1995’te yürürlüğe koymuştur. Bu adım, Türkiye’nin çocuk haklarını uluslararası standartlara uyumlu hale getirme çabasını göstermiştir. 2000’li yıllarda “Haydi Kızlar Okula” gibi kampanyalarla kız çocuklarının eğitimi teşvik edilmiş; erken çocukluk gelişimi ve çocuk işçiliği gibi alanlarda projeler hayata geçirilmiştir.

    Günümüz Türkiye’sinde Çocuk Koruma

    2011’de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kurulması, çocuk koruma hizmetlerinde bir dönüm noktası olmuştur. Çocuk Esirgeme Kurumu’nun kapatılmasıyla, hizmetler daha modern ve aile odaklı bir yaklaşımla yeniden yapılandırılmıştır. Kışla tipi yurtların yerini çocuk evleri almış; koruyucu aile sistemi teşvik edilmiştir. UNICEF ile işbirliği içinde yürütülen projeler, mülteci çocuklar da dahil olmak üzere tüm çocukların korunmasını hedeflemektedir.

    Ancak, Türkiye’de çocuk koruma alanında hâlâ zorluklar bulunmaktadır. Çocuk işçiliği, erken yaşta evlilikler ve töre gibi kültürel faktörler, çocuk hakları ihlallerine neden olabilmektedir. Ayrıca, personel yetersizliği ve bütçe kısıtlamaları, sistemin etkinliğini sınırlamaktadır. Buna rağmen, “Çocuk Dostu Şehirler” gibi girişimler ve dijital güvenlik önlemleri, Türkiye’nin çocuk koruma alanındaki çabalarını geleceğe taşımaktadır.

    Sonuç

    Dünya ve Türkiye’de çocuk koruma alanının tarihçesi, insanlığın çocuklara verdiği değerin evrimini yansıtmaktadır. Geleneksel toplumlardaki bireysel yardımlardan, modern devletin kurumsal politikalarına uzanan bu süreç, çocukların haklarının tanınması ve korunması için atılmış önemli adımları içermektedir. Ancak, küresel ve yerel düzeyde hâlâ çözülmesi gereken sorunlar bulunmaktadır. Çocukların güvenli, sağlıklı ve mutlu bir geleceğe sahip olabilmesi için uluslararası işbirliği ve toplumsal farkındalık, bu alandaki ilerlemenin temel taşları olmaya devam edecektir.

     

     

     

     

  • 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu

    5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, korunma ihtiyacı olan ya da çeşitli sebeplerden dolayı suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin kanun gücüyle güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenler.

    Çocuk Koruma Kanunu’nun konusu, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında, mahkeme tarafından alınacak tedbirlerdir. Aynı zamanda çeşitli sebeplerden dolayı suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerinin usul ve esaslarına, çocuk mahkemelerinin kuruluş ve görev ile yetkileri hakkında hükümler 5395 sayılı kanunda açıklanır.

    Kanunun 3. maddesinde uygulama kapsamındaki kişi, kurum ve kavramlar belirtilmiştir. Bunlar; Çocuk, Korunma ihtiyacı olan çocuk, Suça sürüklenen çocuk, Mahkeme, Çocuk hakimi, Kurum, Sosyal çalışma görevlisidir.

    Bu kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması esas alınarak, çocuğu yaşama gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması ile çocuğun yaşamının esenliğinin gözetilmesi gibi hususlar değerlendirilir.

    5395 Sayılı Kanun ve Temel İlkeleri

    5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun uygulaması, çocuğun temel hak ve özgürlüklerinin korunmasını amaç edinmektedir. Buna göre Çocukları Koruma Kanunu’nun 4. maddesinde bu kanunun temel ilkeleri şu şekilde açıklanmaktadır:

    • Çocuğun yaşama, gelişme ve korunma haklarını güvence altına almak,
    • Çocuğun yararını gözetmek,
    • Çocuk ve ailesinin herhangi bir sebeple ayrımcılığa tabi tutulmaması,
    • Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek yoluyla karar sürecine katılımlarının sağlanması,
    • Çocuğun, ailesinin, ilgililerinin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları,
    • İnsan haklarına dayalı, adil, etkili ve süratli bir usül izlenmesi,
    • Soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimama gösterilmesi,
    • Kararların alınmasında ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi
    • Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması

     

    5395 Sayılı Kanun Kapsamında Olan Çocuklar

    Çocuk Koruma Kanunu kapsamında olan çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde, yargılama ve kararların yerine getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınmaktadır.

    Kanun kapsamında olan çocuklar 5395 Sayılı Kanunda şu şekilde tanımlanmaktadır:

    • Çocuk: Erken yaşta ergin olsa bile, 18 yaşını doldurmamış kişi
    • Korunma ihtiyacı olan çocuk: Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal ya da istismar edilen çocuk
    • Suça sürüklenen çocuk: Yasalara göre suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma yapılan ve bu fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbiri verilen çocuk.

     

    5395 Sayılı Kanun Kapsamında Tedbirler

    Çocuk Koruma Kanunu kapsamında olan çocuklara koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanmaktadır. Söz konusu koruyucu ve destekleyici tedbirler şu şekildedir;

    • Danışmanlık tedbiri; çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye yönelik tedbirdir.
    • Eğitim tedbiri; çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine yönelik tedbirlerdir.
    • Bakım tedbiri; çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine yönelik tedbirlerdir.
    • Sağlık tedbiri; çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına yönelik tedbirdir.
    • Barınma tedbiri; barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya yönelik tedbirdir.