Kategori: AİLE

  • Ülkemizde Koruyucu Aile Sistemi

     

    Türkiye’de koruyucu aile sistemi, çeşitli nedenlerle kendi biyolojik ailesi yanında kalamayan çocukların, devlet denetiminde ve desteğiyle başka bir aile ortamında bakılmasını amaçlayan bir sistemdir.

    Koruyucu Aile Nedir ve Kimler Koruyucu Aile Olabilir?

    Koruyucu Aile: Biyolojik ailesiyle kalamayan çocukların, devlet denetiminde ve desteğiyle aile ortamında yetiştirilmesi için gönüllü ya da ücretli olarak bu sorumluluğu üstlenen kişiler veya ailelerdir.

    Şartlar:

    Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.

    25-65 yaş aralığında olmak.

    Türkiye’de sürekli ikamet etmek.

    Düzenli gelir sahibi olmak.

    En az ilkokul mezunu olmak.

    Bekarlar ve biyolojik çocuk sahibi olanlar da koruyucu aile olabilir.

     

    Koruyucu Aile Olma Süreci

    Başvuru: İlgilenen kişiler, yaşadıkları şehirdeki Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunur. Başvuru formu doldurulur ve ilk görüşme yapılır.

    Değerlendirme: Aileler, sosyal hizmet uzmanları tarafından evde, iş yerinde ve diğer ortamlarda değerlendirilir. Bu süreçte adli sicil belgesi, sağlık raporu gibi belgeler istenir.

    Eğitim: Koruyucu aile adaylarına, çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için eğitimler verilir.

    Çocukla Eşleştirme: Uygun görülen ailelerle, onların koşullarına ve çocuğun ihtiyaçlarına uygun bir çocuk eşleştirilir. Bu süreçte çocuğun öz ailesiyle ilişkisi de gözetilir.

    Yerleştirme: Çocuk, koruyucu aileye yerleştirilir ve süreç başlar.

     

    Koruyucu Aile Hizmetinin İşleyişi

    Devlet Denetimi: Koruyucu aileler, sürekli olarak sosyal hizmet uzmanları tarafından izlenir ve denetlenir. Çocuğun iyi olup olmadığı, ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığı kontrol edilir.

    Maddi Destek: Koruyucu ailelere, çocuğun bakımı için devlet tarafından maddi destek sağlanır. Bu destek, çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre değişir.

    Yasal Durum: Çocuğun velayeti biyolojik ailesinde kalır, ancak koruyucu aile, çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi konusunda sorumludur.

    Sürekli Destek: Koruyucu ailelere, çocuğun uyum sürecinde, eğitimde, sağlık hizmetlerinde ve çeşitli sosyal hizmetlerde destek sağlanır. Psikolojik destek de dahil olmak üzere çeşitli hizmetlerden yararlanabilirler.

     

    Sonlandırma

    Çocuk, biyolojik ailesine geri dönebilir veya başka bir koruyucu aileye yerleştirilebilir.

    18 yaşına geldiğinde ya da koruma kararı sona erdiğinde, koruyucu ailelik ilişkisi sona erer.

     

    Koruyucu aile sistemi, çocukların kurum bakımı yerine bir aile ortamında büyümesini sağlamak amacıyla geliştirilmiş önemli bir sosyal hizmet modelidir. Bu sistem, hem çocukların hem de koruyucu ailelerin refahını ve mutluluğunu arttırmayı hedefler.

     

     

  • KORUYUCU AİLE NEDİR?

    Koruyucu aile nedir?

    Çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakımları bir süre için sağlanamayan çocuklarımızın kendi aile ortamlarında eğitim, bakım ve yetiştirilme sorumluluğunu kısa veya uzun süreli olarak, ücretli veya gönüllü statüde devlet denetiminde paylaşan, hissettikleri toplumsal sorumluluğu gösterebilen uygun aile ya da kişilerdir.

    Amaç; korunma ve bakım altında bulunan çocuğun, karmaşık ve sorunlu olan dönemini örselenmeden geçirmesini ve normal hayatını devam ettirmesini sağlamaktır.

    KİMLER KORUYUCU AİLE OLABİLİR?

    -T.C. vatandaşı olup, sürekli olarak Türkiye’de ikamet eden, 25-65 Yaşları arasında, en az ilkokul mezunu ve düzenli bir gelire sahip herkes koruyucu aile olabilir.

    Çocuğun biyolojik anne-babası ya da vasisi koruyucu ailesi olamaz.

    Koruyucu aile başvurusu esnasında istenen belgeler nelerdir?

    Öğrenim durumunu gösterir belgenin onaylı örneği.

    İş, gelir ve sosyal güvenlik durumunu gösteren belgenin onaylı örneği.

    Adli sicil belgesi

    -Koruyucu aile olacak kişiler ve varsa birlikte yaşadığı kişilerin fiziksel engeli, ruhsal rahatsızlığı ve bulaşıcı hastalığının olmadığını gösteren sağlık kurulu raporu

    Koruyucu aile ve evlat edinme arasındaki farklar nelerdir?

    Evlat edinme çocuğun velayet haklarının evlat edinene mahkeme kararı ile devredilmesidir.

    Koruyucu aile çocuğun bakım, yetişme ve eğitim sorumluluğunu devlet ile paylaşılırken çocuğun velayeti biyolojik ailesinde kalır.

    Koruyucu Aile Hizmet Bakım Türleri Nelerdir?

    a)Akraba veya Yakın Çevre Koruyucu Aile Modeli

    Veli ya da vasi dışında kalan kan bağı bulunan akrabalar (teyze, hala, amca, dayı, büyükanne, büyükbaba gibi) ya da çocuğun iletişim içinde olduğu veya tanıdığı bakıcı, komşu gibi yakın çevresinde olan kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır.

    b)Geçici Koruyucu Aile Modeli

    Acil koruma gereken ya da hakkında hizmet planı oluşturulmamış ve kuruluş bakımına yerleştirilmemiş ya da kendisi için planlanan hizmet modelinden çeşitli nedenlerle henüz yararlandırılamamış çocuklar için, aldıkları eğitimler fazla bir ay arasında değişen bakımdır.

    c) Süreli Koruyucu Aile Modeli

    Öz ailesi yanına kısa sürede döndürülme imkanı bulunmayan ya da kalıcı olarak aile yanına yerleştirilemeyen çocuklara, kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır. Uygulamada yaygın olan Koruyucu Aile Modelidir.

    d) Uzmanlaşmış Koruyucu Aile Modeli

    Özel zorlukları ve ihtiyaçları olan çocuklara yardımcı olabilecek lisans eğitimine sahip olan veya aldıkları eğitimler ile profesyonel düzeye gelmiş kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır.

     

    Kaynak; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sitesi

  • Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek

    Afet ve acil durumlarda psikososyal destek nedir?

    Afet/acil durum sürecinde ortaya çıkabilecek psikolojik bozuklukların önlenmesi,  etkilenenlerin normal ya da yeni yaşama geri dönmesi sürecinde, kendi kapasitelerini fark etmeleri, güçlenmelerinin sağlanması, ileride ortaya çıkabilecek afet acil durumlarla başa çıkma ve müdahale etme kapasitelerinin artırılmasına yönelik faaliyet ve hizmetler bütünüdür.

    Afet ve acil durumlarda psikososyal destek hizmetinin içeriğinde neler yer almaktadır?

    Psikolojik ilk yardım, ihtiyaç ve kaynak belirleme, toplumu harekete geçirme, psikoeğitim, çalışana destek, sosyal iyileştirme vb. müdahaleler psikososyal destek hizmetinin içeriğini oluşturmaktadır.

    Afet ve acil durumlarda psikososyal destek hizmeti nasıl çalışır?

    Herhangi bir afet ve acil durumun yaşandığı ilde Valiliğin başlatmış olduğu çalışmalar çerçevesinde İl Müdürlüğümüzün koordinesinde çeşitli kurum ve kuruluşlarda görevli psikolog, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman ve çocuk gelişimci gibi meslek elemanlarının yerel plan kapsamındaki görevleri yerine getirerek afet/acil durumdan etkilenenlere psikososyal destek hizmeti vermesi ve takip etmesi ile devam eder.

    Kimler psikososyal destek hizmetinden faydalanabilir?

    Deprem, sel, büyük kazalar, patlamalar vb. afet ve acil durumlardan etkilenen ve psikososyal destek hizmetine ihtiyaç duyan bütün vatandaşlar faydalanabilir.

    Kimler psikososyal destek müdahalesi yapabilir?

    Üniversitelerin psikoloji, sosyal hizmet, PDR ve çocuk gelişimi bölümlerini tamamlayan, afet ve acil durumlarda psikososyal destek hizmeti temel düzey müdahale eğitimini alan, bu alanda çalışmaya gönüllü, kamu, STK ve özel sektördeki kişiler yapabilir.

    KAYNAK: https://www.aile.gov.tr/sss/afet-ve-acil-durumlarda-psikososyal-destek/

     

  • Ailenin İşlevleri

    Ailenin işlevleri en genel anlamda; Biyolojik, Sosyal, Psikolojik ve Ekonomik olarak özetlenebilir.

    Biyolojik İşlev

    Aile, en temelde toplumun kendi varlığını sürdürebilmesi için neslin devamını sağlar. Eşlerin cinsel ihtiyaçları ailede sosyal olarak kabul edilebilir biçimde karşılandığı gibi, kuşakların sürekliliği de sağlanmaktadır. Ailenin üreme işlevine yönelik aile politikalarının kaynağı temel olarak iki konudan kaynaklanır. Bunlar sosyal ve teknolojik değişimdir.

    Sosyal değişim: Boşanma, yeniden birleşme-evlenmelerin artması ve evlilik dışı doğumlar ile çocuksuzluğun artması gibi konular sosyal değişmenin yarattığı aile politikası sorunlarına örnek olarak verilebilir.

    Teknolojik değişim: Doğal yöntemlerin yerine alan yeni yöntemlere yönelimin artması gibi durumların sosyal olarak nasıl düzenleneceği sorununu beraberinde getirmektedir.

    Sosyal İşlev

    Toplumsallaşma ailede başlar. Özellikle kültür aktarma yönünden toplumsallaşma önemlidir. Toplumsal norm ve değerlerin aktarımı ilk olarak ailede gerçekleşir. Ailede toplumsallaşma, çocuğa ilk eğitimi verme, rehberlik, çocuğun eylemlerine geribildirim vererek gerçekleşir. Bunun dışında, aile üyeleri rol modeli olarak da çocuğun toplumsallaşmasını sağlarlar.

    Psikolojik İşlev

    İnsanlar, özellikle bebekliklerinde çok uzun süreli bir bakım ve güvenliğe ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaçların karşılanmasından birincil olarak aile sorumludur. Sağlıklı bir gelişim için gerekli olan birçok deneyim ve bilgi öncelikle aileden öğrenilir.

    Birey kendisini hem aile ve hem toplum içerisinde anlamlı ve değerli olarak algılamalıdır ki yaşamın devamını istesin. Bunun için de kendinin farkına varması gerekir ve bu farkındalığın kazanıldığı yer ailedir.

    Bireyin bir diğer psikolojik ihtiyacı ise güven ortamının sağlanmasıdır. Bu, aile bireylerinin her açıdan ama özelikle psikolojik açıdan güvende olduğu ve dışarıdaki tehlikelerin aile ortamına zarar vermeyeceği duygusunun temin edilmesidir. Bu ailedeki her bireyin ihtiyacıdır. Eğer birey kendisini, aile içinde güven ortamında olduğunu hissetmiyorsa, kolaylıkla aile dışına yönelir.

    Ailenin bir diğer psikolojik işlevi ise yakınlık ve dayanışma duygusunun sağlanmasıdır. Aile içinde, aileyi oluşturan bireyler arasında yakınlık ve dayanışma varsa bireyin dışarıda karşılaştığı stres getirici olumsuz durumlar ve olaylar yıkıcı ve yıpratıcı etkisini pek göstermez.

    Ekonomik İşlev

    Ailenin kendi ihtiyaçlarını karşılayacak üretim birimi oluşu bu işlevi ifade eder. Sanayileşmeyle birlikte aile bu işlevinden giderek uzaklaşmıştır.

    Günümüzde çekirdek aile ekonomik tüketim birimidir. Ekonomik ihtiyaçları karşılayacak üretim birimi artık ev dışındadır. Ekonomik eylemlerle ilgili iş, aile çevresinden ayrılmıştır. Ekonomik bir tüketim birimi olarak aile ihtiyaçlarını karşılayabilmek için dışarıya bağımlı olduğundan gelir elde etmek için geçmiştekine göre daha fazla aile üyesinin çalışması gerekmektedir. Bu da kadının çalışma hayatına girmesini ve çocukların bakımı sorununu beraberinde getirmiştir. Aile politikası açısından ebeveynlerin çalışma hayatının desteklenmesi önemli bir yer tutmaktadır.

     

    Kullanılan Kaynak;  Atatürk Üni. AİLE VE ÇOCUKLA SOSYAL HİZMET kitabı

    https://ets.anadolu.edu.tr/storage/nfs/SHZ306U/ebook/SHZ306U-16V1S1-8-0-1-SV1-ebook.pdf

  • Orman Yangınlarından Etkilenen Çocuklara Yardımcı Olmaya Yönelik Ailelere Tavsiyeler

    Orman Yangınlarından Etkilenen Çocuklara Yardımcı Olmaya Yönelik Ebeveyn Yönergeleri

    Orman yangınları, fiziksel zararın yanı sıra duygusal sıkıntıya da neden olur. İnsanlar sevdiklerinin öleceğinden veya yaralanacağından korkabilir. Aile üyelerinden ayrılma, tekrar bir araya gelmeden önce saatler veya günler geçebilir. Mahalleler ve topluluklar kısa sürede tahliyeye çağrılabilir ve insanları dakikalar içinde tahliye edilip edilmeyeceği, nereye gidileceği, ne zaman ayrılacağı ve yanlarında ne getirileceği gibi konularda önemli kararlar almaya zorlayabilir.

    İnsanlar evlerinin ve iş yerlerinin kurtarılıp kurtarılmadığını bilmeden günlerce barınaklarda yaşayabilir. Rutin bozulur ve kişinin güvenlik duygusu sarsılır. Aileler ve topluluklar tahliye, yerinden edilme, yer değiştirme ve yeniden inşa etme sürecinin biriken etkilerini hafife almamalıdır.

    Afet sırasında ve sonrasında, aileler sevdiklerinin yaralandığını öğrenebilir. Evlerin, evcil hayvanların, çiftlik hayvanlarının ve duygusal eşyalar dahil değerli eşyaların kaybı, üzüntü ve kırılganlık duygularını artıracaktır.

    Bir yangının kasıtlı olarak çıkarıldığı tespit edilirse, insanlar artan öfke ve suçlama ile boğuşurlar. Diğer travmatik olaylar gibi, orman yangınları da özel ihtiyaçları olan bireyler için özellikle zor olacaktır.

    Barınma, yiyecek, su, elektrik, ulaşım, iş, okul, çocuk bakımı ve günlük rutinlerle ilgili orman yangını sonrası sorunlar, yaşamı haftalarca veya aylarca bozabilir. İnsanlar evlerini, işlerini veya işlerini kaybettiklerinde maddi sıkıntılar yaşarlar. Sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarından veya sigorta şirketlerinden afet yardımı isterken yeterli bilgiye sahip olmayabilirler.

    Tüm bu durumların bir veya birden fazlası yaşandığı takdirde, yangınlardan aylar sonra bile stres belirtileri ortaya çıkabilir.

    Çocukların orman yangınlarına ve sonrasındaki tepkileri, ebeveynlerinin, öğretmenlerinin ve diğer bakıcıların olaylar sırasında ve sonrasında nasıl başa çıktıklarından güçlü bir şekilde etkilenir.

    Bilgilenme, rahatlama ve yardım ihtiyacı için genellikle bu yetişkinlere başvururlar.

    Aşağıda ebeveynlerin çocuklarında görebilecekleri yaygın tepkiler yer almaktadır. Bunlar genellikle zamanla azalır, ancak bu tepkilerin muhtemel olduğunu bilmek, çocuğunuza yardım etmeye hazır olmanıza yardımcı olabilir.

     

    Ortak Tepkiler

    Kendinin ve başkalarının (evcil hayvanlar dahil) güvenliği konusunda endişe, korku ve endişe duyguları ortaya çıkabilir. Çocuklar, aile üyelerinden ayrılma konusunda artan korku ve endişelere sahip olabilirler.  Küçük çocuklar ebeveynlere, kardeşlere veya öğretmenlere daha fazla yapışabilirler.

    Orman yangınlarının yayılması veya yenilerinin başlaması korkusu artabilir.

    Orman yangınlarını hatırlatan durumlar ve nesneler stresi artırabilir.  Örneğin, yanık kokusu, siren veya helikopter sesleri, yanmış arazi ve binalar gibi…

    Konsantrasyon düzeyinde azalma, artan kızgınlık hali, artan fiziksel şikayetler, Olağan aktivitelere ilgi eksikliği, Küçük çocuklarda bebek gibi konuşma, yatak ıslatma, öfke nöbetleri gibi durumlar ve ergenlerde alkol-madde bağımlılığı, kendine zarar verme davranışları gibi yüksek riskli davranışlarda artış gözlenebilir.

    Çocuğuma Nasıl Yardımcı Olabilirim?

    Çocuğunuzla konuşarak vakit geçirin. Bu, çocuğunuzun soru sormasının ve endişelerini ifade etmesinin uygun olduğunu bilmesini sağlayacaktır. Orman yangınları sırasında ve sonrasında sürekli değişen durumlar söz konusu olduğundan, çocukların birden fazla konuda soruları olabilir. Konuların birden fazla kez tartışılması gerekebilir. Esnek kalmalısınız ve tekrarlanan ve yeni soruları yanıtlamaya ve açıklamalar sağlamaya açık olmalısınız. Aniden tahliye etmek zorunda kalırsanız, çocuğunuza nereye gittiğinizi kısaca belirttikten sonra, güvenli alana vardığınızda  sorularına cevap vereceğinizi söyleyebilirsiniz.

    Soruları kısaca ve dürüstçe yanıtlamalısınız, ancak tartışılan konu hakkında çocuklarınıza fikir ve görüşlerini de sormalısınız.

    Kendim İçin Yapabileceğim Şeyler

    Beslenme, uyku, egzersiz ve tıbbi bakımdan yararlanmak dahil olmak üzere kendinize iyi fiziksel bakım yaptığınızdan emin olun.

    Ebeveynler ve diğer bakıcılar bu süre zarfında birbirlerine destek sağlamalıdır. Bu nedenle birbirinizi dinlemekten kaçınmayın.

    Önemli kararları erteleyin. Bu stresli orman yangını sonrası dönemde yaşamı değiştiren gereksiz kararlar vermekten kaçının.

    Kendinize bir mola verin. Temizlik faaliyetlerini aşırıya kaçmamaya çalışın. Bu faaliyetler, ağır eşyaları kaldırmayı veya uzun süre çalışmayı içerebilir. Bu tür işleri yaparken ölçülü olmak yaralanmayı azaltabilir.

    Çocuğum İçin Yapabileceğim Şeyler

    Rol model ol. Afet sırasında ve sonrasındaki hayat koşullarındaki değişiklikler çocuklar için son derece stresli olabilir. Durumları nasıl ele alacaklarına dair ipuçlarını ebeveynlerinden alacaklardır. Kaotik zamanlarda sakin davranışları modellemek önemli olacaktır.

    Çocuklarınızı cesaretlendirin. Çocukları uygun dinlenme, egzersiz ve diyete teşvik ederek kendilerine bakmalarına yardımcı olun. Sakin ve fiziksel aktiviteler arasında bir denge olduğundan emin olun.

    Çocuklara güvende olduklarına veya güvenlikleri için sahip olduğunuz planlara dair güvence verin. Bunun bir orman yangını sırasında ve sonrasında birçok kez tekrarlanması gerekebilir. Çocuklarınızla ekstra zaman geçirmeli ve bağlantıda kalmalısınız. Oyun oynamak, birlikte okumak ya da sadece sarılmak fark etmez. Çocuklara sevildiklerini mutlaka söyleyin.

    Rutinleri koruyun. Kaos ve değişimin sisi içinde bile, çocuklar yapı ve rutin ile kendilerini daha güvende ve güvende hissederler. Mümkün olduğunca günlük rutinlere bağlı kalın (yemek zamanları, yatma zamanı vb. dahil).

    Beklentileri koruyun. İyi davranış ve başkalarına saygı gibi aile kurallarına bağlı kalın.

    Medyaya maruz kalmayı sınırlayın. Çocuğunuzu, gazetelerdeki, internetteki veya televizyondakiler de dahil olmak üzere orman yangınlarının manzaralarına ve görüntülerine aşırı maruz kalmaktan korumanız önemlidir.

    Telefon hizmeti kesintiye uğrayabileceği için iletişim zorlaşacaktır. Çocuklarınıza, arkadaşlarının ebeveynlerinin, onlara sizin tarafınızdan bakıldığı gibi baktığına dair güvence verin.

    Çocukları yardım etmeye teşvik edin. Çocuklar, yardım ettiklerini hissettiklerinde daha iyi iyileşir ve baş ederler. Orman yangını sonrasında katkıda bulunabilecekleri fırsatlar bulun. Temizlik veya aile etkinlikleriyle ilgili küçük görevler verin. Çocuklar temizlik faaliyetlerinde vakit geçirdikten sonra, orman yangınları ile ilgili olmayan faaliyetler sağlayın. Bu, oyun oynamayı, kitap okumayı, kart oynamayı vb. içerebilir.

    Sabırlı ol. Çocukların bu zamanlarda biraz daha sabra ve ilgiye ihtiyacı olabilir. Daha fazla dikkatleri dağılmış olabileceğinden, okul oturuma girdikten sonra ek hatırlatıcılara veya ev işleri veya ev ödevleriyle ilgili ekstra yardıma ihtiyaç duyabilirler.

    Yatmadan önce destek verin. Çocuklar, özellikle yatmadan önce ebeveynlerinden ayrıldıklarında endişeli olabilirler. Öncelikle kitap okumak gibi aktivitelerle çocuğunuzla yatma saatinde daha fazla zaman geçirmeye çalışın. Küçük çocukların sizinle yatması için geçici bir düzenleme yapmak sorun değil, ancak belirli bir tarihte normal uyku düzenlemelerine geri dönecekleri anlayışıyla.

    Yetişkin konuşmalarını izleyin. Yetişkin konuşmaları sırasında orman yangınları ve sonrasında neler söylendiğinin farkında olun. Çocuklar duyduklarını yanlış yorumlayabilir ve anlamadıkları bir konuda gereksiz yere korkabilirler.

    Profesyonel yardım alın. Çocuklar orman yangınlarından sonra altı haftadan daha uzun süre zorluk yaşarlarsa, ebeveynler değerlendirme için bir ruh sağlığı uzmanına danışmalıdır.

    Her şeyi umutlu tutun. En zor durumlarda bile, bazı olumlu yönleri belirlemek ve gelecek için umutlu olmak önemlidir. Olumlu ve iyimser bir bakış açısı, çocukların çevrelerindeki dünyadaki iyi şeyleri görmelerine yardımcı olur. Bu bakış açısı, en zorlu zamanlardan bile geçmelerine yardımcı olmanın bir yolu olabilir.

    KAYNAK: The National Child Travmatic Stress Network https://www.nctsn.org/

  • HELİKOPTER EBEVEYNLİK NEDİR?

    HELİKOPTER EBEVEYNLİK NEDİR?

    Helikopter ebeveyn tanımlaması, ilk defa 1969 yılında, Psikolog Haim Ginott tarafından, terapi yaptığı bir çocuğun ailesini anlatırken “sürekli etrafımda helikopter gibiler” demesi üzerine kullanılmıştır.

    Helikopter ebeveynliği, tipik olarak, bir çocuğun her hareketine çok dikkat eden, aşırı derecede ilgili, son derece endişeli ebeveynleri tanımlar. Çocukları kendisi için “en iyi” olduğunu düşündüğü şeyi yapmaya yönlendirmeye çalışırlar.

    Helikopter ebeveynler, çocuğu olmadan var olamazlar

    Sürekli çocuğundan bahsederler. Çocuğunu kendisinden ayrı bir varlık olarak göremezler. Çocuğunu anlatırken daha dıoğrusu çocuğunun da olduğu ortamda onun yerine konuşurken “tıpı kazandık”, “yarına ödevimiz var” hatta, “başımız ağrıyor” gibi cümleler kurabilir. Helikopter ebeveynlere göre çocuğunun baş ağrısını yalnız çekmesi bile mümkün değildir.

    Helikopter Ebeveynler Kendi hayatlarını yaşayamazlar

    Sürekli çocukları ile ilgilendikleri için kendi hayatını yaşayamazlar. Çocuk her şeyden önceliklidir ve ailenin başka bir şey yapması neredeyse imkansızdır. Çocuğunun ödevi, çocuğun kursu, çocuğun basketbol kursu, çocuğun arkadaşının doğum günü…

    Helikopter Ebeveynler Çocuğa sorumluluk veremezler

    “Ben yaşayamadım o yaşasın” mantığıyla hareket eden helikopter ebeveynler; çocuğun bizzat kendisinin yapması gereken işleri dahi yapmaya çalışırlar. Çocuklarının odasını toplarlar, okul çantasını düzenler, üstünü giydirir, ayakkabılarını bile kendileri bağlarlar.

    Helikopter Ebeveynler çocuk konusunda aşırı kaygılıdır

    Çocuklarının okul başarısı, sınav sonucu, gelecekte yaşayacağı hayat, işi vb her şey onlara derttir. Bu durum ebeveyne sürekli yaşayacağı bir kaygı olarak geri döner.

    Helikopter Ebeveynler Aşırı koruyucu ve kontrolcüdür

    Her zaman ve her yerde sürekli tetiktedirler. Çocuğun çocuk gibi yaşamaması için elinden geleni yaparlar. Ebeveyn her zaman her işin içindedir.

    Helikopter Ebeveynlerin Çocuklarında Ortaya Çıkan Sorunlar

    Ailelerinden ayrı bir bilinç ve öz benlik oluşturamazlar. Bu nedenle sorumluluk ve risk almakta zorlanırlar.

    Sorunlar karşısında çözüm bulmakta güçlük çekerler.

    Bir kısmı ebeveynlerinden sürekli onay alma ihtiyacı hissederken bir kısmı ise aksine her dedikleri olsun ister.

    Sosyal iletişim becerisi zayıftır.

  • ŞİDDET ÖNLEME VE İZLEME MERKEZİ-ŞÖNİM NEDİR?

    Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri kısa adıyla ŞÖNİM; şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik güçlendirici ve destekleyici danışmanlık, rehberlik, yönlendirme ve izleme hizmetlerinin verildiği, yeterli ve gerekli personelin görev yaptığı ve tercihen kadın personelin istihdam edildiği, çalışmaların 7 gün 24 saat esasına göre yürütüldüğü merkezlerdir.

    ŞÖNİM’lerde şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin olarak uygulanmasına yönelik izleme çalışmaları yapılır ve destek hizmetleri verilir. Bu kapsamda psiko-sosyal destek hizmeti, hukuki destek hizmeti, eğitim ve mesleki destek hizmeti, sağlık destek hizmeti, ekonomik destek hizmeti ile önleyici hizmetler doğrudan ya da ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendirme suretiyle sunulmaktadır.

  • KORUYUCU AİLE NEDİR?

    Koruyucu aile; çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakımları bir süre için sağlanamayan çocuklarımızın kendi aile ortamlarında eğitim, bakım ve yetiştirilme sorumluluğunu kısa veya uzun süreli olarak, ücretli veya gönüllü statüde devlet denetiminde paylaşan, hissettikleri toplumsal sorumluluğu gösterebilen uygun aile ya da kişilerdir.

    Koruyucu aile hizmetinde amaç; korunma ve bakım altında bulunan çocuğun, karmaşık ve sorunlu olan dönemini örselenmeden geçirmesini ve normal hayatını devam ettirmesini sağlamaktır. Koruyucu aile, kurumla işbirliği içinde; çocuğa, öz ailesi, okulu ve çevresiyle ilişkilerini devam ettirmelerini sağlayarak yardımcı olur.

    Ülkemizde T.C. vatandaşı olup sürekli olarak Türkiye’de ikamet eden, 25-65 yaş aralığında bulunan, en az ilkokul mezunu, düzenli geliri bulunan, evli/bekâr veya çocuklu/çocuksuz herkes (çocuğun biyolojik anne-babası ya da vasisi dışındaki kişiler) koruyucu aile olabilmektedir.

    Akrabaların koruyucu aile olmak istemesi halinde yapılacak sosyal inceleme sonucuna göre yaş ve eğitim koşulları değerlendirilmektedir.

     

    Daha fazla bilgi için https://www.aile.gov.tr/ sitesine göz atabilirsiniz.

  • KADES Uygulaması Nedir? Nasıl İndirilir?

    Ülkemizde yaşanabilecek kadın cinayetlerini ve kadına yönelik şiddet vakalarını önlemek adına yapılan Kadın Destek Uygulaması KADES, yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı.

    KADES NEDİR?

    KADES, kadınların ve çocukların her türlü şiddete maruz kalmasını engellemek amacıyla yapılmış resmi bir uygulamadır. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) tarafından hazırlanmış olan uygulama, kadınlar ve çocuklar için acil müdahale uygulamasıdır. Kadınları korumak amacıyla yapılan telefon uygulaması sayesinde, herhangi bir kadın, herhangi bir durumdan dolayı, birinden şiddete maruz kalıyorsa, tek bir tuşla Kadın Acil Destek İhbar Sistemi’ne ulaşabiliyor.

    KADES NASIL İNDİRİLİR? NASIL KULLANILIR?

    KADES uygulamasını, Google Play Store ve AppleStore üzerinden ücretsiz şekilde indirebilirsiniz. Uygulamayı yükledikten sonra T.C. Kimlik Numaranızı ve EGM’den telefonunuza gelen aktivasyon kodunu girerek aktif hale getirebilirsiniz.

    Uygulama aktif olduktan sonra, tek bir tuşla 155 Polis İmdat Acil Çağrı Merkezine ulaşarak, yardım çağrısı gönderebilirsiniz.

  • BAĞLAYAN İSTİSMAR

    BAĞLAYAN İSTİSMAR
    Bireyler yaşamlarına başladıkları günden ölümlerine kadar hayatlarında belirleyici olan bir
    faktör vardır; bağlanma kavramı. Bowlby’ nin kuramına göre bebeklikten itibaren bağlanma
    gelişmektedir, ilk üç yıl güvenli bağlanma için çok önemlidir; bunun yanı sıra ergenlikte aile
    ile olan bağlar zayıflamaktadır, yetişkinlikte ve yaşlılıkta ise bağlanma etkisini oldukça
    göstermektedir. Bağlanma kuramları incelendiğinde üç bağlanma stili ortaya çıkmaktadır:
    Güvenli bağlanma, Kaygılı-Kararsız bağlanma ve Kaygılı-Kaçınan bağlanma ortaya çıkmıştır.
    Güvenli bağlanan bireylerin sosyal açıdan özgüvenli, girişken, ilişki kurmaya açık olduğu
    görülmektedir. Kaygılı-Kararsız bağlanan bireylerde ise terk edilme ve yalnızlık korkusu ve
    özgüvensizlik görüldüğü söylenebilir. Bunun yanı sıra Kaygılı-Kaçınan bireylerde sosyal
    açıdan baskılanma, yakın ilişkilerden kaçınma, kendini açmaya karşı rahatsızlık hissi
    bulunduğu söylenebilir.
    Çocukluk ve ergenlik döneminde istismara maruz kalan bireylerde kaygılı-kararsız ve
    kaygılı-kaçınan bağlanma görülmektedir. Bireyler çocuklukta örselendikleri ve ergenlikte bu
    durum devam ettiğinden; benlik saygısında örselenmemiş bireylere oranla azalma, saplantılı
    düşünmede artış, ilişkisel depresyon oldukça sık rastlanan bulgular halinde karşımıza
    çıkmaktadır.
    Toplum etkisi ve bireylerin kendini açamaması sebebi ile istismara karşı bireyler baskılanmış
    bu sebeple kimseye anlatmayan bireyler duygularını daha az dışa vuran bireylere dönüşmüş
    olabilirler. İntihara teşebbüs, akranlar arasında ve iletişimde zorluk da bireylerin yaşadığı bazı
    diğer zorluklar olabilmektedir. Bireylerin bağlanma stilleri göz önüne alındığında güvenli
    bağlanma ile negatif korelasyon, kaygılı-kararsız bağlanma ve kaygılı-kaçınan bağlanma ile
    ise pozitif korelasyon görülmektedir.
    İstismara uğrayan bireylerdeki cinsiyet dağılımına bakıldığında (benlik saygısı ve ilişkisel
    depresyon açısından) ; kadın bireylerde erkek bireylere oranla benlik saygısında daha ileri
    düzeyde bir azalma görülmektedir, erkek bireylerin ise ilişkisel depresyon puanları kadın
    bireylerinkinden yüksek olduğu görülmektedir.
    Sonuç olarak çocukluk ve ergenlik döneminde örselenmiş bireylerin bağlanma stillerinde
    güvenli bağlanma sağlandığını söylemek yanlış olur. Bireylerin hayatları boyunca bağlanma
    stillerinin etkisinde olacakları göz önünde bulundurulduğunda; istismara uğrayan bireylerin
    yetişkinlikte, ilişkilerinde, evliliklerinde, özellikle iletişimde zorluklar yaşayabileceklerini
    düşünüyorum. Bireylerin ikili ilişkilerinde iletişimsizlik veya şiddete karşı susma eğilimi
    olduğu da söylenebilir, bununla birlikte şiddet gören bireylerin şiddet görmeyenlere oranla
    şiddet uygulamaya daha meyilli olduğunu da alanda yapılan bazı çalışmalar belirtmektedir bu
    nedenle bireyler ilerleyen yaşantılarında şiddete maruz kalan yerine şiddet öznesine de

    BAĞLAYAN İSTİSMAR
    Asıl olması gereken ise bireylerin fiziksel, duygusal ya da sözlü şiddete maruz kaldıklarında
    yetkili mercilere ulaşmasını sağlayabilmek olduğunu düşünüyorum, bu mercilere direk
    ulaşmasını sağlayamıyor ise iletişime geçebileceği bireylerin farkında olup destek
    alabilmesini ve haklarını kullanabilmesini sağlamak olmalıdır. İlkokul ya da ortaokul
    çağındaki bir çocuk bu duruma maruz kaldığında ailesine, rehber öğretmenine, hastane veya
    polise başvurabilmeli, toplum baskısı ve akran zorbalığı yaşaması önlenmelidir, çocuk gerekli
    koruma altına alınmalıdır.

     

    ECEM GÜNAL

    Kaynakça
    1- https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/115119
    2- https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_1610.htm
    3-
    https://web.b.ebscohost.com/abstract?direct=true&profile=ehost&scope=site&authtype=crawler
    &jrnl=1302597X&AN=20193366&h=Vw6IlyQfuJ20yGac1x7R0KlsLuJHiUGX6VbA0p4oL%2bURpAHY
    H1jWeYEUffPIcvYpLhBODmjUrluX8TD7%2bMacww%3d%3d&crl=c&resultNs=AdminWebAuth&res
    ultLocal=ErrCrlNotAuth&crlhashurl=login.aspx%3fdirect%3dtrue%26profile%3dehost%26scope%3
    dsite%26authtype%3dcrawler%26jrnl%3d1302597X%26AN%3d20193366
    4- file:///C:/Users/eccee/Downloads/576-1150-1-SM.pdf
    5-
    http://acikerisim.deu.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/20.500.12397/7033/306477.pdf?sequ
    ence=1&isAllowed=y
    6-
    https://openaccess.biruni.edu.tr/xmlui/handle/20.500.12445/108#sthash.oXh9fath.wk6lw259.dp
    bs