Yazar: admin

  • Himaye-İ Etfal Cemiyeti

    Cemiyet, I. Dünya Savaşı nedeniyle cephede savaşanların çocukları ile kaybedilen topraklardan Anadolu’ya göç eden ailelerin kimsesiz ve yoksul kalan çocuklarına bakmak amacıyla 6 Mart 1917’de İstanbul’da kurulmuştur. 17 Ocak 1921 tarihli padişah iradesi ile kamu yararına çalışan bir cemiyet olarak kabul edilmiştir.

    Dârüleytâmların yetersizliği üzerine dönemin zor koşullarına rağmen bu kurum ortaya çıkarılmıştır. Cemiyetin kurulduğu yıllarda savaş devam etmekteydi ve Anadolu’nun birçok yerinden çok sayıda muhtaç ve yetim çocuk İstanbul’a getirilmekteydi. Türkiye Himaye-i Etfal Cemiyeti, Nizamname-i Esasisi’nde amaçlarını; “Cemiyet evvela şehit çocuklarıyla, saniyen harp malullerinin ve harp felaketzedelerinin çocuklarıyla iştigal eder.” ve “Cemiyet, bunun haricinde alelumum etfalin himayesine ait hususat ile meşgul olur.” şeklinde açıklamaktadır. Cemiyet öncelikle şehit yetimleriyle meşgul olacağını belirtmekle birlikte, ülkenin bütün çocuklarını himaye edecek geniş bir hizmet anlayışıyla çalışmıştır. Bu yönüyle çocuğa, anneye ve aileye yönelik hizmetler sunan Cemiyet, amaçlarını gerçekleştirmek için; ana bakım evleri, aşevleri, parasız banyolar, süt damlaları, gündüz bakım evleri, poliklinikler ve ana kucakları açmıştır. Ayrıca ziyaretçi hemşire ve sıhhat rehberleri ile eğitim ve sağlık hizmeti sunarak, bebek ölümleriyle ve salgın hastalıklarla mücadele etmiş, nüfus artışına katkıda bulunmuştur. Cemiyet, çocuklar için öğrenci sofraları ve kampları düzenleyerek, çocuk bahçeleri, çocuk tiyatro ve sinemaları, çocuk kitapevleri ve okuma odaları açarak, onlara yönelik kitaplar yayınlayarak eğitim ve kültür hizmeti vermiş; çocukların hukuki haklarını koruyucu ve sosyal güvence sağlayıcı tedbirler almıştır. Çocuk himayesi kapsamında; hem çocuk hem de ailenin himayesini benimseyen Türkiye Himaye-i Etfal Cemiyeti, çocuk davasını milli bir mesele olarak ele almış, çocuk himayesini anne karnında başlatmıştır.

    Cemiyetin gelir kaynakları ise üye aidatı, devlet yardımı, cemiyete ait taşınır ve taşınmaz malların gelirleri, düzenlenen etkinliklerden elde edilen gelirler, hayır kurumlarıyla paylaşılan fitre ve kurban derileri gelirleri ve halkın bağışlarından oluşmaktaydı.

     

    Himaye-i Etfal Cemiyeti Osmanlı’dan miras kalan sosyal hizmet sunumu yapan sivil toplum örgütlerinden biri olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün desteğiyle de kısa sürede hızlı bir şekilde büyümüş ve hizmet alanını geliştirmiştir.

    Himaye–i Etfal Cemiyeti, 1935 yılında “Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu” adını almıştır. 26 Kasım 1937 tarihinde Kurum, Bakanlar Kurulu’nun 1223 sayılı Kararı ile kamu yararına çalışan dernek iken, 1961’de 35 Sayılı Kanunla; idare heyetinin Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nca atanarak yürütülmesi kabul edilmiş ve 1980 darbesi sonucu yeni bir sürece girmiştir. Bu bağlamda, 5 Mayıs 1981 tarihinde yayınlanan 51 No’lu Milli Güvenlik Kurulu Kararı ile Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu’nun genel merkezi, il merkezleri ve tüm kolları feshedilmiştir. 24 Mayıs 1983 tarih ve 2828 Sayılı Yasa ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu kabul edilerek, tüzel kişiliği olan katma bütçeli bir kuruluş haline getirilmiş, hazırlanan geçici madde gereğince Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu’nun kuruluşlarının yönetimi Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına verilmiştir. 1991 yılında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlanan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, bütün illerde hizmet vermeye devam etmiştir. Günümüzde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde farklı birimler olarak çocuk, yaşlı ve aileye yönelik hizmetler verilmektedir.

  • 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu

    5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, korunma ihtiyacı olan ya da çeşitli sebeplerden dolayı suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin kanun gücüyle güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenler.

    Çocuk Koruma Kanunu’nun konusu, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında, mahkeme tarafından alınacak tedbirlerdir. Aynı zamanda çeşitli sebeplerden dolayı suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerinin usul ve esaslarına, çocuk mahkemelerinin kuruluş ve görev ile yetkileri hakkında hükümler 5395 sayılı kanunda açıklanır.

    Kanunun 3. maddesinde uygulama kapsamındaki kişi, kurum ve kavramlar belirtilmiştir. Bunlar; Çocuk, Korunma ihtiyacı olan çocuk, Suça sürüklenen çocuk, Mahkeme, Çocuk hakimi, Kurum, Sosyal çalışma görevlisidir.

    Bu kanunun uygulanmasında, çocuğun haklarının korunması esas alınarak, çocuğu yaşama gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması ile çocuğun yaşamının esenliğinin gözetilmesi gibi hususlar değerlendirilir.

    5395 Sayılı Kanun ve Temel İlkeleri

    5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun uygulaması, çocuğun temel hak ve özgürlüklerinin korunmasını amaç edinmektedir. Buna göre Çocukları Koruma Kanunu’nun 4. maddesinde bu kanunun temel ilkeleri şu şekilde açıklanmaktadır:

    • Çocuğun yaşama, gelişme ve korunma haklarını güvence altına almak,
    • Çocuğun yararını gözetmek,
    • Çocuk ve ailesinin herhangi bir sebeple ayrımcılığa tabi tutulmaması,
    • Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek yoluyla karar sürecine katılımlarının sağlanması,
    • Çocuğun, ailesinin, ilgililerinin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları,
    • İnsan haklarına dayalı, adil, etkili ve süratli bir usül izlenmesi,
    • Soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimama gösterilmesi,
    • Kararların alınmasında ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi
    • Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması

     

    5395 Sayılı Kanun Kapsamında Olan Çocuklar

    Çocuk Koruma Kanunu kapsamında olan çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde, yargılama ve kararların yerine getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınmaktadır.

    Kanun kapsamında olan çocuklar 5395 Sayılı Kanunda şu şekilde tanımlanmaktadır:

    • Çocuk: Erken yaşta ergin olsa bile, 18 yaşını doldurmamış kişi
    • Korunma ihtiyacı olan çocuk: Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal ya da istismar edilen çocuk
    • Suça sürüklenen çocuk: Yasalara göre suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma yapılan ve bu fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbiri verilen çocuk.

     

    5395 Sayılı Kanun Kapsamında Tedbirler

    Çocuk Koruma Kanunu kapsamında olan çocuklara koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanmaktadır. Söz konusu koruyucu ve destekleyici tedbirler şu şekildedir;

    • Danışmanlık tedbiri; çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye yönelik tedbirdir.
    • Eğitim tedbiri; çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine yönelik tedbirlerdir.
    • Bakım tedbiri; çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine yönelik tedbirlerdir.
    • Sağlık tedbiri; çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına yönelik tedbirdir.
    • Barınma tedbiri; barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya yönelik tedbirdir.
  • HELİKOPTER EBEVEYNLİK NEDİR?

    HELİKOPTER EBEVEYNLİK NEDİR?

    Helikopter ebeveyn tanımlaması, ilk defa 1969 yılında, Psikolog Haim Ginott tarafından, terapi yaptığı bir çocuğun ailesini anlatırken “sürekli etrafımda helikopter gibiler” demesi üzerine kullanılmıştır.

    Helikopter ebeveynliği, tipik olarak, bir çocuğun her hareketine çok dikkat eden, aşırı derecede ilgili, son derece endişeli ebeveynleri tanımlar. Çocukları kendisi için “en iyi” olduğunu düşündüğü şeyi yapmaya yönlendirmeye çalışırlar.

    Helikopter ebeveynler, çocuğu olmadan var olamazlar

    Sürekli çocuğundan bahsederler. Çocuğunu kendisinden ayrı bir varlık olarak göremezler. Çocuğunu anlatırken daha dıoğrusu çocuğunun da olduğu ortamda onun yerine konuşurken “tıpı kazandık”, “yarına ödevimiz var” hatta, “başımız ağrıyor” gibi cümleler kurabilir. Helikopter ebeveynlere göre çocuğunun baş ağrısını yalnız çekmesi bile mümkün değildir.

    Helikopter Ebeveynler Kendi hayatlarını yaşayamazlar

    Sürekli çocukları ile ilgilendikleri için kendi hayatını yaşayamazlar. Çocuk her şeyden önceliklidir ve ailenin başka bir şey yapması neredeyse imkansızdır. Çocuğunun ödevi, çocuğun kursu, çocuğun basketbol kursu, çocuğun arkadaşının doğum günü…

    Helikopter Ebeveynler Çocuğa sorumluluk veremezler

    “Ben yaşayamadım o yaşasın” mantığıyla hareket eden helikopter ebeveynler; çocuğun bizzat kendisinin yapması gereken işleri dahi yapmaya çalışırlar. Çocuklarının odasını toplarlar, okul çantasını düzenler, üstünü giydirir, ayakkabılarını bile kendileri bağlarlar.

    Helikopter Ebeveynler çocuk konusunda aşırı kaygılıdır

    Çocuklarının okul başarısı, sınav sonucu, gelecekte yaşayacağı hayat, işi vb her şey onlara derttir. Bu durum ebeveyne sürekli yaşayacağı bir kaygı olarak geri döner.

    Helikopter Ebeveynler Aşırı koruyucu ve kontrolcüdür

    Her zaman ve her yerde sürekli tetiktedirler. Çocuğun çocuk gibi yaşamaması için elinden geleni yaparlar. Ebeveyn her zaman her işin içindedir.

    Helikopter Ebeveynlerin Çocuklarında Ortaya Çıkan Sorunlar

    Ailelerinden ayrı bir bilinç ve öz benlik oluşturamazlar. Bu nedenle sorumluluk ve risk almakta zorlanırlar.

    Sorunlar karşısında çözüm bulmakta güçlük çekerler.

    Bir kısmı ebeveynlerinden sürekli onay alma ihtiyacı hissederken bir kısmı ise aksine her dedikleri olsun ister.

    Sosyal iletişim becerisi zayıftır.

  • Bacıyan-ı Rum Teşkilatı Nedir?

    Bacıyan-ı Rum Teşkilatı; dünyanın bilinen ilk kadın örgütüdür.

    Bilime, sanata ve ahlâka son derece önem verilen Ahilik anlayışında, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta önemli bir yeri vardı. Kadınların teşkilatlanıp gelişmesi için Ahi Evran’in eşi Fatma Bacı, dünyanın ilk kadın teşkilatı olan “Bacıyan-ı Rum” teşkilatını yani Anadolu Kadınlar Birliği’ni kurmuştur.

    11. yüzyılda Anadolu’da kadınlar daha çok çadırcılık, keçecilik, nakışçılık, örgücülük, kilim ve halı dokumacılığı, ipek ve pamuk ipliği üretimini gerçekleştirmişlerdir. Çalışan kadınlar gerek mesleki ve teknik konularda, gerekse ahlaki konulardaki çağın gerektirdiği eğitim ihtiyacını “Bacıyan-ı Rum” teşkilatında karşılıyorlardı.

    Bacıyan-ı Rum teşkilatı, Anadolu kadınlarını, gerektiğinde düşmanlara karşı vatan savunmasında eşlerinin yanında mücadele etmesi ve gerektiğinde de kültürde, sanatta, edebiyatta, sosyal ve ekonomik alanlarda kalkınıp gelişmesini sağlamak için teşkilatlandırmıştır.

    Bacıyan-ı Rum teşkilatı, korumaya ihtiyacı olan genç kızları himayesine almış, onların eğitimlerinden, ev-bark sahibi olmalarından sorumlu olmuşlardır.

    Bunun dışında ihtiyar kadınların bakımı, genç kızların evlendirilmesi gibi birtakım sosyal hizmetlerde bulunarak maddi sıkıntı içinde olanlara yardım elini uzatmıştır. Sosyal, ekonomik, kültürel ve ahlâki ilkeleriyle Ahilik kültürü, fertlerin hak ve özgürlüklerine ayrıca önem vermektedir. Ahilik teşkilatının erkek üyelerine “Eline, beline, diline sahip ol!” prensibi benimsetilip yaygınlaştırılırken, Bacıyan-ı Rum teşkilatı aracılığıyla da kadınlara, “Eşine, işine ve aşına dikkat et!” prensipleri benimsetiliyordu.

  • Josephine Butler Kimdir?

    Josephine Butler, köle ticareti ile mücadele eden varlıklı bir babanın kızı olarak 13 Nisan 1828’de Northumberland’da doğdu. 1852’de George Butler ile evliliklerinde dört çocuğundan ikisini çok küçük yaşlarda kaybettikten sonra gücünü toplumun sahipsiz kesimlerini korumak için kullandı.

    İngiltere’de evlilikte rıza yaşının 13’den 16’ya yükseltilmesi, polislerin korumaya ihtiyacı olan kadınlara uyguladıkları kötü muamele gibi konularda kampanyalar düzenlediği için toplum tarafından yadırgandı.

    Mücadelesine hiç ara vermeyen Butler, cinsel anlamda sömürülen çocuk ve kadınlarla ilgili kamuoyu oluşturdu. 1867 yılında Cambridge Üniversitesi’ne yaptığı baskılar sonucu Kadınlar Koleji açılmasını sağladı.

    Butler’ın kadınlar için sosyal reformu, eğitim ve eşitliği teşvik eden yazıları yaygın bir şekilde dağıtıldı.

    Butler 30 Aralık 1906’da hayatını kaybetti.

  • ENGELLİ SAĞLIK RAPORLARI

    Engelliler için sağlık kurulu raporu kişilerin engellilik durumlarını, engel gruplarını, engellilik tür ve derecelerini değerlendiren Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş heyetler tarafından düzenlenen bir belge olup engelli haklarından yararlanmak için temel belge niteliğindedir. Engelli  aylığı,  evde bakım yardımı, bakım hizmetleri, özel eğitim, istihdam ve sağlık gibi alanlarda tanımlanmış hak ve hizmetlerden yararlanmak  için  gerekli  olan  belgedir.  Engelli  sağlık kurulu raporu, engelliler için düzenlenmiş vergi indirimleri, vergi muafiyetleri ve çeşitli alanlardaki indirimler için de kullanılmaktadır.

    Engelliler   için   sağlık   kurulu   raporu,   Sağlık   Bakanlığı tarafından  yetkilendirilmiş  hastanelerden  alınmaktadır. Yetkili hastaneler Sağlık Bakanlığı internet sitesinde yayımlanmaktadır.

     

    Kaynak; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sitesi

  • KADIN KONUKEVİ NEDİR?

    Kadın konukevleri, fiziksel, duygusal, cinsel, ekonomik ve sözlü istismara veya şiddete uğrayan kadınların, şiddetten korunması, psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanmak suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri ve kadın konukevi, sığınmaevi, kadın sığınağı, kadınevi, şefkatevi ve benzeri adlarla açılmış ya da açılacak yatılı sosyal hizmet kuruluşlarıdır.

    Kadın konukevlerinden hizmet alan kadınların durumlarının, aileleri ya da eşleri ile olan anlaşmazlıklarının incelenmesi ve sorunlarının giderilmesine yönelik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından mesleki çalışmalar yapılmaktadır. Söz konusu kadın ve beraberindeki çocuklarına doğrudan ya da ilgili kurumlara yönlendirmek suretiyle güvenlik, danışmanlık, tıbbi destek, geçici maddi yardım, kreş, mesleki eğitim kursu, grup çalışmaları, sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetler vb. alanlarda destek sunulmaktadır.

    Daha ayrıntılı bilgiler için www.aile.gov.tr adresine göz atabilirsiniz.

  • Kadına Yönelik Toplum Baskısını Anlatan Filmler

    Daima Lilya / Lilja 4-ever

    16 yaşındaki Lilya, Sovyetler Birliği’nde gecekonduda yaşamaktadır. Annesi tarafından terkedilen genç kız, kendisine baskı uygulayan teyzesinin yanında kalmaktadır. Çıkış yolunu ise arkadaşlarıyla vakit geçirmekte bulur.
    Andre isimli bir gence aşık olup onun peşinden İsveç’e gitmeye karar verir. Eski iğrenç hayatından kurtulup kendisine yeni bir sayfa açmayı planlamaktadır. Fakat, yaşam onu bir seks köleliğine doğru itecek ve hayatın her yerde aynı olduğunu kavramasını sağlayacaktır.

    Agora

    Roma İmparatorluğu hâkimiyetindeki İskenderiye’de geçen hikayede bilinen ilk kadın matematikçi, astronom ve filozof olan Hypatia’nın hayatı merkeze alınıyor.

    Gözlerimi De Al

    Bir kış akşamında Pilar, kocasının şiddet içerikli davranışlarına daha fazla dayanamayarak evden kaçar. Yanına sadece birkaç parça eşya ile Juan adındaki oğlunu alarak gitmiştir. Aslında kocasına çok aşıktır ama yaşadıkları artık onu tüketecek noktaya getirmiştir. Kocası Antonio, zaman kaybetmeden onu bulmak üzere yola düşer. Antonio, kendisi için Pilar’ın gün ışığı anlamına geldiğine inanır. Pilar, etrafındaki insanların olumsuz tepkilerine rağmen, kocasını affetmek ister.

    Film, evlilik hayatındaki çatışmaları merceğe alan ve birçok ülkede ilgi ile izlenen bir yapımdır.

    Mor Yıllar

    1900’lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie’ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie’nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda, Sofia adlı kadınla tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.

    Gönül Yarası

    Nazım Anadolu’daki idealist öğretmenlik kariyerinden emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşir ve emekli maaşının bağlanmasını beklerken arkadaşı Takoz’un taksisinde çalışmaya başlar. Dünya ise pavyonda çalışan ve eski kocası Halil ile başı belada olan zor durumda bir kadındır. Bir gün Nazım’ın taksisine bindiğinde, her ikisinin de hayatı değişir. Usta oyuncu Şener Şen’in başrol olduğu bu filmi de kesinlikle tavsiye ederiz.

     

  • SOSYAL İNCELEME RAPORU ÖRNEĞİ-KURGUSU

     

    KURUMU                  : Q Çocuk Evleri  Sitesi Müdürlüğü

                                         (Q İli Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Birimi)

    RAPOR TARİHİ        : 02.07.2021

    RAPOR NO                : 000000

    MÜRACAATÇININ

    Adı Soyadı                 : X.X                                                   Y.X

    Doğum Yeri Yılı        : MERKEZ1/1/1970                           MERKEZ – 2/1/1971

    T.C. no                       : 00000000000                                   00000000000                               

    Eğitim Durumu        : İlkokul mezunu                                Lise mezunu

    İşi                               : Ev hanımı                                            Kaportacı

    İş Adresi                    :           —                                               Sanayi

    Sosyal Güvencesi      :           Emekli

    Ailenin Aylık Geliri  :           5000 TL         

    İkamet Adresleri       : Falan Mah. Filan Sok. No:999 Merkez-Q Şehri

     

    Müracaat Tarihi       : 30/06/2021

    Müracaat Nedeni      : 24/04/2021 tarihinde birimimize teslim edilen ve 22/05/2021 tarihinde Q İli Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi ÇEMATEM’e yatan Q.X’in hafta sonu hastaneden eve izinli verilmesi hakkında.

    HİZMETTEN YARARLANACAK BİREYLERİN

    Adı Soyadı                 :           X.Q

    TC Kimlik No           :           00000000000000

    Baba / Anne Adı       :           X-Y

    Doğ. Yeri-Tarihi       :           10/8/2005- Q Şehri

    Medeni Durum         :           Bekar

    Cinsiyeti                    :            E

    Öğrenim Durumu     :           Ortaokul mezunu

     

    SOSYAL İNCELEMENİN

    Tarihi                         : 02.07.2021

    Yapıldığı Yer            : ÇOKİM, Ailenin İkameti

    Bilgi Kaynakları       : Çocuk Q.X ile yapılan görüşme, aile ile yapılan görüşmeler, ÇEMATEM personelleriyle görüşme, Nüfus Kayıt Örneği, Dosya Bilgileri

    GENEL TANITIMI : : Q Şehri Merkez Sosyal hizmet merkezi ile yapılan görüşme ve dosya incelemesi sonucu 2005/Q Şehri  doğumlu Q.X isimli çocuğun 24/04/2021- 04/05/2021 tarihleri arasında birimimizde kaldığı ve hakkında Sağlık Tedbiri Talep edilerek aileye teslim edildiği bilgisi edinilmiştir.

    14/05/2021 tarihinde Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Birimine ikinci defa yerleştirilen çocuk Q.X ile yapılan görüşmede ve hakkında birimimizce düzenlenen 04/05/2021 tarihli Sosyal İnceleme Raporundan elde edilen bilgiler doğrultusunda;

    Annesi X.X’in ev hanımı olduğu, babası Y.X’in sanayide kaportacı olduğu, ağabeyi Z.X’in babası yanında çalıştığını, 2009 doğumlu W.X isimli kardeşinin ise eğitim hayatına devam ettiği öğrenilmiştir.

    Q.X ile yapılan görüşmede Q.X; arkadaş çevresinin etkisiyle uçucu madde kullanımına alıştığını, krizleri nedeniyle bir süreliğine Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünü, tedavinin ardından krizlerinin bittiğini, fakat şuan zevk için içtiğini, hastanede tedavi görmek istemediğini, ilaç kullanmak istemediğini, çünkü Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğü süreçte içtiği ilaçların kendisini kötü yaptığını, hareket etmekte zorlandığını belirtmiştir.

    Yapılan görüşmede Q.X’in esmer tenli olduğu, görüşme sırasında kendisini ifade edebildiği, göz kontağı kurabildiği gözlemlenmiştir.  

                Anne X.X ile çocuğun hastaneye yatışından sonra birimde yapılan görüşmede; baba Y.X ve evin büyük çocuğu Z.X ‘in, Q.X ile ilgili kararı kendisine bıraktıklarını, kendisinin çocuğu Q.X’i teslim almak istediği ancak tedavi sürecinin nasıl işleyeceğini bilemediğini, oğlu Q.X’in tekrar maddeye başlaması halinde ailesi ile daha büyük sorunlar yaşayabileceğini aktarmıştır. Anne X.X ile yapılan görüşmenin ardından, baba Y.X ve ağabey Z.X ile de görüşme yapılmıştır. Görüşme sonunda baba Y.X ve ağabey Z.X de Q.X’in iyileşme sürecinde ona destek olacaklarını belirtmiştir.

                Psikiyatrist ve Ruh Sağlığı Hastanesi’ndeki psikolog ile yapılan görüşmelerde çocuk Q.X’in sağlık durumunun iyiye gittiği ve 10/05/2021 tarihinde taburcu olup eve dönüşüne izin verildiği, meslek elemanlarının çocuk Q.X’in sağlık durumunu düzenli olarak takip edeceği bilgileri edinilmiştir.

    KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ: Yapılan görüşmede Q.X’in esmer tenli olduğu, görüşme sırasında kendisini ifade edebildiği, göz kontağı kurabildiği; anne X.X ve baba Y.X’in çocukları hakkında ilgili bir ebeveyn rolü üstlendiği, önemsedikleri, çocukları için kaygılandıkları gözlemlenmiştir.

    ÖĞRENİM DURUMU: Çocuk Q.X’in ortaokul mezunu olduğu, annenin ilkokul mezunu olduğu, babanın lise mezunu olduğu, ailenin diğer çocuklarından ağabey Z.X’in üniversite mezunu olduğu, kardeş W.X’in ise ortaokul öğrencisi olduğu bilgileri edinilmiştir.

    İŞ DURUMU ve EKONOMİK DURUM: Annenin ev hanımı olduğu, babanın sanayide kendi dükkanını işlettiği öğrenilmiş olup, ailenin gelirinin 5000 lira olduğu öğrenilmiştir.

    SAĞLIK DURUMU: Aile bireylerinin herhangi bir sağlık sorunu bulunmamakta olup, çocuk Q.X’in madde kullanımı nedeniyle geçmişte yatılı tedavi gördüğü, ilaç kullanımını birçok kez habersiz bıraktığı, bir kez intihar girişiminde bulunduğu bilgileri edinilmiş olup, madde kullanımı öyküsünün olması, geçmişte yatılı tedavi görmesi nedeniyle çocuğun madde sağaltımının yapılması için 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-d maddesi uyarınca Acilen  Sağlık Tedbiri Kararı alınması talep edilmiştir.

    SABIKA DURUMU: Ailenin sabıka kaydı olmadığı bilgisi ediniliştir.

    AİLE ve SOSYAL YAŞANTISI: X.X-Y.X çiftinin 1995 yılında yapmış oldukları evlilikten W.(1998), Q. (2005), Z. (2009) isimli çocuklarının dünyaya geldiği, ailenin Q Şehri Merkezinde ikamet ettikleri, çocuk Q.X’in ucucu madde kullanımı olduğu, geçmişte ucucu madde kullanımından dolayı intihar girişimleri olduğu, Q Şehri Hastanesinde bir süreliğine yatılı tedavi gördüğü fakat tedavisinin ardından ucucu madde kullanımına devam ettiği,  yatılı tedaviyi ve ilaç kullanımını birçok kez reddettiği, ailenin çocuğunu kontrol edemediği, çocuk Q.X’in hırçın davranışlarının bulunduğu,  aile bireylerinin Q.X’in hayatından endişe duydukları, bu nedenlerle birimimize teslim edildiği bilgileri edinilmiş olup, ailenin sosyal yaşantısını değiştirip başka bir mahalleye taşınmayı düşündükleri, çocuklarını spora yazdırmayı planladıkları, birlikte daha fazla vakit geçirmeyi istedikleri bilgileri edinilmiştir.

    YAŞANILAN KONUT DURUMU:  Ailenin ikamet adresindeki evleri müstakil bahçeli bir ev olup, kendilerine aittir. Ev 3+1 odadan oluşmakta ve evin temel ihtiyaçları karşılayacak eşya bulunmaktadır.

    DEĞERLENDİRME ve SONUÇ:  Birimimize 20/05/2021 tarihinde ikinci kez gelen 2005 doğumlu Q.X’ in uçucu madde kullanımı tedavisi için Q. Şehri ÇEMATEM’ine yatarak tedavisine başlanmış olup; psikiyatriyle yapılan görüşme sonucunda 3-4/07/2021 tarihlerinde Q.X’in hafta sonu evci iznine çıkabileceği, döndükten sonra da tedavi süreci olumlu devam ederse kısa süre sonra taburcu edilebileceğini söylemiş, Q.X’in ailesiyle yapılan görüşmede ailenin Q.X’ye destek olacağı anlaşılmış olup Q.X’in eve dönmesinde herhangi bir sorun görülmediği için çocuğun hafta sonu hastaneden evci iznine çıkmasının uygun olduğu ve düzenli takibinin yapılacağı öğrenilmiştir.

                Q Şehri 0. Çocuk Mahkemesi’nin 2021. Tedbir Talep No’lu Acil Koruma Kararının kaldırılmasının ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. Maddesinin 1-d fıkrasına istinaden Q.X hakkındaki sağlık tedbirinin devam etmesinin uygun olacağı,  Çocuk Q.X’in aile yanında desteklenmesinin kurum bakımında kalmasından daha yararlı olacağı düşünüldüğünden, hakkında Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. Maddesinin 1-a fıkrasına istinaden danışmanlık tedbirinin alınmasının uygun olacağı kanaatindeyim.

    SOSYAL ÇALIŞMACI

    TOSPA TOSPA

     BU SOSYAL İNCELEME RAPORUNDA YER ALAN BİLGİLER TAMAMEN KURGU OLUP, AMAÇ SOSYAL HİZMET ÖĞRENCİLERİNİN FAYDALANABİLECEĞİ BİR PAYLAŞIM YAPMAKTIR.

                                                                              

  • TÜRK ADININ ANLAMI

    Türk adının anlamı konusunda birçok farklı görüş ortaya koyulmuştur. Bunları özetlemek gerekirse;

    Kaşgarlı Mahmut, Olgunluk Çağı anlamına geldiğini söylemiştir. Ziya Gökalp; töre sahibi, kanun-nizam sahibi anlamına geldiğini söylemiştir. Wambery; türemek, çoğalmak anlamına geldiğini belirtmiştir.

    Türk adının anlamı bu belirtilen ifadelerin yanında; Çin kaynaklarında miğfer, Uygur metinlerinde güçlü, kuvvetli; İran kaynaklarında güzel insan anlamlarına gelmektedir.

    Türk adından tarihte yazılı olarak ilk kez Çin yıllıklarında bahsedilmiştir. Ancak coğrafi terim olarak Türkiye adı ise 6. yüzyılda “Türkia” olarak ilk kez Bizans kaynaklarında yer almıştır. Ayrıca 1254-1324 yılları arasında yaşayan ünlü gezgin Marco Polo; Anadolu’ya Küçük Türkiye, Orta Asya’ya ise Büyük Türkiye adını vermiştir.