Etiket: tospa

  • Babası Tarafından Korunma Altına Verilen Çocuk Hakkında Düzenlenen Sosyal İnceleme Raporu

    Aşağıda babası tarafından korunma altına verilen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu örneği verilmiştir.

    HEDEF:

    Risk altında bulunan bir çocuğun nasıl korunma altına alındığını kavrayabilme.

    AKTİVİTE

    1. Öncelikle metni okuyarak çocuk ve ailenin içinde bulunduğu sosyal riskleri anlamaya çalışınız.
    2. Çocuğun korunma altına alınması gerekli midir? Gerekli değilse alternatif çözüm önerileri neler olabilirdi?
    3. Çocuğun sağlıklı bir psiko-sosyal gelişim sağlayabilmesi için kurum bakımında neler yapılmalıdır?

     

    SOSYAL İNCELEME RAPORU

     

    Kurum                                   : ….ASPİM

    Raporu Düzenleyen                : Sosyal Çalışmacı

    Havale Eden                           : Sosyal Hizmet Merkezi

    Müracaat Tarihi                      : ….

    Müracaat Nedeni                    : Korunmaya Muhtaç Çocuk Sosyal İnceleme Tarihi           : 21.04.2014

    Rapor Tarih ve Sayısı             : …..2014 / ….

    Müracaatçının Kimliği

    Adı-Soyadı                             : U… Y….

    Doğum Yeri Ve Yılı               : Eyüp-……1988

    Ana-Baba Adı                        : S….-İ…..

    Öğrenim Durumu                   : Okur-Yazar

    İşi/Mesleği                              : —

    Cinsiyeti                                 : Erkek

    Medeni Durumu                     : Evli

    Ev Adresi                               : …. Mah.    İstanbul

    Hizmetten Yararlanacak Kişinin Kimliği

    Adı-Soyadı                             : İ.. Y…..

    Ana-Baba Adı                        : S……-U……

    Doğum Yeri Ve Tarihi           : E…-…….2011

    Cinsiyeti                                 : Erkek

    Öğrenim Durumu                   : —

    İkâmet Adresi                         : Yeni Mah.    Eyüp-İstanbul

    Bilgi Kaynakları

    Görüşmenin Yapıldığı Yer     : Müracaatçının ablasının evi

    Görüşülen Kişiler                   : Müracaatçı, ablası, komşuları

    Diğer Bilgi Kaynakları    : Evrakları

    SOSYAL İNCELEME: Müracaatçı U….. Y……., 22.03.2014 tarihinde Müdürlüğümüze gelerek eşinin kendisini ve çocuğunu bırakarak evi terk ettiğini bildirmiş, sosyo-ekonomik durumunun yetersizliği nedeniyle 3 yaşındaki çocuğunu Kuruluşlarımıza vermek istediğini ifade etmiştir. Müracaatçı ile bir ön görüşme yapılarak, öncelikle eşinin evi terk ettiğini Cumhuriyet Savcılığı’na bildirmesi gerektiği belirtilmiştir. Müracaatçı bu konuda bir avukat vasıtasıyla girişimde bulunduğunu ifade etmiştir. Müracaatçıdan bir dilekçe alınarak, 21.04.2014 tarihinde çocuğun bulunduğu İlimiz Eyüp İlçesi, Yeni Mahalle’de bulunan ikametgâha gidilmiştir.

    Müracaatçı U…. Y…., ablası N…. Ç….’in yanında kalmaktadır. İlimiz Eyüp İlçesi’nde babasından kalma eski bir evi olmasına rağmen ilgilenecek yakını bulunmadığı için burada kalmamaktadır. N…. Hanım, K…. Ç….. adlı şahısla evli olup, 5 çocuğu bulunmaktadır. K…. Bey, Eyüp Belediyesi’nde temizlik işçisi olarak çalışmaktadır. Ç…. ailesi kendilerine ait 3 odalı eski bir evde ikamet etmektedir. Ev hijyenik koşulları taşımamaktadır.

    Müracaatçı U…. Y…., 19.02.1997 Çatalca doğumlu, Güllü ve Cemil’den olma S….. Y…..(D….) adlı şahısla 21.05.2011 tarihinde muvafakatle evlenmiştir. S…..-U…. Y…. çiftinin 1 erkek çocukları dünyaya gelmiştir. Çocukları; İsa Y…..; 2011 Eyüp doğumlu olup, sağlıklıdır.

    Evlenmeden önce Eyüp Yeni Mahalle’ye gelen çiftin evlenmeleri için U…. Bey’in ablası N….. Ç…. yardımcı olmuştur. Eyüp’e geldikten sonra uyum sağlayamayan S….. Hanım’ın, eşinden izin almadan sürekli İstanbul’un başka semtlerine gittiği ve U…. Y…. tarafından alınarak tekrar Eyüp’e getirildiği ifade edilmiştir.

    Son olarak 07.02.2014 tarihinde evi terk eden S….. Hanım, U….. Bey’in uğraşlarına rağmen geriye dönmemiştir. U…… Bey’in ifade ettiğine göre, eşi başka erkeklerle birlikte gayr-ı ahlaki ilişkiler yaşamaktadır. S…. Y…..’ın Çatalca’da boşanma davası açtığı ve çocuğunun velayetini istemediği ifade edilmektedir.

    U…. Y….’ın düzenli herhangi bir işi ve sosyal güvencesi bulunmamaktadır. Çocuğunu evlatlık vermesi konusunda rehberlik yapılmasına rağmen, çocuğuna bağlı olduğunu ve ondan sürekli ayrılmak istemediğini dile getirmiştir. Çocuğu ile babalık bağlarını devam ettirmek istediğini, zor durumda kaldığı için çocuğunu kurum bakımına vermek istediğini belirtmiştir. Anne-babasının vefat etmesi nedeniyle bakacak kimsesi bulunmamaktadır. Ablası N….. Ç….’e sosyo-ekonomik destekle bakıp bakamayacağı sorulduğunda; N…. Hanım kendisinin de 5 çocuğu bulunduğunu bir tanesinin 5, bir tanesinin 2,5 yaşında olduğunu ifade etmiş ve bakamayacağını vurgulamıştır.

    DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Müracaatçı U…. Y…., 26 yaşında ve sağlıklıdır. 2011 yılında S…. D….. adlı şahısla evlilik yapmış ve 1 erkek çocukları olmuştur. 07.02.2014 tarihinde S….. Hanım evi terk ederek Çatalca’ya gitmiştir. Gayr-ı ahlaki bir yaşam sürdürdüğü ifade edilmektedir. Düzenli bir işi ve sosyal güvencesi bulunmayan U…. Y…., 2011 doğumlu İ…. adlı çocuğunu kurum bakımına vermek istemektedir. Bilgilendirmemize rağmen çocuğunun evlat edindirme hizmetinden yararlandırılmasını istememektedir.

    Bu nedenlerle müracaatçı U…. Y….’ın talebi doğrultusunda; 3 yaşındaki oğlu İ… Y….’ın psiko-sosyal gelişimini normal koşullarda tamamlayabilmesi için, 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 3. maddesinin (b) bendinin 3. fıkrası gereği korunma altına alınmasının ve yaşına uygun bir kuruluşa yerleştirilmesinin uygun olacağı kanaatindeyim. 14.07.2014

    Sosyal Çalışmacı

     

     

  • AFAD 61 Sosyal Hizmet Uzmanı Alımı Açıkladı.

    Afad resmi sitesinde yayınladığı duyuru ile 61 tane SHU alımı yapacağını açıkladığı. Yapılan açıklamada “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” çerçevesinde, toplam 648 adet boş pozisyona giriş (sözlü) sınavı ile sözleşmeli personel alımı yapılacaktır.” denildi.

    Ayrıntılı bilgi için

  • Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek

    Afet ve acil durumlarda psikososyal destek nedir?

    Afet/acil durum sürecinde ortaya çıkabilecek psikolojik bozuklukların önlenmesi,  etkilenenlerin normal ya da yeni yaşama geri dönmesi sürecinde, kendi kapasitelerini fark etmeleri, güçlenmelerinin sağlanması, ileride ortaya çıkabilecek afet acil durumlarla başa çıkma ve müdahale etme kapasitelerinin artırılmasına yönelik faaliyet ve hizmetler bütünüdür.

    Afet ve acil durumlarda psikososyal destek hizmetinin içeriğinde neler yer almaktadır?

    Psikolojik ilk yardım, ihtiyaç ve kaynak belirleme, toplumu harekete geçirme, psikoeğitim, çalışana destek, sosyal iyileştirme vb. müdahaleler psikososyal destek hizmetinin içeriğini oluşturmaktadır.

    Afet ve acil durumlarda psikososyal destek hizmeti nasıl çalışır?

    Herhangi bir afet ve acil durumun yaşandığı ilde Valiliğin başlatmış olduğu çalışmalar çerçevesinde İl Müdürlüğümüzün koordinesinde çeşitli kurum ve kuruluşlarda görevli psikolog, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman ve çocuk gelişimci gibi meslek elemanlarının yerel plan kapsamındaki görevleri yerine getirerek afet/acil durumdan etkilenenlere psikososyal destek hizmeti vermesi ve takip etmesi ile devam eder.

    Kimler psikososyal destek hizmetinden faydalanabilir?

    Deprem, sel, büyük kazalar, patlamalar vb. afet ve acil durumlardan etkilenen ve psikososyal destek hizmetine ihtiyaç duyan bütün vatandaşlar faydalanabilir.

    Kimler psikososyal destek müdahalesi yapabilir?

    Üniversitelerin psikoloji, sosyal hizmet, PDR ve çocuk gelişimi bölümlerini tamamlayan, afet ve acil durumlarda psikososyal destek hizmeti temel düzey müdahale eğitimini alan, bu alanda çalışmaya gönüllü, kamu, STK ve özel sektördeki kişiler yapabilir.

    KAYNAK: https://www.aile.gov.tr/sss/afet-ve-acil-durumlarda-psikososyal-destek/

     

  • Paralimpik Olimpiyatları’nda WeThe15 Kampanyası

    Uluslararası Paralimpik Komitesi (IPC) ve Uluslararası Engelliler İttifakı, 30 ülkede “WeThe15” isimli bir kampanya başlattı. Engelli insanlara görünürlük kazandırmak amacıyla başlatılan kampanyayla dünya üzerindeki 125’ten fazla simge yapı, mor renkte aydınlatılarak engellilerin kapsanması ve eşit muamele görmesi çağrısında bulunuldu.

    Kolezyum, London Eye, Empire State Binası, Niagara Şelalesi ve Skytree Kulesi gibi ikonik yapılar, dünya nüfusunun engelli olarak yaşayan %15’ini temsilen aydınlatıldı.

    Söz konusu çağrı, 24 Ağustos’ta başlayacak Tokyo 2020 Paralimpik Oyunları öncesinde dünya çapındaki 1,2 milyar engelli birey için daha fazla koruma ve fırsat ihtiyacına odaklanıyor. Engelliler için şimdiye kadarki en büyük insan hakları hareketi olmayı hedefleyen WeThe15, engelli olmayı, etnik köken, cinsiyet ve cinsel yönelim konularının yanında gündemin tam merkezine koymak istiyor.

     

    Eşitsizlikleri şiddetlendiren pandemiden yoğun bir şekilde etkilenen engelliler; toplumda ayrımcılık, eğitim, istihdam ve sosyal hizmetlere sınırlı erişim gibi engellerle karşılaşmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Paralimpik Olimpiyatları’nın açılış töreninde yayınlanmak üzere dünyanın dört bir yanından 40 engellinin günlük hayatını belgeleyen bir kısa film de paylaşıldı.

     

    Film, klişelerden uzaklaşarak engellileri ilham verici kahramanlar olarak göstermek yerine, onları mizah anlayışı olan ve herkes gibi kusurları olan insanlar olarak gösteriyor. Filmde öne çıkan karakterlerden biri ise şunu vurguluyor:

     

    “Biz özel değiliz, insanız.”

     

  • Engelli Bireyler İçin Sağlık Kurulu Raporları

    Engelliler için sağlık kurulu raporu nedir?

    Engelliler için sağlık kurulu raporu kişilerin engellilik durumlarını, engel gruplarını, engellilik tür ve derecelerini değerlendiren Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş heyetler tarafından düzenlenen bir belge olup engelli haklarından yararlanmak için temel belge niteliğindedir.

     

    Engelli raporu alabilmek için öncelikle Sağlık Bakanlığı tarafından yetki verilmiş hastanelere başvurmak ve muayene olmak gerekiyor. Muayene uzman doktor tarafından yapılmalıdır. Daha sonra muayene sonuçları sağlık kurulunda değerlendirilmektedir ve muayene sonucuna göre rapor verilmektedir.

    Tedavi edilebilir hastalar için süreli, tedavisi mümkün olmayan ve % 90 ve üzeri rapora sahip olan kişiler için süresiz rapor verilmektedir. Rapor almak için öncelikli şartlar;

    1- T.C. vatandaşı olmayan başvuru yapamaz.

    2- Engel yüzdesinin % 40 ve üzeri olmalıdır.

    Bu şartlara uyan engelliler rapor alabilmektedir ve sosyal haklardan faydalanabilmektedir. Rapor almak için hastanın rahatsızlığı ile ilgili polikliniğe başvurması gerekir. Kişide farklı hastalıklar varsa bu hastalıklarla ilgilenen polikliniklere ayrı ayrı muayene olması gerekir. Muayene öncesinde Sağlık Kurulunda başvuru belgesi almalıdır. Muayene sonrasında bu belge kurula teslim edilir. Daha sonra kurul hastanın engel yüzdesini belirlemektedir. Rapor çıktığı zaman kurul SMS yolu ile bilgilendirme işlemi gerçekleştirmektedir.

    Engelliler için sağlık kurulu raporu nerelerde kullanılır?

    Engelliler  için  sağlık  kurulu  raporu;  engelli  aylığı,  evde bakım yardımı, bakım hizmetleri, özel eğitim, istihdam ve sağlık gibi alanlarda tanımlanmış hak ve hizmetlerden yararlanmak  için  gerekli  olan  belgedir.  Engelli  sağlık kurulu raporu, engelliler için düzenlenmiş vergi indirimleri, vergi muafiyetleri ve çeşitli alanlardaki indirimler için de kullanılmaktadır.

    Engelliler için sağlık kurulu raporu nereden alınmaktadır?

    Engelliler   için   sağlık   kurulu   raporu,   Sağlık   Bakanlığı tarafından  yetkilendirilmiş  hastanelerden  alınmaktadır. Yetkili hastaneler Sağlık Bakanlığı internet sitesinde yayımlanmaktadır.

     

    KAYNAK: https://www.aile.gov.tr/sss/engelli-ve-yasli-hizmetleri-genel-mudurlugu/engelliler-icin-saglik-kurulu-raporlari/

     

     

  • Mor Çatı Vakfı 2020 Faaliyet Raporunda Bazı Dikkat Çekici Başlıklar

    kurumlara başvurduğunda şikayetlerinin dikkate alınmaması, şiddet uygulayanla barıştırılmaya çalışılmaları, şiddet uygulayanların ceza davalarının sonuçlarının para cezasına dönüşmesi, cezaevine gittikten bir süre sonra af ile çıkılması sonucu kadınlar erkeklerin şiddet uygulamaktan geri durmadığını, şiddet uygulamalarına karşın herhangi bir caydırıcılık olmadığını aktardılar.

    Çocuklar, babaları tarafından şiddet aracısı olarak kullanıldı.

    2020 yılında çocuklarla yürütülen sığınak çalışmasında çocukların babaları tarafından sıklıkla şiddetin aracısı olarak kullanıldığı görüldü.

    Çocukların babaları tarafından; annelerini yumruklama, tekmeleme, tükürmeye zorlandıkları ve istediklerini yapmadıklarında şiddete maruz kaldıkları anlaşıldı.

    Evlilik içi tecavüz çok yaygın

    Kadınların birçoğu, evlilik içi tecavüzün yasalar nezdinde bir suç olduğunu düşünmedikleri ve evlilik ilişkisi içerisinde istenen bütün cinsel davranışlara olumlu yanıt verilmesi gerektiği gibi bir yaygın inanış olduğu için bunu öğrendiklerinde şaşırabiliyorlar.

    Şiddeti tanımlama konusundaki bilgisizlik

    Tokat atma, sarsma, eşya ile fiziksel gücü gösterme şeklinde şiddet yaşamalarına rağmen kadınların “öyle şiddet yok” diyerek yaşadıkları şiddeti görmezden gelip önemsizleştirebildikleri görüldü.

     

    2020 Faaliyet Raporu için tıklayınız; https://morcati.org.tr/faaliyet-raporlari/mor-cati-2020-yili-faaliyet-raporu/

  • Ailenin İşlevleri

    Ailenin işlevleri en genel anlamda; Biyolojik, Sosyal, Psikolojik ve Ekonomik olarak özetlenebilir.

    Biyolojik İşlev

    Aile, en temelde toplumun kendi varlığını sürdürebilmesi için neslin devamını sağlar. Eşlerin cinsel ihtiyaçları ailede sosyal olarak kabul edilebilir biçimde karşılandığı gibi, kuşakların sürekliliği de sağlanmaktadır. Ailenin üreme işlevine yönelik aile politikalarının kaynağı temel olarak iki konudan kaynaklanır. Bunlar sosyal ve teknolojik değişimdir.

    Sosyal değişim: Boşanma, yeniden birleşme-evlenmelerin artması ve evlilik dışı doğumlar ile çocuksuzluğun artması gibi konular sosyal değişmenin yarattığı aile politikası sorunlarına örnek olarak verilebilir.

    Teknolojik değişim: Doğal yöntemlerin yerine alan yeni yöntemlere yönelimin artması gibi durumların sosyal olarak nasıl düzenleneceği sorununu beraberinde getirmektedir.

    Sosyal İşlev

    Toplumsallaşma ailede başlar. Özellikle kültür aktarma yönünden toplumsallaşma önemlidir. Toplumsal norm ve değerlerin aktarımı ilk olarak ailede gerçekleşir. Ailede toplumsallaşma, çocuğa ilk eğitimi verme, rehberlik, çocuğun eylemlerine geribildirim vererek gerçekleşir. Bunun dışında, aile üyeleri rol modeli olarak da çocuğun toplumsallaşmasını sağlarlar.

    Psikolojik İşlev

    İnsanlar, özellikle bebekliklerinde çok uzun süreli bir bakım ve güvenliğe ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaçların karşılanmasından birincil olarak aile sorumludur. Sağlıklı bir gelişim için gerekli olan birçok deneyim ve bilgi öncelikle aileden öğrenilir.

    Birey kendisini hem aile ve hem toplum içerisinde anlamlı ve değerli olarak algılamalıdır ki yaşamın devamını istesin. Bunun için de kendinin farkına varması gerekir ve bu farkındalığın kazanıldığı yer ailedir.

    Bireyin bir diğer psikolojik ihtiyacı ise güven ortamının sağlanmasıdır. Bu, aile bireylerinin her açıdan ama özelikle psikolojik açıdan güvende olduğu ve dışarıdaki tehlikelerin aile ortamına zarar vermeyeceği duygusunun temin edilmesidir. Bu ailedeki her bireyin ihtiyacıdır. Eğer birey kendisini, aile içinde güven ortamında olduğunu hissetmiyorsa, kolaylıkla aile dışına yönelir.

    Ailenin bir diğer psikolojik işlevi ise yakınlık ve dayanışma duygusunun sağlanmasıdır. Aile içinde, aileyi oluşturan bireyler arasında yakınlık ve dayanışma varsa bireyin dışarıda karşılaştığı stres getirici olumsuz durumlar ve olaylar yıkıcı ve yıpratıcı etkisini pek göstermez.

    Ekonomik İşlev

    Ailenin kendi ihtiyaçlarını karşılayacak üretim birimi oluşu bu işlevi ifade eder. Sanayileşmeyle birlikte aile bu işlevinden giderek uzaklaşmıştır.

    Günümüzde çekirdek aile ekonomik tüketim birimidir. Ekonomik ihtiyaçları karşılayacak üretim birimi artık ev dışındadır. Ekonomik eylemlerle ilgili iş, aile çevresinden ayrılmıştır. Ekonomik bir tüketim birimi olarak aile ihtiyaçlarını karşılayabilmek için dışarıya bağımlı olduğundan gelir elde etmek için geçmiştekine göre daha fazla aile üyesinin çalışması gerekmektedir. Bu da kadının çalışma hayatına girmesini ve çocukların bakımı sorununu beraberinde getirmiştir. Aile politikası açısından ebeveynlerin çalışma hayatının desteklenmesi önemli bir yer tutmaktadır.

     

    Kullanılan Kaynak;  Atatürk Üni. AİLE VE ÇOCUKLA SOSYAL HİZMET kitabı

    https://ets.anadolu.edu.tr/storage/nfs/SHZ306U/ebook/SHZ306U-16V1S1-8-0-1-SV1-ebook.pdf

  • Flört Şiddeti Nedir?

    Flört şiddeti, romantik bir ilişkideki bir partnerin diğer partner üzerinde güç kullanması ve istismar etmesidir. İstismar eden taraf her cinsten olabilir.
    Sevgili ilişkisindeki istismar her zaman gözle görülür olmayabilir ve fiziksel bir temele dayanmayabilir. Temelde istismar eden partner sadece kendi ihtiyaçlarının karşılanması için kurban olan partneri tehdit ve güç yoluyla kontrol etmeye çalışır. Birçok durumda istismar eden partner istismar ettiğinin ve sevgilisine flört şiddeti uyguladığının farkında olmayabilir. Aynı şekilde flört şiddetinde kurban olan taraf, ilişkide neler olduğunun ve kendisine flört şiddeti uygulandığının bilincine varmayabilir. Bireysel sınırları netleştirmek ve sağlıklı bir ilişki ile ilgili bilinçlenmek flört şiddetini önlemenin yollarıdır.

    Flört şiddeti, birkaç farklı şekilde oluşabilir. Fiziksel şiddet daha objektif ve gözle görülebilir olduğu için tespit etmek daha kolaydır. Duygusal açıdan uygulanan flört şiddetini tespit etmek daha zor olabilir. Ancak duygusal şiddetin kurban üzerindeki etkisi fiziksel şiddetten daha fazla olabilmektedir.

    Flört Şiddeti Çeşitleri:
    1. Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin senin bedenine kasıtlı olarak zarar vermesidir. Sevgilinin sana vurması, tokat atması, yumruk atması, bir eşya fırlatması, bıçak ya da silah çekmesi, seni itmesi, tekmelemesi, ısırması, saçını çekmesi fiziksel şiddet örnekleridir.

    2. Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni cinsel birliktelik veya yakınlık yaşamak için zorlaması, cinsellik konusunda “hayır”ı kabul etmemesidir. Sevgilinin istemediğin halde seni öpmesi ve sana dokunması, sen alkol veya madde etkisi altındayken ya da bilincin yerinde değilken seninle cinsel birliktelik kurması, cinsel birliktelik sırasında, öncesinde veya sonrasında sana karşı küçümseyici ve kaba bir tutum sergilemesi, doğum kontrol yöntemlerini kullanmaması veya senin kullanmana izin vermemesi cinsel şiddet örnekleridir.

    3. Psikolojik flört şiddeti, sevgilinin sende korku uyandıracak, senin kendine olan güvenini ve saygını zedeleyecek biçimde konuşması ve davranmasıdır. Sevgilinin sana isim takması, bağırması, iftira, hakaret veya küfür etmesi, ne yapman ve ne giymen gerektiğini söylemesi, seni başkalarının önünde küçük düşürmesi, tehdit etmesi, kötülemesi ve ismini karalaması, suçlaması, yıkıcı bir biçimde eleştirmesi, “koruma altına alma” bahanesiyle yönlendirmesi, sırlarını başkalarına söylemesi psikolojik şiddet örnekleridir.

    4. Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları seni kontrol etmek için kullanması, bu araçlar aracılığıyla seni tehdit etmesidir. Sevgilinin sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemesi ve kontrol etmesi, sosyal medyada kimlerle arkadaş olabileceğine karar vermesi, resim ya da video göndermek için seni zorlaması, telefonunu veya bilgisayarını karıştırması, sürekli mesaj atması ve hızlı bir yanıt beklemesi dijital şiddet örnekleridir.