Kategori: Uncategorized

  • SOSYAL İNCELEME RAPORU * 3

    15 Mart 2020 tarihinde vuku bulan yaralama olayı üzerine yaralanan M.Ç. ve ailesi Yavuz
    A.’yı 16 Mart 2020 tarihinde şikayet etmiştir. Bunun üzerine 17 Mart 2020 tarihinde olayda
    taraf olan Yavuz A. ve B.İ.’nin ifadeleri alınmış ve olayın şüphelisi Yavuz A. Ankara Çocuk
    Mahkemesine sevk edilmiştir. 18 Mart 2020 tarihinde Yavuz A.’nın işlediği ilk suç için ilk
    mahkeme görülmüştür.
    18 Mart 2020 tarihinde Ankara Çocuk Mahkemesi’nde verilen karar ile çocuk Yavuz A.’nın
    sosyal incelemesinin yapılması gerekli görülmüştür. Sosyal İnceleme Raporu’nun 25 Nisan
    2020 tarihinde görülecek mahkemeden önce teslim edilmesi uygun bulunmuştur.
    SOSYAL İNCELEME RAPORU
    Bu rapor 2253 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ve Çocuk Koruma Kanunun Uygulanmasına
    İlişkin Usul ve Esaslara Hakkında Yönetmeliğin 21. Maddesi Gereğince Hazırlanmıştır.
    Görevlendirilen Makam: Ankara Çocuk Mahkemesi
    Dosya Numarası: 5690 Sayılı Dosya
    Rapor İstem Nedeni: Yavuz A.’nın Çocuk Koruma Kanuna Göre Suç Durumunun İncelenmesi
    ve Sosyal İnceleme Yapılması
    Rapor İstem Tarihi: 20.03.2020
    Rapor Teslim Tarihi: 19.04.2020
    Raporu Hazırlayanın Adı-Soyadı, Unvanı: Zeynep İSMİ, Sosyal Çalışmacı
    Sosyal İncelemesi Yapılacak Çocuğun;
    T.C. Kimlik Numarası: 12345678902
    Adı, Soyadı: Yavuz A.
    Cinsiyeti: Erkek
    Doğum Yeri, Tarihi: Ankara, 01.02.2006
    Nüfusa Tescil Tarihi: 03.02.2006
    İkametgah Adresi: Fındık Mah. Ceviz Sok. Badem Apt. No:2/1 Kızılay, ANKARA
    Baba Adı, Soyadı ve İletişim Bilgileri: H.A., 05320000000
    Anne Adı, Soyadı ve İletişim Bilgileri: Ç.A., 05410000000
    Sorunun/Suçun Tanımı: Çocuk Yavuz A. 15 Mart 2020 tarihinde sınıftan kız arkadaşı
    B.İ.’nin erkek arkadaşı M.Ç.’yi bıçakla yaralamıştır.
    Bilgi Toplanılan Kaynaklar
    Ortokul 8. Sınıf öğrencisi olan çocuk Yavuz A. ile iki görüşme yapılmış olup, bu görüşmeler
    22 Mart ve 3 Nisan tarihlerinde Sosyal Çalışmacının Ofisinde, bir saat süreli olarak
    yapılmıştır. Bu görüşmeler yüz yüze yapılmış olup görüşme sırasında ofiste kimse
    bulunmamıştır. 22 Mart 2020 tarihinde yapılan ilk görüşmeye sosyal çalışmacı kendini
    tanıtarak başlamış, Yavuz A.’ya nasıl olduğu, okul ve ev hayatının nasıl gittiği sorulmuştur.
    Yavuz A.’nın sorulara istemsiz şekilde cevap verdiği görülmüştür. Aile ve ev hayatından hiç
    söz etmemiştir. Okulda herhagi bir problem olup olmadığı sorulduğunda ise gözlerini
    kaçırmış ve bir problem olmadığını ifade etmiştir. Bunun üzerine okul hayatıyla ilgili sorular
    sorulmaya devam edilmiş, derslerinin nasıl olduğu, yakın arkadaşının olup olmadığı
    öğrenilmeye çalışılmıştır. Yavuz A. ders çalışmayı sevdiğini fakat çalışamadığını ifade
    etmiştir. Sınıfta B.İ. adında bir kız arkadaşı olduğunu iyi anlaştıklarını ifade ederken
    gülümsediği fark edilmiştir. Yavuz A. B.İ.’nin çok güzel olduğunu onu çok sevdiğini de
    söylemiş, fakat B.İ.’nin büyük bir hata yaptığını ona çok kızgın olduğunu eklemiştir. Bu konu
    hakkında daha fazla konuşmak istediğini söyleyerek görüşmeyi sonlandırmak istediğini ifade
    etmiştir. Görüşme Yavuz A.’nın isteği üzerine sonlandırılmış ve bir sonraki görüşme tarihi
    Yavuz A. ile birlikte belirlenmiştir. 3 Nisan 2020 tarihinde yapılan ikinci görüşmede Yavuz
    A.’nın ilk görüşmeye oranla daha rahat olduğu fark edilmiştir. Yavuz A. bir süre sessiz
    kaldıktan B.İ.’den bahsetmeye başlamıştır, böyle olmasını istemediğini ifade ederken gözleri
    dolmuştur. Ardından 15 Mart 2020 tarihinde okulda B.İ. ile buluştuklarını ve B.İ.’ye ona ilgi
    duyduğunu söylediğini, fakat B.İ.’nin onu terslediğini ve kendisine hakaret ettiğini, ardından
    B.İ.’nin okulu terk ettiğini söylemiştir. Yavuz A. çok öfkelendiğini, B.İ.’yi takip ettiğini, yolda
    mahalleden arkadaşı N.O. ile karşılaştığını söylemiştir. B.İ.’nin bir erkekle sarıldığını
    gördüğünü, N.O. bunu nasıl sana yapar dediğini Yavuz A.’nın daha çok öfkelendiğini, bu
    sırada B.İ. ve M.Ç.’nin onu fark ettiğini ardından tartışma çıktığını, M.Ç.’nin ona hakaret
    ettiğini söylemiştir. Çıkan tartışma büyümüş ve M.Ç. Yavuz A.’ya yumruk atmıştır, Yavuz A.
    cebindeki bıçağı çıkararak B.İ.’nin arkadaşı M.Ç.’nin karnına sapladığını ve ardından N.O. ile
    olay yerinden koşarak uzaklaştıklarını ifade etmiştir. Babası H.A.’nın da annesi Ç.A.’ya
    şiddet uyguladığını, annesi Ç.A.’nın babası H.A.’ya onu sevmediği söylediğinde babasının
    ona vurduğunu anne Ç.A. şiddet uygulandığında baba H.A.’ya iyi davrandığı için Yavuz A. da
    bunun sevgi gösterme yolu olduğunu düşündüğünü, M.Ç.’ye zarar verirse B.İ.’nin onu
    seveceğini düşündüğünü ifade etmiştir. Ardından daha fazla konuşmak istemediğini belirtmiş,
    bunun üzerine görüşme sonlandırılmıştır.
    Çocuk Yavuz A.’nın öğretim gördüğü okula gidilerek okul müdürü, Yavuz A.’nın rehber
    öğretmeni, sınıf öğretmeni ve B.İ. ile görüşme yapılmıştır. Görüşülen kişilerin hepsi ile otuz
    dakika görüşülmüş olup bu görüşme 23 Mart 2020 tarihinde okulda yapılmıştır. Bu
    görüşmeler yüz yüze yapılmış olup, her bir kişi ile ayrı görüşülmüştür, görüşme sırasında
    odada sosyal çalışmacı ve görüşülen kişiler dışında kimse bulunmamıştır. Okul müdürü ile
    yapılan görüşmede Yavuz A.’nın sorunlu bir çocuk olduğunu, devamsızlık yaptığı, kavga
    çıkarmaya meyilli olduğu öğrenilmiştir. Okul Müdüründen, Yavuz A.’nın 5. sınıftayken kavga
    çıkardığı, sınıf arkadaşını merdivenlerden ittiği öğrenilmiş, sigara kullanırken yakalandığı ve
    bıçak taşıdığı için bir defa uyarı cezası aldığı bilgisine ulaşılmıştır. Sınıf öğretmeni ile yapılan
    görüşmede Yavuz A.’nın sınıf arkadaşlarıyla anlaşamadığını, arkadaşlarının onu dışladığını,
    Yavuz A. ya kötü kelimlere kullandıklarını ve akran zorbalığı yaptıklarını, sınıf öğrencisi B.İ.
    ile iyi anlaştıklarını söylemiştir. Ayrıca matematik dersinde iyi olduğunu zor soruları doğru
    yanıtladığını eklemiştir. Rehber öğretmen ile yapılan görüşmede ise Yavuz A. ile yaptığı
    görüşmelerde konuşmaktan çekindiğini, neden sigara içtiği öğrenilmek istendiğinde odadan
    çıkıp gittiği öğrenilmiştir. Rehber öğretmen devamsızlık için aile ile görüşmek istemiş fakat
    aile okula gelmemiştir. B.İ. ile yapılan görüşmede yaralama olayının vuku bulduğu gün Yavuz
    A.’nın ona ilgisini itiraf ettiğini söylemiştir. Bunun üzerine B.İ. ona kendisinden uzak durması
    gerektiğini, onunla arkadaş olmasının bir hata olduğunu, çok kötü biri olduğunu söylemiş ve
    birçok hakaret etmiştir. Bunun üzerine Yavuz A. B.İ.’nin üzerine yürümüş, B.İ. onu itmiş ve
    sınıftan uzaklaşmıştır. B.İ. erkek arkadaşının yanına giderken Yavuz A. onu takip etmiş ama
    B.İ. bunu fark etmemiştir. M.Ç.’ye sarıldığı zaman Yavuz A. ve arkadaşını görmüş, ona
    burada ne işi olduğunu sormuş ve ardından M.Ç. ve Yavuz A. tartışmaya başlamış, en sonunda
    M.Ç.’nin kanlar içinde gördüğünü söylemiştir.
    Çocuk Y.A.’nın annesi Ç.A., babası H.A. ve diğer üç kardeşi ile birlikte yaşadığı eve bir
    kere ziyarette bulunulmuştur. Bu ziyaret 24 Mart 2020 tarihinde yapılmıştır. Görüşme iki saat
    sürmüştür, bütün aile üyelerinin olduğu bir odada görüşme yapılmıştır. Eve ziyarette
    bulunulacağını bilgisi daha önce verilmiş fakat tarih belirtilmemiştir. Eve yapılan ziyarette
    evde bir muftağın, bir oturma odasının ve iki yatak odasının olduğu görülmüş; evin soba ile
    ısıtıldığı, çocukların bir odada kaldığı ve evin kira oldduğu öğrenilmiştir. Görüşme
    başladığında baba H.A., ağabey U.A. evde değildir, Yavuz A. ve kız kardeş Ö.A. okuldadır.
    Anne Ç.A. ile yapılan görüşmede sorulan sorulara cevap vermekten kaçındığı ve yüzünde
    morluklar olduğu fark edilmiştir. Anne Ç.A.’ya morlukların sebebi sorulduğunda ve yüzünü
    kapıya çarptığını ifade etmiştir. Anne Ç.A.’dan kendi aile ilişkileri ve Yavuz A.’nın okuldan
    sonra vaktini nasıl değerlendirdiği hakkında bilgiler alınmıştır. Oğlu Yavuz A.’nın okumak
    istediğini, masum olduğunu, aslında hiç böyle bir çocuk olmadığını, mahallede yaşayan
    arkadaşlarının buna sebep olduğunu düşündüğünü ifade etmiştir. Görüşme sırasında baba
    H.A. ve ağabey U.A. eve gelmiştir. Onlara da Yavuz A.’nın işlediği suç sorulduğunda baba
    H.A. ve ağabey U.A. Yavuz A.’yı desteklediği “İyiki yapmış aslan oğlum/kardeşim” gibi
    ifadeler kullandıkları görülmüştür. Baba H.A.’nın evde baskın karakter olduğu görülmüştür.
    Yavuz A.’nın küçük kız kardeşi Ş.A.’nın kıyafetlerinde yırtıklar olduğu da fark edilmiştir.
    Yavuz A. ve Ö.A. okuldan geldikten sonra Yavuz A.’nın davranışları incelendiğinde kız
    kardeşleriyle ilgilendiği gözlenmiştir.
    25 Mart’ta Yavuz A.’nın ikamet ettiği mahallenin muhtarı ile 30-35 dakikalık bir görüşme
    yapılmıştır. Bu görüşme muhtarın ofisinde birebir gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmede
    Yavuz A.’nın ailesine Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile yardım yapıldığı, baba
    H.A.’nın çalışmadığı, anne Ç.A.’nın ise temizliğe gittiği, bu mahallede iki senedir
    bulundukları, sorunları olan bir aile oldukları öğrenilmiştir. Anne Ç.A.’nın birkaç ay önce
    evden küçük kız Ş.A.’yı alarak evden kaçtığını, Kadın Konukevine sığındığı, fakat baba
    H.A.’nın anneyi arayarak sürekli rahatsız ettiği ve eve dönmesi için zorladığı öğrenilmiştir.
    Anne Ç.A. daha fazla dayanamayıp eve dönmüştür. Muhtarla yapılan yapılan görüşmenin
    ardından Yavuz A.’nın komşuları ile görüşülmüş bu görüşmeler on beş dakika kadar
    sürmüştür. Komşularla yapılan görüşmede Yavuz A.’nın yaşadığı evden çığlık ve kavga
    sesleri geldiği, anne Ç.A.’nın kendileri ile konuşmadığı öğrenilmiş, Yavuz A. ve ağabey
    U.A.’nın daha önce hırsızlık olayına karıştığı bilgisine ulaşılmıştır. Yavuz A.’nın mahalledeki
    arkadaşlarının sabıkalı oldukları, aralarında madde kullananların da olduğu, mahallede yaşlı
    bireylerin önünü kestikleri ve para istedikleri vermezler ise bıçak ile tehdit ettikleri
    öğrenilmiştir. Yavuz A. ve mahalledeki arkdaşlarının alkol aldıkları bilgisine ulaşılmıştır.
    Ankara Emniyeti Çocuk Şube Müdürlüğü’nden Yavuz A. ve ailesinin kayıtları istenmiştir
    Bu kayıtlar 26 Mart 2020 tarihinde elimize ulaşmıştır. İncelenen belgelerden elde edilen
    bilgilere göre İncelenen belgelerde ise Yavuz A.’nın 11 yaşında iken hırsızlık olayına karıştığı,
    bu hırsızlığa ağabey U.A.’nın ve mahalledeki arkadaşlarının zorladığı ve cezai ehliyeti
    olmadığı için işlem yapılmadığı öğrenilmiştir. Bu hırsızlık olayında Yavuz A. mahallede
    yürüyen bir kadının çantasını alarak kaçtığı ve mahalledeki arkadaşları ile birlikte çantanın
    içindeki paraları alıp olay yerinden uzaklaştığı bilinmektedir.
    Yavuz A.’nın olaya tanık olan arkadaşı N.O. ile N.O.’nun iletişim bilgileri ve adresi
    bilinmediği ve olay yaşandıktan sonra N.O. ortadan kaybolduğu için görüşme yapılamamıştır.
    Mağdur M.Ç. ile görüşme yapılmak istenmiş kendisine ulaşılmış fakat M.Ç. görüşmek
    istemediğini belirtmiştir.
    Değerlendirme
    Suça İlişkin Bilgiler
    15 Mart 2020 tarihinde saat üç sularında Yavuz A. sınıftan kız arkadaşı B.İ. konuşmak
    istemiş ve B.İ.’ye bunu söylemiş, B.İ. de konuşmayı konuşmayı kabul etmiş ve sınıfta
    konuşmak için buluşmuşlardır. Yavuz A. B.İ.’ye ona ilgi duyduğunu ve çok sevdiğini
    söylemiş, B.İ. ise Yavuz A. ile dalga geçmiş, onu sert bir dille reddetmiştir. Ardından B.İ.
    Yavuz A.’yı itip sınıftan uzaklaşmıştır, çok öfkelenen Yavuz A. sıraları tekmelemiş ve sınıftan
    çıkarak B.İ.’yi takip etmeye başlamıştır. Yavuz A. B.İ.’yi takip ederken yolda mahalleden
    arkadaşı N.O. ile karşılaşmıştır. Yavuz A. arkadaşı N.O.’ya olanları anlatmıştır. B.İ. takip
    edildiğini fark etmemiştir. B.İ. erkek arkadaşı M.Ç. ile buluşmuş ve ona sarıldığı anda Yavuz
    A.’yı görmüştür, Yavuz A. bu görüntüyü görünce çok öfkelenmiş, N.O. ise Yavuz A.’ya B.İ.
    sana nasıl bunu yapar diye söylenmektedir. Yavuz A.’nın öfkesi artmış, B.İ. ve M.Ç. ile
    tartışmaya başlamış, M.Ç. Yavuz A.’ya hakaretler etmiş ve ona yumruk atmıştır. Bunun
    üzerine Yavuz A. cebindeki bıçağı çıkararak M.Ç.’nin karnına saplamıştır. M.Ç. yere yıkılmış,
    B.İ. yardım istemeye çalışırken, Yavuz A. ve N.O. koşarak uzaklaşmış, uzaklaşırken N.O.
    Yavuz A.’ya ‘Helal olsun sana.’ gibi ifadeler kullanmıştır. Yavuz A. olay ardından evine
    gitmiş ve babasına olayı anlatmıştır. Babası ise onu tebrik etmiştir.

    Hastaneden alınan bilgilere göre M.Ç. yaşadığı yaralama olayı sonucunda yara kısa sürede
    tedavi edilebilmiştir. Bıçak yarasının derin olmadığı ve M.Ç.’nin günlük hayatında herhangi
    bir soruna sebep olmayacağı Adli Tıp tarafından belirtilmiştir. Yara kısa sürede tedavi edilmiş
    olup M.Ç. istirahat etmesi için eve gönderilmiştir.
    Yavuz A.’nın hırsızlık olayına karışmasına ağabey U.A.’nın ve mahalledeki arkadaş
    grubunun sebep olduğu, onu hırsızlık yapması için zorladığı, yapmazsa şiddet göreceği için
    yapmak zorunda kaldığı görülmüştür. Yavuz A. ile yapılan görüşmelerde Yavuz A.’nın
    yaşadığı mahalledeki arkadaşları, ağabeyi ve babası tarafından suça sürüklendiği, böyle bir
    ortamda büyümüş olması Yavuz A.’yı etkilemiştir. Yapılan görüşmelerde Yavuz A. aslında
    insanlara zarar vermek istemediğini, fakat kabul edilmek için yaptığını ifade etmiştir. Yaptığı
    suçlar dolayısıyla üzgün olduğu anlaşılmıştır.
    Yavuz A.’nın işlediği suçun olumsuz yönlerinin farkında olmadığı, işlediği suçlar ailesi
    tarafından desteklendiği için farkına varamadığı görülmüştür. Yaralama suçunun motivasyonu
    öfkesini kontrol edememesi, B.İ.’nin ona kötü davranması, ailesinde şiddet olgusunu görmesi,
    mahalle arkadaşları ile kurduğu ortamda suç olgusunun olması Yavuz A.’yı etkilemiştir.
    Bireysel Özellikler
    Yavuz A. orta ergenlik döneminde olan bir çocuk olup yaşının gerektirdiği fiziksel
    gelişimdedir. Herhangi bir sağlık problem bulunmadığı bilinmektedir. Yaşadığı ergenlik
    döneminin etkisi ile akranları tarafından kabul edilme isteği bulunmaktadır. Fakat okuldaki
    arkadaşları sorunları vardır. Bu eksikliği mahalledeki arkadaşları ile gidermeye çalışmıştır.
    Mahallede arkadaşları sigara, alkol ve madde kullanmaktadır. Yavuz A. kendisini o ortama ait
    hissedebilmek adına sigara kullanmaya başlamış ve mahalle arkadaşları ile alkol kullanmıştır.
    Kendini bir ortama ait hissetmek ve akran grupları ile anlaşmak orta ergenlik dönemindeki
    ergenler için çok önemlidir. Bu sebeple Yavuz A.’da kendini kabullendirmek adına suç işleme
    davranışında bulunduğu gözlemlenmiştir. Yavuz A.’nın duygularını ifade etmekte zorlandığı,
    öfke kontrolünün olmadığı, çekingen bir çocuk olduğu fark edilmiştir.
    Aileye ve Yaşanılan Çevreye İlişkin Bilgiler
    Y.A.’nın yaşadığı mahallede suç vakalarının yaşandığı, bir grup genç ve çocuğun mahallede
    yaşayan insanların önünü kestikleri, hırsızlık olaylarının olduğu, madde bağımlısı olan
    gençlerin olduğu, sigara ve alkol kullanımının da yoğun olduğu bir mahalledir. Yavuz A.’nın
    arkadaş çevresinin de mahallede olması Yavuz A.’yı bu yöne kaymasına sebep olmaktadır,
    Yavuz A.’nın alkol ve sigara kullandığı, madde deneyiminin olmadığı bilgisine ulaşılmıştır.
    Yaşadığı çevre ve aile ortamı Yavuz A.’yı etkisi altına almış ve onu suça sürüklemiştir.
    Ağabey U.A.’nın Yavuz A.’yı hırsızlık yapmaya zorlaması, şiddet görmekle tehdit edilmesi
    Yavuz A.’yı yapmak zorunda bırakmıştır. Yavuz A. mahalledeki arkadaşları ile yaşlı
    kadınların ve adamların önünü keserek para istedikleri bilinmektedir.

    Anne Ç.A. ve baba H.A. 08.08.2001 tarihinde Çorum’da evlenmiş, 2002 yılında baba
    H.A.’nın işi dolayısı ile Ankara’ya göç etmişlerdir. Şu anda yaşadıkları mahalleye ise 2 sene
    önce taşındıkları, baba H.A.’nın bir yıldır işsiz olduğu daha öncesinde ise güvenlik olarak bir
    şirkette çalıştığı, anne Ç.A.’nın ise şu an evlere temizliğe gittiği, daha öncesinde çalışmadığı
    öğrenilmiştir. Oturdukları evin kira olduğu ve herhangi bir sağlık güvencelerinin olmadığı
    bilinmektedir. Yavuz A.’nın ağabeyi U.A. 17 yaşında olup, okula devam etmemekte, bir oto
    tamircisinde çalışmaktadır. Yavuz A. 14 yaşındadır ve 8. sınıfa devam etmektedir. Yavuz
    A.’nın kız kardeşi Ö.A. 10 yaşındadır ve eğitimine devam etmektedir. Yavuz A.’nın küçük kız
    kardeşi Ş.A. 3 yaşındadır ve evde bakılmaktadır. Ailenin sosyoekonomik durumu iyi değildir.
    Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından ayni ve nakdi yardım almaktadırlar. Yavuz
    A.’nın kız kardeşi Ö.A.’nın da devamsızlık durumunun fazla olduğu bilinmektedir.
    Aile içi ilişkilere bakıldığında baba H.A.’nın ev içinde baskın karakter olduğu, Yavuz A.’nın
    verdiği bilgilere göre H.A.’nın eşi Ç.A.’ya şiddet uyguladığı bilinmektedir. Ek olarak eve
    ziyaret yapıldığında görüldüğü üzere anne Ç.A.’nın yüzünde morluklar olması, mahalle
    muhtarından alınan bilgiye göre anne Ç.A.’nın evi terk etmesi ve Kadın Konukevine
    sığınması ve geri dönmesi için tehdit edilmesi, komşulardan alınan bilgiye göre evden gelen
    kavga ve çığlık sesleri evde bir fiziksel şiddetin söz konusu olduğu görülmektedir. Anne Ç.A.
    ve baba H.A.’nın sorunları olduğu anlaşılmaktadır. Yavuz A.’nın kız kardeşlerine düşkün
    olduğu yapılan ev ziyaretinde fark edilmiştir. Ağabey U.A.’nın eve geldiğinde aileden kimse
    ile iletişim kurmadığı, aileden kopuk olduğu görülmüştür. Kız kardeş Ö.A.’nın ise ev işlerinde
    annesine yardım ettiği fark edilmiştir. Baba H.A.’nın çocuklarla ilgili olmadığı yapılan ev
    ziyaretinde görülmüştür. Bakıldığında aile iletişiminin kopuk olduğu görülmektedir.
    Ailenin durumuna bakıldığında maddi durumlarının pek iyi olmadığı, evde çocukların
    rutubetli bir odada kaldığı, evin ısıtmasının soba ile sağlandığı, anne Ç.A.’nın kazandığı az bir
    miktar para ile geçindikleri, sosyal yardımlardan faydalandıkları görülmektedir. Ayrıca ağabey
    U.A.’da çalışmakta, fakat ailesine destek olup olmadığı bilinmemektedir. Aynı zamanda
    küçük kız kardeş Ş.A.’nın olması gerekenden daha zayıf olduğu ve kıyafetlerinin birçok
    kısmının yırtık olduğu görüşmüştür. Ailenin sosyo-ekonomik sorunlarının çözülmesi için baba
    H.A.’nın iş bulmasında yardım edilebilir, evde küçük bir çocuk olduğu için anne Ç.A.’nın
    evden yapabileceği bir iş bulunabilir.
    Anne Ç.A ve baba H.A.’nın aileleriyle ilişkileri incelendiğinde anne ve babanın aile
    ilişkilerinde sorunlar olduğu görülmektedir. Anne Ç.A.’nın ailesi tarafından reddedildiği ve
    ailesinden kimse ile görüşmediği öğrenilmiştir. Baba H.A.’nın ise ailesiyle yaşadığı arsa
    sorunları nedeniyle görüşmediği, baba H.A. ailesi ile görüşmeye kalktığında tartışmalar
    çıktığı, en son yaşanan tartışmada H.A.’nın erkek kardeşinin H.A. tarafından yaralandığı
    öğrenilmiştir. Bu olay H.A. ve ailesi tarafından saklanmış olup, daha sonra H.A.’nın kardeşi
    hastaneye gittiğinde ortaya çıkmıştır, kardeş şikayetçi olmayınca herhangi bir işlem
    yapılmamıştır. Bu yaralama olayı yaşandığında Yavuz A. ve ağabey U.A.’da baba H.A.’nın
    yanında olduğu öğrenilmiştir.
    Baba H.A. ve ağabey U.A.’nın yaşanan yaralama olayında Yavuz A.’yı desteklediği “İyiki
    yapmış aslan oğlum/kardeşim.” Söylemleri ile destekledikleri ve savundukları görülmüştür.
    Baba ve ağabey bu durumdan rahatsızlık duymak yerine gurur duymuşlardır. Bu şekilde
    Yavuz A.’nın yaptığı suçu bir gurur kaynağı olarak görmesine sebep olmuşlardır. Anne Ç.A.
    ise oğlunun bir insanın canını yakacak birisi olarak düşünmediği, onu yönlendirenin
    mahalledeki arkadaşlarının olduğu düşünmektedir. Görüldüğü üzere Yavuz A.’nın işlediği suç
    hakkında ailesi farklı düşüncelere sahiptir.
    Okul, Arkadaş ve Boş Zamanları Değerlendirmeye İlişkin Bilgiler
    Okul müdürü, sınıf öğretmeni ve rehber öğretmen ile yapılan görüşmeler kapsamında Yavuz
    A.’nın okula gitmek istemediği anlaşılmıştır. Okulda akran zorbalığına ve kötü sözlere maruz
    kaldığı, arkadaş çevresinin kalabalık olmadığı sadece bir arkadaşının olduğu görülmektedir.
    Yavuz A.’nın okulda kavgaya meyilli olduğu, tartışmalar çıkardığı öğrenilmiştir. Sınıf
    öğretmeninden alınan bilgiye göre matematik dersine ilgili olduğu ve zor soruları yanıtladığı
    öğrenilmiştir.
    Anne Ç.A.’dan alınan bilgilere göre Yavuz A. baba H.A. ve ağabey U.A. evde olmadığında
    ders çalışmaktadır ve eğitimine devam etmek istemektedir. Fakat baba ve ağabey Yavuz
    A.’nın üstünde baskı oluşturmaktadır. Yavuz A. sık sık mahalledeki arkadaş grubu ile
    görüşmektedir. Bu arkadaş grubu ile alkol ve sigara kullanmaktadır. Kendini bir gruba ait
    hissetme güdüsü Yavuz A.’nın alkol ve sigara kullanmasına sebep olmaktadır.
    Suçun Ortaya Çıkışı ve Cezai Sorumluluk
    Yavuz A.’nın işlediği suç çevresi ele alınarak incelendiğinde suçun kaynağının Yavuz A.’nın
    yaşadığı aile ve içinde bulunduğu arkadaş grubu olduğu görülmektedir. Yavuz A.’nın şiddet
    olgusunu evde iyi bir olgu olarak görmesi, arkadaş grubu içinde suç ile ilgili kavramlara
    maruz kalması ve suç olgusunu burada öğrenmesi yaralama olayının kaynakları arasındadır.
    Baba H.A.’nın kendi kardeşini yaralamasını gören Yavuz A. bu olayı kendine örnek alabilir,
    çünkü bir çocuğun örnek aldığı insanlar anne ve babasıdır, bir çocuk ebeveynlerinde ne görür
    ise onu yapmaya meyillidir. Yani babanın yaralama suçu da Yavuz A.’nın suç işlemesinde
    etkili olabilir. 15 Mart günü B.İ. ile yaşadığı tartışma ve bunun üzerine onu M.Ç. ile görmesi
    Yavuz A.’nın daha çok öfkelenmesine sebep olmuştur. Olay sırasında Yavuz A.’nın yanında
    mahalleden arkadaşı N.O.’nun bulunması ve ona öfkelendirecek sözler söylemesi ve onu
    desteklemesi Yavuz A.’ya suçu işleme gücü vermiştir. Bunun üzerine Yavuz A. öfkesini
    kontrol edemeyerek M.Ç.’yı bıçakla yaralamıştır.

    Yavuz A. 14 yaşında olduğu için cezai ehliyete sahiptir, Yavuz A.’nın ceza almak yerine onu
    topluma kazandırma çalışmaları yapılmalıdır. Yavuz A. işlediği suçun farkında olmakla
    birlikte suçu B.İ.’yi korumak için işlediği için iyi olduğunu düşünmektedir. Yavuz A.
    büyüdüğü ortam nedeni ile suçun ne anlama geldiğini bilmemektedir. Suçun farkında olsa bile
    bunun iyi bir şey olduğunu düşünmektedir. M.Ç.’ye zarar verirse B.İ.’nin ona ilgi duyacağını
    düşündüğünü ifade etmiştir. Yavuz A.’nın düşünce yapısının sağlıklı işlemediği
    görülmektedir.
    Müdahale
    Müdahale Planı

    Yavuz A.’nın ailesinin yaşadığı sorunlar ve çocuk yetiştirme konusunda yaptıkları yanlışlar,
    okulda yaşadığı akran zorbalığının, arkadaş çevresinin, B.İ. ve M.Ç. ile yaşadığı sorunlar
    Yavuz A.’nın suça sürüklenmesine sebep olmuştur. Ailesel sorunlarının çözümü için, Yavuz
    A.’nın işlediği suçlar nedeniyle etkilenen gelişimini ve psikolojisini tedavi etmek ve Yavuz
    A.’yı topluma kazandırılması ve rehabilite edilmesi için; 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu
    5. Maddesi gereğince aileye çocuk yetiştirme konusunda Danışmanlık Tedbiri ve maruz
    kaldığı olaylar sonucu ruh sağlığını korumak amacıyla Sağlık Tedbiri uygulanması
    gerekmektedir. Yavuz A.’nın okulda maruz kaldığı akran zorbalığının ve devamsızlık sorunun
    çözümü için Okul Yönetimi ile birlikte multidisipliner çalışmalar yapılmalıdır. Yavuz A.’nın
    arkadaşları ile kaynaşması için okulda turistik geziler, piknik/mangal, ağaç dikme gibi ve
    benzeri etkinlikler düzenlenmelidir.

    Türk Ceza Kanununun;
    “29. Maddesine göre haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi
    altında suç işleyen kimseye, verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
    86. Maddesinin birinci fıkrasına göre Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının
    ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
    ile cezalandırılır. Aynı Maddenin ikinci fıkraısna göre kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki
    etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun
    şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
    Belirtilen maddeler sonucunda Yavuz A.’nın ‘kasten yaralama’ ve ‘basit yaralama’ suçundan
    alabileceği cezalar tahrik indirimine tabii olabilir, bu şekilde alacağı cezanın dörtte üçünü
    alabilir. Yavuz A.’nın alacağı ceza beş yıldan az olacaktır ve onbeş yaşını doldurmamıştır bu
    gerekçe ile; 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 21. Maddesi “Onbeş yaşını doldurmamış
    çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı
    tutuklama kararı verilemez.” gereğince, Yavuz A.’nın en yüksek yararı düşünülerek
    tutuklanma kararının verilmemesi, Yavuz A.’nın topluma kazandırılması ve topluma
    uyumunun sağlanması gerekmektedir.
    Olası Öneriler
    Yavuz A. ile sosyal çalışmacının görüşmeleri devam etmeli ve yaşadığı sorunların çözümü
    için Yavuz A.’nın güçlendirilmesi sağlanmalıdır. Yavuz A.’nın annesi Ç.A.’nın maruz kaldığı
    fiziksel şiddetin çözülmesi için anne ile görüşmeler ve hakları hakkında bilgilendirme
    yapılmalıdır. Anne Ç.A.’nın güçlendirilmesi için sosyal çalışmacı ile görüşmeler yapması
    gerekemektedir. Baba H.A. ve anne Ç.A.’nın arasındaki şiddet sorunlarının çözülmesi için
    aile danışmanına yönlendirilmelidir. Yaşanan sorular çözülemez ve fiziksel şiddet devam eder
    ise tedbirler uygulanmalıdır. 6284 Sayılı Ailenin Korunmasına ve Kadına Karşı Şiddetin
    Önlenmesine Dair Kanunun 3. Maddesine göre baba H.A. tarafından şiddet gören anne
    Ç.A.’nın korunması ve şiddetin önlenmesi için; kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki
    çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uyun barınma yerinin sağlanması, geçici
    maddi yardım yapılması, psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve
    danışmanlık hizmeti verilmesi, hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine
    veya resen geçici koruma altına alınması ve kreş imkanı sunulması gerekmektedir. Anne Ç.A.,
    Yavuz A. ve kardeşleri Kadın Konukevine alınabilir, annenin burada mesleki eğitim kurslarına
    gitmesi sağlanarak kendini geliştirmesi sağlanmalıdır.

    Baba H.A.’nın aileye ekonomik katkı sağlaması için iş bulmasına destek olunmalıdır.
    Ağabey U.A.’nın eğitimine devam etmesi için onunla görüşmeler yapılmalı, sorunlarının
    çözülmesi için ağabey U.A. ile birlikte çalışılarak çözümler üretilmelidir. Ağabey U.A.
    eğitimine devam etmek istemiyorsa meslek kurslarına giderek eğitim alması ve meslek
    edinmesi sağlanmalıdır. Ailenin yaşadığı sorunlar çözüldüğünde çocuklar sağlıklı bir aile
    ortamında büyüyecek ve topluma kazandırılmış olacaktır.

    Sosyal Hizmet Uzmanı * Öğrencisi
    Zeynep İSMİ

  • ANLAŞILAN İNSAN

     

    “İnsan, muhteşem bir potansiyeldir.” der Doğan Cüceloğlu kitabında. Sonrasında insanı ikiye ayırır: Potansiyelinin farkında olan ve farkında olmayan. Burada potansiyelden kastedileni güç, yetenekler, başarılar, hayaller, azim ve daha birçoğuyla sınıflandırabiliriz belki. Ama benim en çok üzerinde durmak istediğim nokta, yetenekleri.

    Dinlemeyi, konuşmayı, anlamayı, anlatmayı nihayetinde anlaşmayı bıraktığımız günden beri Necip Fazıl’ın bahsettiği münzevi balıklara dönmüşüz ayrı kavanozlarda. Aramıza sosyal mesafesi çoktan koymuşuz. Maslow’un yıllar önce “İhtiyaçlar Hiyerarşisi” adıyla başladığı dört maddeye, bu gün “iletişim yeteneği” diyerek bir temel atmayı bile gerektirir hale getirmişiz.

    İletişimsizliğin insan üzerindeki etkilerini gözlemlemiş olacaklar ki Aristoteles’ten tutun Üstün Dökmen’e Harold Lassmell’den Doğan Cüceloğlu’na pek çok isim iletişimi çalışmalarında konu alırken ”insanı insan yapan yeteneklerden biri” olarak tanımlamaktan geri durmamış. Aslında hepimiz ne denli büyük bir yeteneğe sahip olduğumuzun farkındayız. Bu farkındalıktan olacak ki iletişim kurabilmek için psikologlara harcanan paralar dikkat çekici boyutta. Bu harcanan paraları göz önünde bulundurursak bahsettiğimiz önemli isimlerin de toplumdaki iletişim(sizlik)e konusunda ses getiremedikleri aşikar.

    Peki sadece kelimelerle mi anlaşır insan? Bazen bir bakış, yürüyüş, tek bir nefes birçok şeyi anlatamaz mı? Misal müzik, nasıl da büyük bir beceridir aslında iletişim kurabilmek için. Şöyle bir geriye dönüp baksak bu becerinin bizim geçmişimizde tedavi olarak kullanıldığını bile görebiliriz. Tabii ki iletişim ve müzik arasındaki bozulamayan bağı gören sadece biz değiliz. 1800’lü yıllarda İtalyanca “A capella” adı verilen müzik türü çıkmış ortaya. Odağına etrafını dinlemeyi alan bu tür, diğer tüm aletleri susturmuş ve sadece insanların sesi duyulur olmuş.

    Şayet bir gün anlamanın ve anlatmanın mecburiyetten ibaret olmadığını hayatımızın temelinde bir tedavi yöntemi olduğunu fark edebilirsek işte o gün güneşli günler yakın demektir. Can Yücel’in de dediği gibi, “En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.”  Aramıza sadece fiziksel mesafelerin girdiği günlere…

    NURBANU COŞKUNER

     

  • SOSYAL İNCELEME RAPORU ÖRNEĞİ – SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK

    SOSYAL İNCELEME RAPORU

     

    FORMEL BİLGİLER

     

    Görevlendiren Makam ve Dosya No: ……………. Çocuk Mahkemesi …./….Esas

    Görüşme Tarihi:….2020

    Rapor Teslim Tarihi:

    Raporu Hazırlayanın Adı Soyadı ve Unvanı: …………………./ …………….

     

    KİŞİSEL BİLGİLER

     

    Suça Sürüklenen Çocuk:

     

    T.C. Kimlik Numarası:

    Adı Soyadı:

    Anne/ Baba Adı:

    Doğum Tarihi/ Yeri:

    Eğitim Durumu:

    Mesleği:

    İkamet adresi:

    Telefon No:

     

    …………………. Çocuk Mahkemesi’nin ………………Esas dosyasında …………. suçu ile suça sürüklenen çocuk ………….. ile ilgili sosyal inceleme raporu düzenlenmesi talep edilmiştir. İlgili talep doğrultusunda suça sürüklenen çocuk …………. ile ……….. Adliyesi’nde bireysel görüşme yapılmıştır. Dosya evrakı incelenmiş, görüşme ve gözlemler yoluyla inceleme ve değerlendirme yapılarak sosyal inceleme raporu hazırlanmıştır.

     

    BİREYSEL ÖZELLİKLERİNE İLİŞKİN BİLGİLER

     

    Suça sürüklenen çocuk ……………..  2003 doğumlu 17 yaşında olduğu anlaşılmıştır. Suça Sürüklenen Çocuk …………’nın fiziksel gelişiminin yaşından beklenen düzeyde olduğu, dışa dönük yapıda olduğu, iletişim kurma ve kendi hakkında bilgi verme konusunda iş birliği içinde olduğu, kendini ifade edebildiği gözlemlenmiştir.

     

    AİLE DURUMU VE AİLE İLİŞKİLERİ

     

    Suça sürüklenen çocuk ………..  3 kardeş olduklarını ifade etmiştir. ………….’dan kardeşleri hakkında bilgi verilmesi istendiğinde; 2 abisi olduğunu ifade etmiştir. Abilerinin okulu bıraktıklarını ve şimdi çalışmadıklarını belirtti.

     

    Suça sürüklenen çocuk ……… babası ……… Bey’in emekli olduğunu ve annesi ………..Hanım’ın ise ev hanımı olduğunu söylemiştir. Suça sürüklenen çocuk ………. ailesi ile birlikte yaşadıklarını ve aile arası ilişkilerinin iyi olduğunu ifade etmiştir.

     

    EĞİTİM DURUMU- GELECEK PLANLARI ve BOŞ ZAMAN FAALİYETLERİ

     

    Suça sürüklenen çocuk ………….  ile yapılan görüşmede ………….’nın …….lise 3. sınıf öğrencisi olduğu ve  örgün eğitime devam ettiği öğrenilmiştir. Okul derslerinin iyi olduğunu ve ileride psikolog olmak istediğini ifade etmiştir.

     

    Suça sürüklenen çocuk …… boş zamanlarında kitap okumak, futbol oynamak gibi aktiviteleri gerçekleştirdiğini söyledi ve arkadaşları ile arasının iyi olduğunu belirtti.

     

    SAĞLIK DURUMU ve MADDE KULLANIMI

     

    Suça sürüklenen çocuk ………..  kendisinin ve ailesindeki kişilerin herhangi bir kronik sağlık probleminin olmadığını ve kendisinin sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımının olmadığını söyledi.

     

    SOSYO- EKONOMİK DURUM

     

    Suça sürüklenen çocuk …………  ile yapılan görüşmede elde edilen bilgilerde, …………..’nın ailesiyle birlikte ……..’de kendilerine ait 3+1 ve kalorifer ile ısınan evde yaşadıkları öğrenilmiştir. Hanenin geçimini babasının sağladığını söyleyen …………, maddi durumlarını iyi olarak tanımlamıştır.

     

    PSİKOLOJİK ve BİLİŞSEL BİLGİLER

     

    Suça sürüklenen çocuk ……..  ile yapılan görüşmede ……….’nın  duygu ve düşüncelerini iyi ifade ettiği, dışa dönük yapıda olduğu, psikolojik olarak herhangi bir rahatsızlığı olmadığı gözlenmiştir. Bilişsel gelişiminin yaşı ile orantılı olduğu, kendisine sorulan sorulara cevap verebildiği ,olayları kronolojik sıraya göre anlatabildiği görülmüştür.

     

    SUÇA İLİŞKİN BİLGİLER

     

    Suça sürüklenen çocuk ……….’ın olayı nasıl algıladığı süreci nasıl anlamlandırdığı konusunda bilgi edinmek için çeşitli sorular sorulmuştur. Suça sürüklenen çocuk ……..  davaya konu olayda ………………SSÇ ile yapılan görüşmede Suça sürüklenen çocuk ……’nın suç ve sabıka kavramlarını bilmediği öğrenilmiştir..

     

    DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

     

    Suça sürüklenen çocuk …….  ile ….. Adliyesi’nde bireysel görüşme yapılmıştır. SSÇ ………’nın kendini sözel olarak ifade ederken rahat bir tutum sergilediği, kendini açma konusunda direnç göstermediği, olumlu iletişim sürecine katıldığı gözlemlenmiştir.

     

    Yapılan görüşmede, suça sürüklenen çocuk ………’ın aile yaşantısı, bireysel durumu hakkında bilgi edinmek amacıyla çeşitli sorular sorulmuş, alınan cevaplardan  ……..’nın kronik bir sağlık probleminin ve sürekli kullandığı bir ilacının olmadığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımının olmadığı, eğitimine devam etmek istediği, şu anda herhangi bir işte çalışmadığı, annesi, babası ve kardeşleri ile birlikte yaşadığı öğrenilmiştir.

     

    Suça sürüklenen çocuk ………..’ın küçük yaşta suç teşkil eden eyleme karışması nedeniyle olumlu kişilik geliştirebilmesi için sosyal ve psikolojik yönden desteklenmesi ve doğru davranış geliştirebilmesi amacı ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. Maddesinin 1. Fıkrasının (a) bendi uyarınca Danışmanlık Tedbiri uygulanmasının çocuğun topluma kazandırılması ve uyumlu bir birey olarak yaşamını devam ettirmesi konusunda yararlı olacağı kanaatine varılmıştır.

     

    5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi gereğince düzenlenen sosyal inceleme raporu, takdir …………. Çocuk Mahkemesi Hakimliği’ne ait olmak üzere arz olunur.

     

     

                                                                                                   SOSYAL HİZMET UZMANI

                                                                                                        TOSPA TOSPA

     

  • SOSYAL HİZMET MÜDAHALE PLANI ÖRNEĞİ-1

    PLANLI DEĞİŞİM SÜRECİ GRUP ÇALIŞMASI RAPORU

     

    KURUMU   : Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi

    RAPOR TARİHİ      : 22.05.2019

    RAPOR NO              : 0001

     

    HİZMETTEN YARARLANACAK GRUP ÜYELERİNİN

    Adı Soyadı                 : A.B – B.B – C.B – D.B

    Doğ. Yeri-Tarihi       :  X 1982 – X 1978- X 2004 – X 2002

    Cinsiyeti                     : K – E – E –K

    Medeni Durum   : EVLİ -EVLİ – BEKAR – BEKAR

    Öğrenim Durumu     : LİSE – ÜNİVERSİTE – LİSE – LİSE

    İşi                               : EV HANIMI – İŞÇİ – ÖĞRENCİ  –  ÖĞRENCİ

    Grup çalışması başlama ve bitiş tarihi: 07. 05. 2019 – 21.05.2019

    Grup çalışmasının yapılma nedeni : AİLE YAPISINDA YAŞANAN İLETİŞİM AKSAKLIKLARININ ÇÖZÜMÜ

     

     

    1.KABUL VE TANIŞMA:

     

    Okulda rehberlik servisinde yaptığı görüşme sonucunda ailesinin kendisine şiddet uyguladığını ve buna dayanamadığını beyan eden 16 yaşındaki D.B, karakolda ifadesi alındıktan sonra kuruma yönlendirilirken, kurum gözetimine alındıktan sonra ilk görüşme yapılmıştır. Yapılan ilk görüşmede D.B, 17 yaşında olduğunu, akademik durumunun ortalama olduğu, arkadaşları arasında sevilen biri olduğunu, okulun voleybol takımında yer aldığını, ailesinin bunlara rağmen kendisini sürekli kısıtladığını, özellikle babasının çok sinirli birisi olduğunu, kimi zaman fiziksel şiddete maruz kaldığını, bu şiddetin dayanılmaz olduğunu düşündüğü anda okuldaki rehberlik servisine başvurarak her şeyi anlattığını, yurt ortamının kendinin uyabileceği bir yer olduğunu ifade etmiştir.

    Ailesinin iletişim bilgileri edinildikten sonra yaşanan durum hakkında telefon aracılığıyla kısa bir özet geçirilerek, D.B’nin yasal işlemler sürecinde kurumda kalacağı aileye bildirilmiştir. Gün içerisinde aile üyelerinin kuruma gelmesiyle aile ile de ilk görüşme gerçekleştirilmiştir. Aile bireylerine ilk olarak yaşanan süreç ile ilgili olarak bilgiler verilirken, aile bireylerinin sorulan sorulara verdiği temel bilgiler kısa notlar halinde kayıt altına alınmıştır. Baba B.B, kızına karşı koruyucu bir tutum içerisinde olduğunu, genel olarak sinirli olduğunu kabul ettiğini ancak kızını sevdiği ve başına bir şey gelmesini istemediği için onu sürekli kısıtla gereği hissettiğini belirtmiştir. Anne A.B ise kızının ev işlerine hiç yardım etmediğini, buna rağmen derslerine de hiç çalışmadığını, sürekli olarak telefonla oynayıp, aile içinde iletişime kapalı olduğunu söylemiştir.

    Ailenin diğer çocuğu C.B ise görüşme boyunca kendisine söz hakkı verilmediği zamanlarda gergin ve sıkıldığını belli eden jest ve mimikleriyle dikkat çekmiştir. Kendisinin aile içerisindeki iletişimini tespit konusuna ilişkin, temel bilgileri öğrenmek amacıyla sorular sorulmuştur. C.B, 15 yaşında olduğunu, X Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi olduğunu, derslerinin iyi olduğunu, ablasıyla sık sık tartıştığını, ablasının kendisinin her şeyine yorum yaptığını, aşağıladığını belirtmiştir. Baba B.B ise oğlunun senelerdir “mühendis olacağım” demesine rağmen son haftalarda “asker olacağım” diye tutturduğunu, kendisini bu karardan vazgeçiremediğini belirtmiştir. Anne A.B de benzer sorunlar nedeniyle C.B hakkında yakınmalarda bulunmuştur.

    Kurumda kalan çocuk D.B’nin de görüşme odasına gelmesiyle, sorunların çözümü adına ortak hareket edilerek yasal çerçeve içerisinde birtakım görüşme yapılması planlanmıştır. Planlama detayları aileye de aktarılarak onay alınmıştır.

     

     

    2.VERİ TOPLAMA VE ÖN DEĞERLENDİRME

     

    Aile ile haberleşerek ikamet adresine inceleme yapılması amacıyla gidilmiştir. Yapılan incelemede evin düzenli ve temiz olduğu, evde çocukların kendilerine ait odaları olduğu, çocukların yaşına uygun kıyafetlere ve yeterli düzeyde eşyaya sahip olduğu ve evin çocuklar için uygun olduğu gözlemlenmiştir.

     

    Müracaatçı Sistemi:

    Aile anne, baba ve 2 çocuk olmak üzere 4 kişiden oluşmaktadır. A.B 37 yaşında, ev hanımı; B.B 41 yaşında, üniversite mezunu ve fabrikada işçi; C.B 14 yaşında X Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi; D.B ise 17 yaşında Y Anadolu Lisesi öğrencisidir. D.B, ailesinden şiddet gördüğü iddiasıyla polise başvurmuş, karakolda ifade verdikten sonra Çocuk İlk Müdahale ve Değerlendirme Birimi’ne yönlendirilmiştir. D.B, anne babası ve 14 yaşındaki kardeşi C.B ile birlikte yaşamaktadır.

     

    Hedef Sistem:

    D.B ve ailesiyle yapılan görüşme, aile bireyleri arasında birbirlerine karşı yaptıkları hataları fark etmesini sağladı.  Ebeveynlerden babanın gün boyu çalışıyor olmasının, çocukların ise gün boyu okulda olmasının ebeveynlerin çocuklarına karşı tutum ve davranışlarını olumsuz etkilediği, bu olumsuzlukların kimi zaman büyük tartışmalara yol açtığı, aile bireyleri arasında yaşanan bu tartışmaların aşılabilecek tartışmalar olduğu, herkesin kendisine belirtilen rol ve görevleri yapması halinde sağlıklı bir iletişimin oluşacağı aileye bildirilmiştir.

     

    Hedef Sistemin Güçlü Yanları:

    Aile içerisinde evlilik bağının kuvvetli olduğu ve ebeveynlerin çocuklara karşı sorumluluk ve motivasyonunun güçlü olduğu gözlenmiştir. Çocuklardan D.B; akademik olarak başarılı bir öğrencidir. Ayrıca voleybol oynama konusunda da yetenekli olduğunu bildirmiştir. İletişime açık bir yapısı vardır. Kendisinden istenen davranışların farkında, aile ortamının sağlık bir yapıya bürünmesini isteyen bir tavra sahiptir. Diğer çocuk C.B ise iletişime açık olmakla birlikte suskun bir yapıya sahip, derslerinde başarılı bir öğrencidir. Ayrıca ailede çocuklarının içinde bulunduğu durumdan ötürü üzgün ve bir daha aynı durumun yaşanmaması adına her şeyi yapacaklarını bildiren izlenim yaratmıştır. Aile bireylerinin sorunları çözme konusundaki hassasiyet ve isteği, hedef sistemin, yapılacak planlara uyum sağlayacağını ve müdahalelere katılacağını gösterdi.

     

     

    3.PLANLAMA VE SÖZLEŞME

     

    Aile bireylerinin yaşadığı sorunları en geniş şekilde ortaya koyması istenerek sorunların ortak listesi hazırlandı.

     

    Hedef Sorunlar

    1.Evdeki ortamın çocukları bunaltması.

    2.Ebeveynlerin telefon ile oynama konusunda sürekli laf etmesi D.B’yi bunaltıyor.

    3.C.B’nin yüksek sesle müzik dinleyip oyun oynaması ve sigara içmesinden aile şikayetçi.

    4.Baba B.B’nin ev işleri konusunda sorumsuz davranması evde huzursuzluk yaratıyor.

    5 Baba B.B’nin çocuklarına kimi zaman şiddet uyguluyor olmasından aile bireyleri şikayetçidir.

     

    Aileden bir sonraki adımda, problemleri öncelik sırasına koymasını ve en üstteki üç sorunu müdahale odağı olarak belirlemesini istenildi.

     

    Öncelik Sırası:

    1. Telefon konusunda herkes şikayetçi ve ortak nokta aranıyor.
    2. Baba B.B’nin çocuklara şiddet uygulamasından herkes şikayetçi.
    3. Evde iş bölümü yapılmaması anne A.B’yi bunaltıyor.

     

    D.B, evde genellikle ev işlerinden dolayı çıkan tartışmaların sonlandırılması ve telefon konusunda baskı altında olmaması sağlanırsa, daha güçlü hissedeceğini belirtmiştir. Bu tartışmaların sonlanması konusunda kendine de sorumluluklar düştüğünü fark etmiştir. D.B, ailesinin telefon konusunda üzerine fazla gelmemesi ve ev işleri konusunda özellikle anne ve babasının ortak bir karar alması halinde evdeki sorunların çözümü adına önemli bir adım atılacağı ve psikolojik olarak rahatlayacağına inanmaktadır.

     

    Anne A.B, çocukların ders durumundan memnun olduğunu ancak yeteri kadar çalışmadıklarını, sürekli telefonla oynadıklarını düşündüğünü belirtmiştir. Ayrıca baba B.B’nin ev işlerine hiç yardım etmemesinin de kendisini üzen başka bir konu olduğunu belirtmiştir.

     

    Baba B.B ise eve geldiği zaman yorgun olduğunu, ev işlerine o yüzden yardım edemediğini, çocuklarının sürekli olarak telefon ve bilgisayarla oynadığını, bundan rahatsız olduğunu, kimi zaman uyarı olarak şiddet uyguladığını kabul ettiğini bildirmiştir.

     

    Amaç:

    1. Aile üyeleri arasında tartışılan sorunların çözümü adına sağlıklı bir iletişim ortamının sağlanması
    2. Ailenin şiddetin çocuklar üzerindeki etkisi konusunda bilgilendirilmesi
    3. Telefon meselesinin orta yol bulunarak halledilmesi

    Amaçta belirtilen konular aile bireylerine sözlü olarak aktarıldı. Aile bireyleri yapılan görüşmelerde kendilerine düşen sorumlukları ve görevleri yerine getireceklerine dair olumlu izlenimler yarattı. Aile sisteminin güçlendirilmesi adına neler yapılacağı, aileye aktarıldı.

     

    4.MÜDAHALE

    Ailenin listelediği sorunlar doğrultusunda belirlenen amaçlara göre;

     

    Birinci amaç “aile üyeleri arasında tartışılan sorunların çözümü adına sağlıklı bir iletişim ortamının sağlanması” ile ilgili olarak çocuklar C.B ve D.B, ailesinden beklentilerini aktardı. Bu beklentiler arasında kendilerine düşen görevler ve roller konusunda değerlendirilme yapıldı. Çocukların aileden beklentileri, aileye de bildirildi. Aile de buna karşın çocuklardan beklediği rol ve sorumluları ifade etti. Karşılıklı yapılan değerlendirme ile beraber planlama yapıldı

     

    İkinci amaç “ailenin şiddetin çocuklar üzerindeki etkisi konusunda bilgilendirilmesi’’ ile ilgili olarak ebeveynlere şiddet uygulamasının sonuçlarının çocukların psikolojisi ve ailenin sağlıklı bir ortama kavuşması adına sakıncalı olduğu bildirilmiştir. Aile kendilerine yapılan danışmanlıktan dolayı memnun olduklarını ve her şeyin farkında olarak hareket edeceklerini bildirmiştir. Özellikle baba B.B, yaptıklarından ötürü pişman olduğunu ifade etmiştir.

     

    Son olarak üçüncü amaç ‘’telefon konusunda orta yolun bulunarak konunun halledilmesi’’ ile ilgili olarak, telefon kullanımının çocuklar adına belli bir süreden sonra sakıncalı olduğu belirtilerek, akademik başarıların düşmemesi adına telefon kullanımının azaltması için çocuklara çeşitli örneklerle tavsiyede bulunuldu.

     

    D.B, telefon ile fazla zaman geçirdiğini kabul ederken, dakika başı telefonu bırak denilmesinin kendisini rahatsız ettiğini söylemiştir. Aileye de kızlarının iletişime açık olduğunu, telefon konusunda sürekli olarak yaptıkları söylemlerin ters tepeceğini söylenmiştir. Aile de bu durumu olumlu şekilde karşılamıştır. D.B, ev işleri yapılması gereken zamanda telefonla oynamayacağını bildirirken, aile de D.B’ye onu bunaltmayacaklarını söylemiştir.

     

    C.B ile yapılan ayrı görüşmede derslerinin iyi olduğunun ve iletişime açık olmasının yaşıtlarına göre iyi bir şey olduğu, askerlik yerine akademik alanda kendini yakın hissettiği bir alana yönelmesini konusunda örnekler üzerinden konuşma yapulmıştır. C.B’nin “vatanımı çok sevdiğim için asker olmak istiyorum” sözü üzerine konuya farklı bir yönden bakması adına dünyada gelişmekte olan savunma sistemleri ve mühendislik mesleği üzerinden çeşitli örnekler verilmiştir. C.B konuya bu yönden bakmadığını, artık derslerine çalışacağını bildirmiştir.

     

     

    5.DEĞERLENDİRME

     

     

    Yapılan müdahalelerin doğrultusunda çalışmanın sonucunu getiren gelişmeleri ve başarıları bir hafta kadar sonra aile ile yapılan telefon konuşmasında değerlendirildi. Verilen bireysel danışmanlığın işe yaradığı, aile içi iletişimin güçlendiği, D.B’nin eskiye nazaran daha sorumlu hareket ettiği, kardeşi C.B ile tartışma dahi yaşamadığı, evde aile ortamının yeniden canlandığı öğrenildi. D.B’nin voleybol konusunda bir spor kulübüne yönlendirilmesiyle birlikte sosyal olarak da geliştiği ve telefon kullanımının azaldığı öğrenildi. C.B’nin ise kendisini derslere verdiği, halk eğitim merkezine gitmeye başladığı ve akademik olarak yüksek hedefler edindiği öğrenilmiştir.

     

     

     

    6.SONUÇLANDIRMA

     

    Kurum bakımında bulunan D.B’nin aileye teslim edilmesi, aile ile yapılan görüşmeler, D.B’nin sosyal olarak voleybol kulübüne yönlenmesi, C.B’nin halk eğitim merkezindeki edebiyat çalışmalarına sonucu farkındalık kazanması gibi nedenler sayesinde aileiçi iletişim güçlenmiştir.

     

     

    7.İZLEME VE TAKİP

     

    D.B’nin akademik olarak başarılı bir öğrenci olması ile voleybol konusundaki istek ve yeteneği güçlü yönleridir  A.B ve B.B’nin evlilik birlikteliklerinin güçlü, ebeveynlik sorumluluk ve motivasyonunun yüksek olması da güçlü bir yandır. C.B’nin ise iletişime açık ve sosyal bir çocuk olması güçlü yanıdır. D.B ve C.B’nin sosyal olarak kendine güveninin yerine gelmesi, evdeki hal ve hareketlerine de olumlu yansıdı. Kardeşlerin ebeveynleri ile olan ilişkileri güçlendi. Telefon kullanımını azaltması ve sorumluluk bilincinin gelişmesi de aileyi memnun etmiştir.

     

    Not: Bu raporda ismi ve hikayesi geçen kişi ve kişiler tamamen hayal ürünüdür. Çalışmanın amacı uygulamalı olarak müdahale planının aşamaları anlatmak ve sorunlara yaklaşımlarda izlenecek yolun kavranmasını sağlamaktır.

     

     

     

  • SOSYAL İNCELEME RAPORU ÖRNEĞİ

     

    SOSYAL İNCELEME RAPORU

    (KIRSAL ALANDA SOSYAL ÇALIŞMA)

     

    RAPOR TARİHİ        :   01.01.2020

    DÜZENLEYEN S.Ç. :   TOSPA TOSPA

    İNCELEME NEDENİ:  A.A ‘ nın durumunun 5395 sayılı  ÇKK’ ye göre değerlendirilmesi

     

    İNCELEMEYE KONU HASTANIN;

    TC Kimlik No             : 12345678910

    Adı Soyadı                  : A.A.

    Anne-Baba Adı           : B.A / C.A     

    Doğum Yeri-Yılı         : MERKEZ – 02.02.2003

    Cinsiyeti-Öğrenimi     : Kadın / İlkokul

    Medeni Durumu         : Bekar

    Mesleği-Çalıştığı İş     : Öğrenci

    Adres Ve Telefonu     : MERKEZ 0678 000 00 00   

     

    BİLGİ KAYNAKLARI:

    Görüşme Yapılan Yer  : Ailenin İkameti / Sosyal Servis

    Görüşme Yapılanlar    : AA / B.A

     

    SORUNUN TANIMI: GG.AA.YYYY tarihinde kayıp şahıs olarak KIRSALDA BİR İLÇEDE bulunan ve annesinin çocuğu kabul etmemesi nedeni ile birimimize teslim edilen A.A ‘nın dosya taramasından GG.AA.YYYY – GG.AA.YYYY tarihleri arasında cinsel istismar mağduru olarak birimimizde kaldığı ve X ŞEHRİ Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen YYYY/SS sayılı cinsel istismar soruşturmasına müdahil olunarak anne B.A’ya teslim edildiği öğrenilmiştir.

     

    Çocuk ile GG.AA.YYYY tarihinde yapılan görüşmede birimden annesine teslim edildikten sonra bir süre annesi ile sorun yaşamadıklarını, ancak bir süre sonra annesinin kendisini sıkmaya ve kısıtlamaya başladığını, bu durum nedeniyle bunaldığını bu nedenle annesinin de bilgisi dahilinde K. isimli kız arkadaşında kalmaya gittiğini, onun da annesinden  bunaldığını, K. İle birlikte evden kaçmaya karar verdiklerini, kendisinin evin dış kapısının kilidini söktüğünü ve kapıyı kırarak birlikte kaçtıklarını, erkek arkadaşı Z. ile otogarda karşılaştıklarını ve onun babası ile birlikte yaşadığı evde bir gece kaldıklarını, bu arada K’nın kendileri ile gelmekten vazgeçtiğini, K’nın evden ayrılmasından 2 saat sonra polisin kendilerini yakaladığını ,annesinin eve almaması nedeni ile birime geldiğini ifade etmiştir. A.A kendisinin yurtta kalmak istediğini de belirtmiştir. Annesine ait telefon aranmış ancak ulaşılamamıştır. Bir süre sonra annesi ile iletişime geçilmiş ancak il dışında olduğunu ve bir süre çocuğunu görmek istemediğini ifade etmesi nedeni ile GG.AA.YYYY tarih ve X sayılı Komisyon kararı ile GG.AA.YYYY tarihi ile Çocuk Destek Merkezine yerleştirilmiştir.

     

    Çocuk kuruluşa yerleştikten sonra anne ile telefon aracılığı ile iki birimde de iki defa görüşülmüş ve bir defa da ikametinde görüşme yapılmıştır. Anne ile yapılan görüşmelerde annenin çocuğa karşı öfkeli olduğu, evden kaçtığı sırada yanında kaldığı kişilerden şikayetçi olmadığı için kızgın olmadığı görülmüştür. Anne, çocuğunu yanına alma konusunda sık sık gelgitler yaşamış ve bu nedenle kaldığı kuruluş ile iletişim kurmak istememiştir.

     

    Anne B.A ve diğer çocukları ile yapılan görüşmelerde annenin çocuklara karşı herhangi bir fiziksel şiddetinin olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca anne B.A; A.A ’ nın ergenlik sorunları ile birlikte fevri hareketlerini kontrol etmekte zorlandığı, duygu ve dürtülerini dizginlemekte güçlük çektiğini ifade etmiştir.

     

     

     

    MÜRACAATÇININ SAĞLIK VE FİZİKSEL DURUMU:  Anne B.A’nın karnından kitle ameliyatları olduğu, rutin kontrollerinin devam ettiği , çocuklarının ise sağlık sorunlarının olmadığı bilgisi alınmıştır.

    Anne B.A’nın kendini rahat ifade edebilen, iletişime açık ve konuşma dillerinin açık olduğu görülmüştür.

     

     

    MÜRACAATÇININ PSİKO-SOSYAL VE AİLEVİ DURUMU:  B.A C.A çifti YYYY yılında evlenmiş ve bu evlilikten YYYY doğumlu A.A dünyaya gelmiştir. Çift 2018 yılında şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmışlar. Anne B.A, bir süre İstanbul’da kalmış , bu süre içerisinde Z.Z ile birliktelik yaşamış ve bu birliktelik sonucu GG.AA.YYYY doğumlu D. dünyaya gelmiştir. D’nin velayetinin de B.A.’da olduğu anlaşılmıştır. Bir süre sonra anne B.A, yeniden X şehrine dönmüş ve kızı A.A’yı da yanına almıştır. Anne B.A; evlilik düşündüğü G.G isimli bir kişi  ile birlikte yaşamaya başladıklarını, daha sonrasında da bu kişinin yeğeni tarafından A.A’nın tacize uğraması sonucu ilişkilerini sonlandırdığını, şu an hayatında birilerinin olmadığını ifade etmiştir.

    D’nin ile görüşmeye devam ettiklerini ancak A.A’nın babasıyla görüşmediklerini ifade etmiştir.

     

     

    MÜRACAATÇININ BARINMA VE EKONOMİK DURUMU:   Anne mülkiyeti kendine ait iki oda, salon, mutfak, tuvalet ve banyodan  oluşan doğalgaz kat kaloriferi ile ısıtılan apartman dairesinde ikamet etmektedirler. Ev eşyaları modern tarzda döşenmiş ,temiz ve düzenli olduğu görülmüştür.

    Anne, babasından aylık 400 TL yetim aylığı aldığını, aylık 1600 TL nafaka aldığını ifade ederek ekonomik olarak bir sıkıntısı olmadığını ifade etmiştir.

     

     

     

    DEĞERLENDİRME: GG.AA.YYYY tarihinde birimimize teslim edilen 02.02.2003 doğumlu A.A  hakkında birimimizde yapılan incelemelerin ardından hakkında X İLİ 2.Çocuk Mahkemesinin GG.AA.YYYY tarih  ve GGGG/SS Tedbir talep no’lu Acil Koruma Kararı alınarak  X İLİ Çocuk Destek Merkezi’ne teslim edilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucu;

    • Çocuğun Ailesi tarafından ihmal ve istismara maruz kaldığına dair belirtilerin olmadığı;
    • AA.YYYY doğumlu D’nin, ablası A.A ile iletişiminin anneden daha iyi olduğu ve korunma altına alınmasına gerek olmadığı değerlendirilmiş olup;
    • Aile bireyleri ile yapılan görüşmelerde annenin çocuğunu sevdiği ve korumak istediği; ancak iletişim sorunları yaşadıkları ve olumlu disiplin kurmakta zorlandığı gözlemlenmiş olup; aile içi iletişim konusunda bilgilendirmeler ve yönlendirmeler yapılmıştır.

     

     

    SONUÇ VE ÖNERİLER:   Dönem dönem anne çocuk arasında çatışmaların yaşandığı, annenin çocuğu yanına almak istemesi, anne ve çocuk arasında dönem dönem ayrı yaşamaları nedeni ile anne ve çocuğa destek olmak amacıyla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5-1/a bendi gereği DANIŞMANLIK TEDBİRİ ile desteklenmeleri;

    Çocuğun daha önce cinsel istismara maruz kalması , anne ile iletişim sorunu yaşaması, kendisi istek ve arzularının yerine getirilmesi için sık sık yalana başvurması ,duygu ve düşünceleri ile dürtülerini kontrol etmekte zorlandığını ifade etmesi nedeni ile aynı kanunun  5-1/d bendince SAĞLIK TEDBİRİ alınmasının;

    Yapılan değerlendirme sonucu A.A hakkında X İLİ 2.Çocuk Mahkemesinin aldığı GG.AA.YYYY tarih ve GGGG/SS Tedbir Talep No’lu  Acil Koruma Kararının kaldırılarak anne B.A’ya  teslim edilmesinin çocuğun yararına olacağı kanaatine varılmıştır.

     

     

     

     

     

    TOSPA TOSPA

    Sosyal Hizmet Uzmanı

  • SOSYAL HİZMET

    Sosyal hizmet disiplini ve doğası çoğunlukla benzerliklerinin olduğu farklı meslek disiplinleriyle karıştırılmaktadır. Geçmiş yıllarda sosyal hizmet mesleğinin istihdamı için başlatılan kampanyanın sloganı şudur: “Sosyal hizmet bir bütün olarak insanla ilgilidir. “Bu kadar basit ve bu kadar karmaşık.”

    İnsancıl yaklaşım, bilgi temeli, beceri örüntüsü, değer temelli uygulamalar ve mesleki yetki ve hesap verebilirlik sosyal hizmetin diğer insani hizmet odaklı mesleklerle paylaştığı özelliklerindendir. Yasal görevlerin merkezi rolü, bakım ve kontrol arasındaki gerilimin yönetilmesi, sosyal adalete bağlılığın önceliği, birçok çatışan güç arasında olmasıyla açıklanan iki ateş arasında olması gibi özellikleri ise sosyal hizmeti diğer mesleklerden ayırmaktadır. Sosyal hizmetin küresel tanımı şöyledir. ““Sosyal hizmet; sosyal değişimi ve gelişimi, sosyal bütünleşmeyi, insanların güçlendirilmesini ve özgürleşmelerini destekleyen uygulama temelli bir meslek ve akademik disiplindir. Sosyal hizmet, sosyal adalet, insan hakları, ortak sorumluluk ve farklılıklara saygı ilkelerini merkeze alır. Sosyal hizmet teorileri, beşeri bilimler, sosyal bilimler ve yerel bilgi ile desteklenen sosyal hizmet, yaşam zorluklarıyla mücadele etmek ve iyilik halini geliştirmek için insanlarla ve yapılarla çalışır. Sosyal hizmetin bu tanımı ulusal ve/veya bölgesel düzeylerde geliştirilebilir.” Psikoloji, sosyoloji, felsefe gibi bilim dallarından yararlanan sosyal hizmet disiplinin dinamikleri insan hakları ve sosyal adalettir. Sosyal hizmet bireylerin, ailelerin, grupların ve toplumun iyilik halini artırmak için sosyal değişime, insan ilişkilerinde sorun çözmeye, güçlenmeye ve özgürleşmeye katkı sağlamaktadır. İnsan davranışı, sosyal sistem ve diğer kuramlardan yararlanarak bireylerin çevresiyle etkileşim halinde olduğu noktaya müdahale etmektedir. Mikro, mezzo, makro düzeyindeki tüm uygulamalar birey, aile, grup ve toplum olmak üzere genel refah düzeyinin artmasını amaçlamaktadır.

    Fatma Nur TÜRALİ

  • İNSANİ YARDIM VE GÖNÜLLÜ EĞİTİMİ

    İNSANİ YARDIM VE GÖNÜLLÜ EĞİTİMİ

    Gönüllü sayısı toplum yararına çalışan kurumlar için önemli bir kriterdir. Çünkü gönüllü sayısı fazla olan kurumlar müdahale edilmesi gereken alana daha kolay ve daha fazla kişi ile ulaşabilmektedir. Tabi bu durumu sadece yardımların dağıtılması olarak algılamak doğru olmayacaktır. Aynı zamanda proje ve faaliyetler için fon sağlanması, bağışçı ve yeni gönüllüler kazanılması açısından önem arz etmektedir. Gönüllü sayısının fazla olması her işin iyi ve doğru bir şeklide yapılacağı anlamına gelmemektedir. Önemli olan alan bilgisi olan ya da alanda çalışmaya ve öğrenmeye istekli, nitelikli gönüllülerin olmasıdır. Bir sivil toplum kuruluşu için gönüllü önemli bir faktördür. Örneğin bir doğal afet durumunda o bölgeye yapılacak yardımların ayarlanmasından tutunda, alana gönderilmesi ve dağıtılmasında gönüllü personelin önemli rolleri vardır.

    En hassas ve en önemli alan olan insani alanda faaliyet gösteren gönüllü ekiplerin belli nitelik ve becerilere sahip olması önemlidir. Ayrıca kurumların faaliyet alanları doğrultusunda eğitimlere tabi tutulmaları gereklidir. Örneğin; afet durumlarında insani yardım ve acil müdahale sağlayan bir sivil toplum kuruluşu gönüllüsünün temel ilkyardım ve afet bilgisine sahip olması bir zorunluluk olmalıdır ya da toplumsal cinsiyet alanında faaliyet gösteren bir kurumun gönüllüsünün bu alanda bilgi sahibi olmayan kişilerden oluşması alandaki sorunun düzeltile bilirliği önünde bir engel niteliği taşıyabilmektedir. Örneğin travma ya da cinsel tacizle mücadele gibi önemli bir alanda gönüllü olan kişi mağdur konumdaki bireye nasıl yaklaşması gerektiğini bilmezse bu mağdur kişide yeni bir travmayı ya da suçluluk duygusunu açığa çıkarabilmektedir. Kurumlar ve sivil toplum kuruluşları gönüllü personel alırken müdahale alanındaki kişiler ve müdahale şekilleri hakkında belli eğitim ve bilgilendirmelere dâhil etmelidir. Çünkü insani yardım/destek alanı tıpkı bir tıbbi müdahale kadar öneme sahiptir. Nasıl ki doktorun koyduğu yanlış bir teşhis ya da uyguladığı yanlış bir tedavi hastada geri dönülemez ya da yenilenmesi uzun zaman alan sonuçlara yol açabiliyorsa; insani alandaki yanlış bir tespitte olumsuz sonuçlara yol açmaktadır.

    Gönüllü Hareketi ve Gönüllülük Okulu sivil toplum duyarlılığı oluşturabilmek ve gönüllü bilincini aşılamak üzere faaliyet göstermektedir. “Gönüllü Hareketi Derneği, 23 Ekim 2009 tarihinde Bursa’da kurulmuştur. Gönüllülük ve gençlik çalışmaları alanında Türkiye’ye öncü ve örnek bir sivil toplum kuruluşu olmak için çalışmaktadır. Gönüllü Hareketi’nin yürüttüğü ya da işbirliği yaptığı projeler ile faaliyetlerde gönüllü olmak üzere başvuru yapmış olan kişiler Gönüllü Eğitim Programı (GEP)’e dahil olurlar.

    GEP’in amacı, belki de ilk defa gönüllülük yapacak olan kişileri, gerçekleştirecekleri gönüllü faaliyetler esnasındaki deneyimsel öğrenme ve öğretme sürecine hazırlanmalarını sağlamaktır. Yaygın eğitim metotları gerçekleştirilen eğitimlerde yaşayarak öğrenme esas alınmaktadır.

    Gönüllü Eğitim Programı, 4 adımdan  oluşmaktadır. Bunlar:

    • Gönüllü Oryantasyonu:  Gönüllünün, gönüllülük ve sivil toplum alanı konusunda bilgi edindiği ve çeşitli atölye çalışmalarına katıldığı 1 günlük eğitimdir.
    • Takım Çalışması ve İletişim Eğitimi: Gönüllülerin kendi arasında diyalog, işbirliği ve iletişim ortamını güçlendirmek ve sürdürülebilir kılmak için içeriği çeşitli atölye çalışmaları ile zenginleştirilmiş 1 günlük eğitimdir.
    • Proje Yönetimi Eğitimi: Gönüllünün sosyal sorumluluk faaliyetleri ve projeleri oluştururken veya gerçekleştirirken ihtiyaç duyulacak olan proje döngüsü, kampanya yönetimi ve kaynak geliştirme yöntemleri konusunda bilgi edindiği ve çeşitli atölye çalışmalarına katıldığı 1 günlük eğitimdir.
    • Gönüllü Çalışma: Gönüllülük yapmak üzere faaliyetlere katılım gösterilen süredir.”[1]

    Gönüllülük okulu projesi; “gençlik ve spor bakanlığı öncülüğünde başlatılmış ve uygulamasını gönüllülük Federasyonu’nun üstlendiği; yıldız teknik üniversitesi, İstanbul üniversitesi, Marmara üniversitesi, medeniyet üniversitesi ve İstanbul teknik üniversitesi öğrencileriyle gerçekleştirilecek bir sosyal sorumluluk projesidir.”[2] Farklı alanlardaki temalarda faaliyetler yürütülmektedir. Gönüllü olan kişiler ilgileri ve bilgi birikimleri doğrultusunda belirlenen temalarda faaliyetlere katılmaktadırlar. Bu durum faaliyet alanında bilgi sahibi olan kişilerin sahada kendini göstermesini sağlamaktadır.

     

    Sosyal Hizmet Uzmanı

    Mihriban Sarıkaya

     

    [1] Gönüllü Hareketi, http://www.gonulluhareketi.org/egitimler/ (11.03.2020)

    [2] Gönüllü Okulu, https://www.gonullulukokulu.com/ (11.03.2020)

  • ANKARA YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL HİZMET TOPLULUĞU

    Kulübümüz, okulumuzun sosyal hizmet öğrencilerini temsilen 09.04.2018 tarihinde kurulmuştur. Kulübümüz hiçbir siyasi amaç ya da çıkar gözetmeksizin bölümümüz öğrencilerinin sektördeki uzmanların bilgilerinden faydalanmasına yönelik konferanslar düzenlemeyi, sosyal sorumluluk projeleri ile gönüllülere ulaşmayı, üyeleri arasındaki beşeri ilişkileri geliştirmeyi ve ekip ruhunu oluşturmak amacıyla üniversitemiz bünyesinde kurulmuştur. Bunları yaparken de insan haklarını temel alan, gönüllülüğü yöntem olarak benimseyen bir kulüptür. Peki, biz ne yapıyoruz ya da bugüne kadar ne yaptık:

    • GEZİLERİMİZ
      • LÖSEV Lösemili Çocuklar Köyü Ziyareti
      • SERÇEV Engelsiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
      • Saray Engelsiz Yaşam ve Rehabilitasyon Merkezi Ziyareti
      • Süleyman Demirel Huzurevi Ziyareti
      • Keçiören Belediyesi Güçsüzler Yurdu Ziyareti
      • Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi
      • Pursaklar Belediye Başkanı Ziyareti
      • Keçiören Belediyesi Başkan Yardımcısı Ziyareti
    • SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİMİZ
      • 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Organizasyonu (Gökkuşağı ortaokulu öğrencilerinin katılımıyla)
      • Dumlupınar İlkokulu Öğrencileri Ziyareti ve Hediye Dağıtımı
      • Okulumuzun kulüpleri işbirliğinde 3 okul üzerine kırtasiye yardımı kampanyası
      • Lösemili Çocukların Ailelerine Ulaştırmak Üzere Yardım Kolisi Hazırlanması
      • “Sevgi Varsa Engel Yok” Etkinliği (Dünya Engelliler Günü Organizasyonu & Mamak Şehit Fehmi Şahin Özel Eğitim Meslek Okulu ile)
      • Yardım Kermeslerimiz
    • EĞİTİM
      • Dünya Sosyal Hizmet Günü Konferansı
      • KOREV İşbirliğinde “Farklı Bakış Açılarıyla Devlet Koruması Altındaki Çocuklar” Paneli
      • Erken Yaşta Evlilik Konferansı (Umut Yaşar GÖÇ ile)
      • Kadına Yönelik Şiddete Farklı Boyutlardan Yaklaşım (Okulumuzun Psikoloji Kulübü ile Birlikte)
      • Bağımlılıkla Mücadele Sempozyumu (Okulumuzun Kulüpleriyle İşbirliğinde Gerçekleştirilen Sempozyumda Yer Aldık)
      • Rümeysa BOZDEMİR İle “Sosyal Hizmetin Sivil Toplum Kuruluşlarındaki Önemi”
      • Zeynep MUTLU ile “Adli Sosyal Hizmet”
      • Rümeysa BOZDEMİR ile “Sosyal Hizmet ve Gönüllülük”
      • Kader TERZİ ile “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”
      • Farklı Yönleriyle Ailenin Korunması ve Boşanma Paneli
      • Sevda AKYÜZ ile “Lülü’ nün Dünyasından Sosyal Hizmet”
      • GESÇAD Genel Başkanı Güney Yalçın ÖZCAN ile “Etkili İletişim ve Takım Çalışması Konferansı”
      • “Engelleri Kaldırıyoruz” Semineri
      • İnteraktif Stand Up Gösterisi “İçindeki Çocuğu Gıdıkla”
      • SERÇEV Konulu Seminer
    • KULÜP OLARAK ULUSAL ÇOCUK HAKLARI KONGRESİNDE STANT AÇILMASI
    • GENÇLİK RADYOSU KONUĞU (KULÜP ODASI)
    • FARKINDALIK (2-8 KASIM LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR HAFTASINDA MASKE DAĞITIMI YAPTIK)
    • ÜYELERİMİZLE DÜZENLİ OLARAK TANIŞMA KAHVALTILARI DÜZENLİYORUZ
    • BOWLİNG VE VOLEYBOL ETKİNLİKLERİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ
    • FİLM İZLEME ETKİNLİKLERİMİZ:
      • Temple Grandin
      • Forrest Gump
      • Mucize

    İşte bunlar ve bunlara benzer daha nice faaliyetle üyelerimizin karşısında bulunuyoruz.

  • İSTİKLAL MARŞI’MIZ 99 YAŞINDA!

    Bugün, milletçe İstiklal Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabulünün 99. Yıldönümünü kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

    Üzerinde özgür ve bağımsız olarak yaşadığımız yurdumuza kasteden düşmanlara karşı büyük bir azim, inanç ve fedakârlıkla kazanılan kurtuluş mücadelemiz, vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un coşkulu mısralarıyla İstiklal Marşında ebedileşmiştir.

    Tarihten silinmek istenen bir milletin, hangi değerlere sarılarak istiklal mücadelesini kazandığını anlatan, tarihi belge niteliğindeki İstiklal Marşımız, milletimizin gönül yüceliğini, manevi değerlerini, milli kimliğini, vatan sevgisini en müstesna biçimde dile getirmektedir. Milli mücadelenin en zor döneminde bu eşsiz eser, halkımıza büyük cesaret ve moral vermiş, milletimizin şahlanışının timsali olmuştur.

    İnanıyoruz ki, Türk Milletini meydana getiren bireyler olarak bize armağan edilen bu eşsiz mısralardaki kardeşlik ruhunu, bu gönül birliğini dinmez bir coşkuyla sonsuza dek koruyacak,  İstiklal Marşımızda ifade edilen ortak değerler ve amaçlar etrafında birleşerek, daha iyi, daha refah dolu bir gelecek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.

    Bu düşüncelerle, İstiklal Marşımızın TBMM’de kabulünün 99. Yıldönümünü kutluyor, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve bütün Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızı rahmet ve şükranla anıyoruz.

  • Alzheimer Hastalarına Verilen Psiko-Sosyal Desteğin Rolü

    Alzheimer Hastalarına Verilen Psiko-Sosyal Desteğin Rolü

     

    Yaşlılık döneminde yaşanan en önemli psiko-sosyal sorunlardan birisi de yaşlıların bakım ve takibidir. Her ne kadar 65 yaş ve üzerindeki her yaşlı, hasta ve bakıma muhtaç olmasa da hastalanma riski ve fiziksel yetersizlikleri nedeniyle yardıma ihtiyaç duyma olasılığı artmaktadır. Bu dönemde görülen fonksiyonel ve fiziksel yetersizlikler nedeniyle yaşlı bireyler ve aileleri toplumsal bakım alternatifleri arasından birini seçme ile karşı karşıya kalmaktadır. Birlikte yaşamaktan çıkan problemler ve modern hayatın doğal sonucu olarak yaşlılık probleminin de çözümünde profesyonel yardım gerektiği açıktır. Profesyonel kurumlaşma ve meslek örgütleri çerçevesinde yaşlı bakımı ve hizmeti yapılarak hem ailenin üzerinden yük alınacak hem de yaşlının yeni rolüne uygun bir yaşam şansı yakalaması sağlanacaktır. Bu anlamıyla huzurevleri, kentsel hayatın bir gereği olarak ortaya çıkmıştır. Huzurevleri, devletin sosyal alana bir müdahalesidir. Huzurevleri, Türk toplumunda yaşlı vatandaşları barındırmayı ve yaşamlarının geri kalan kısmını huzurlu geçirmelerini sağlamayı amaç edinmektedir. Yaş alan bireylerde görülen hastalıklardan biri de Alzheimer’dır.

    İnme terimi (Alzheimer) vasküler olaylara bağlı gelişen ani başlangıçlı fokal nörolojik sendrom bulgularını tanımlar. İnme; dünyada morbiditenin birinci, mortalitenin ise ikinci sırada en çok görülen nedenidir.[1]

    Alzheimer hastası yaş alan bireylerin düzenli olarak takip edilmesi çok önemlidir. Bakımı yapan bireylerin de bu konuda eğitimli değil ise, eğitim alması önerilir. Bakımı yapan bireylerin en çok zorlandığı şey ise Alzheimer yaş alan bireylerle olan iletişimidir. İletişim kurarken kişilere nasıl yaklaşılması gerektiği ve onların sağlık durumlarını nasıl takip edeceklerini bilememektedirler.

    Alzheimer yaş alan bireyler bulunduğu yaşa kadar yaşadığı tecrübeler, dostluklar, arkadaşlıklar, çalıştığı iş yerleri, yaşadığı semtten çok fazla kesiti zihninde bulundurmaktadır. Bunlar Alzheimer olmasından dolayı yavaş yavaş unutkanlıktan dolayı birbirine karışabiliyor. Bakımını yapan bireyler de bu olayları net olarak bilmediği için, kişinin farklı problemleri olduğunu sanabiliyor. Bu noktada bakımını yapan bireyler yaş alan bireylerin sadece fiziksel ihtiyaçlarını değil, psiko-sosyal ihtiyaçlarına da cevap verebilecek nitelikte olması gerekmektedir. Evde bakım yapılan yaş alan bireyin düzenli olarak doktor takibinde olması gerektiği, tansiyon ve şekerinin düzenli olarak ölçülmesinin gerektiği unutulmamalıdır. Yaş alan bireylerin imkân var ise, huzurevi, dinlenme evi veya bakım evi gibi yerlere yerleştirilmesi uygun olur. Böyle kurumlar daha profesyonel hizmet ve 7/24 sağlık takibi yapabildikleri için çok daha iyi hizmet vermektedirler.

    Alzheimer olan yaş alan bireylere yaklaşırken çözümlemeniz ve yönlendirmeniz gereken temel birkaç şey var.

    1-Bireye yetişkin gibi davranın.

    2-Onu anladığınızı ve hastanın da sizi anladığını düşünerek hareket edin.

    3-Jest ve mimiklerle konuşmalarınızı destekleyin.

    4-Hastanın tüm özelliklerini bildiğiniz için ona göre hareket edin.

    5-İletişimin amacını belirleyin.

    6-Jest ve mimiklerine dikkat edin ve konuşurken onu tam anlamıyla anlamaya çalışın.

    7-Hasta ile konuşurken aceleci davranmayın.

    İletişim tekniklerini kullanarak hasta ile çok daha rahat iletişime geçebilirsiniz. Güncel sağlık teknikleri takip edilmeli ve uygulanmalıdır. Mevsimlerin, günün ve zamanın koşullarına bağlı olarak Alzheimer bireylere destek sağlanmalıdır.

    SONUÇ

    Alzheimer hastalarının bakımı günümüz şartlarında çok ağır olduğu görülmüştür. Evde bakım çok fazla ağır ve zaman gerektiren bir seçenek olduğu görülmüştür. Buna bağlı olarak huzur evleri, bakım evleri gibi kurumlar geliştirilerek, devlet mekanizmasının bu tip kurumlara daha çok önem ve destek vermesi gerektiği önerilir. Sağlık açısından bu seçenekler hastanın yaşamını daha kolaylaştırdığı gibi çağdaş ve modern sürece de katılmasını sağlar. Belediyeler, bölgedeki yetkili sağlık birimleriyle birlikte organize çalışarak halkın psiko-sosyal destekteki önemine değinen seminer ve eğitimlerden geçirmesi için çalışmalar yapılması önerilir. Yaş alan bireyler Türkiye’de ve dünyada gittikçe artmaktadır ve artacaktır. Günümüz sağlık teknolojisinin gelişmesiyle ve insan ömrünün uzaması sebebiyle yaş alan bireyler artmaktadır. Bu konuda yapılacak tüm organize ve aksiyonu almak için devlet sivil toplum kuruluşları yetkilendirilmesi gerekmektedir.

    [1] Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Dergisi (2010) 41-52

    FURKAN TURAN

    SOSYAL HİZMET UZMANI